Çocuğum Okulda Mutsuz!

Aileler İçin
Aileler İçin
çocuğum okulda mutsuz

Okulun ilk haftalarını ve alışma dönemini geride bıraktık. Peki çocuğunuz okuluna uyum sağladı mı? Sabahları yatağından heyecanla kalkıp, okuluna sevinçle gidiyor mu? Arkadaşlarını, öğretmenini seviyor onlarla buluşmak için acele ediyor mu?

Bu sorunun yanıtı önemlidir çünkü uzun ve başarılı bir hayatının temel koşullarından birisi çocuğunuzun okulda kendisini mutlu ve başarılı hissetmesidir. Eğer çocuğunuz hala okula alışamadıysa ve sabahları okula mutsuz gittiğini hissediyorsanız bunun tek nedeni çocuğunuzun size çok düşkün olması ya da okula henüz alışamaması olmayabilir. Pek çok okulda yaşadığı güçlükleri ailelerine ifade etmekte zorlanmakta ve kendilerini mutsuz ve başarısız bir akademik geleceğe mahkum etmektedirler. Ya siz, çocuğunuzun hayatı konusunda size verdiği işaretleri yeterince fark edebiliyor musunuz? İşte çocuğunuzun ayaklarının okula geri geri gittiğini gösteren bazı işaretler;

  • Sabahları yataktan zor kalkmak ya da kendisinde hastalıklar bulmak,
  • Anne babasının öğretmenle görüşmesini istememek,
  • Ödevlerini yapmaya başlamamak, ödev yapmaya konsantre olamamak,
  • Okuldayken fiziksel semptomlar göstermek: bulantı, kusma, baş ağrısı, karın ağrısı, vb.
  • Okuldan eve neşeli gelmemek,
  • Okulda yaşananlar aileyle paylaşmamak,
  • Okul hakkında diğer velilerin bildiklerini sizin bilmiyor olmanız.

Yukarıdaki davranışlardan iki ya da daha fazlasını gözlemliyorsanız, çocuğunuzun okulda bir çocuğun olması gerektiği kadar mutlu olmadığını düşünmeye başlayabilirsiniz. Peki bu olumsuzluğun hangi nedenden kaynaklandığını nasıl anlayacaksınız? Genellikle çocuğun okuldaki mutluluğunu doğrudan etkileyebilecek alanlar aşağıdaki gibidir. Çocuğun;

  • Öğretmenleriyle geliştirdiği olumlu/olumsuz iletişim,
  • Sevdiği arkadaşlar edinememiş olması
  • Akademik konularda yeterlilik göstermesi,
  • Fiziksel olarak sağlıklı olmaması,
  • Okulda zorbalığa maruz kalması
  • Okuldayken anne-babasına bir şey olacağını düşünmesi
çocuğunuz okulda mutsuz mu

çocuğunuz okulda mutsuz mu

Öğretmeniyle kurduğu olumlu ilişki çocuğun tüm akademik hayatını şekillendirecek kadar etkili ve önemlidir. Çoğu zaman öğretmeninden birkaç övgü dolu söz bile çocuğun okula bağlanmasını ve mutlu olmasını sağlayabilir. Tam tersi şekilde öğretmenin eleştirileri de çocuğun özgüvenini ve okuluna bağlanmasını engelleyebilir.

Bazı durumlarda ‘öğretmenim beni sevmiyor’ cümlesinin ardında çocuğunuzun gözlemlediği mesafeli bir tutum, öğretmenin dozunu yüksek bir eleştirisi ya da sadece bir yanlış anlama olabilir. Öğretmeninizle bağlantıya geçin!  Çocuğunuz ile ilgili gözlemlerini sorun ve üzerinde tarafsızca düşünün. Çocuğunuzla iletişime geçmesi için yardım isteyin. Aralarında duygusal bir oluşturabilmek için öğretmeninizle birlikte küçük bir plan yapın! Ancak bu ilişkinin gelişimi için siz de özen gösterin. Ne yapabileceğinizi sorun. Ödevler ve sorumluluklar konusunda çocuğunuzu destekleyin. İlişki geliştiğinde öğretmeninize düzenli ziyaretlerde bulunmayı ihmal etmeyin.

Arkadaş İlişkileri, okulun olmazsa olmazıdır. Çocuğunuz edindiği arkadaşlardan fazla söz etmiyorsa açık uçlu sorular sorularla ondan deneyimlerini paylaşmasını isteyin. En çok sevdiğin arkadaşlarının adları ne? Birlikte neler yapıyorsunuz? Teneffüslerde, öğle aralarında en çok ne yapmaktan hoşlanıyorsun? gibi sorularla başlayabilirsiniz. Ayrıca çocuğunuzun arkadaşlarını eve davet etmek ya da birlikte bir hafta sonu organizasyonu yapmak için diğer velilerden davet beklemeden ilk adımı siz de atabilirsiniz.

Akademik Güçlükler de bazen çocukların gözünü korkutup okuldan soğumalarına neden olabilir. Çocuğunuzun derslerini tekrar etmenin kendi sorumluluğu olduğunu ama gerekirse yardım için yanında olacağınızı anlamasını sağlayın. Çocuğunuzun akademik olarak güçlü ve zayıf yönlerini gözlemleyin. Desteğinizi zayıf yönleri besleyecek şekilde tasarlayın.

Fiziksel olarak sağlıklı olmaması, okulda mutlu olmayan pek çok çocuğun sığındığı gerekçelerdendir. Sabahları hasta olduğunu söyleyen pek çok çocuk okula gönderilmeyip evde kaldığında günlük rutinine girer ve hastalığını unutur. Ancak bu şikayetler bazen de gerçek bir hastalığın habercisi olabilir. Okulda aşırı yorulan ve susayan çocuklarda şeker hastalığı, baş ya da karın ağrısı yaşayan çocuklarda alerjik reaksiyonlar ya da göz bozukluğu gibi rahatsızlıklar teşhis edilebilir.

İşte Çözüm Yolları:

Tarafsız Bir Dinleyici Olun!

Çocuğunuza yardımcı olmak için ilk yapmanız gereken şey onu tarafsız ve doğru bir şekilde dinlemektir. Tarafsız olarak dinlemeniz çocuğunuzun size açılarak konuşmasını ve sizin de sorunun ne olduğunu tam olarak anlayabilmenizi sağlayacaktır. Bazı durumlarda çocuğunuzun ne yaşadığını ve hissettiğini yazmasını da isteyebilirsiniz.

Çocuğunuza yalnız olmadığı ve sizden yardım isteyebileceği duygusunu da kazandırmalısınız. Derste anlayamadığı bir konu için eleştirilmeyeceğini, arkadaşıyla yaptığı bir tartışma için suçlanmayacağını, öğretmeninin bir eleştirisini paylaştığı için beceriksiz bulunmayacağını bilmeli, size güvenmelidir.

Öğretmenle İşbirliğine Geçin!

Yine de mutlaka yapılması gereken şey öğretmenle iletişime geçmektir. Öğretmenler sorunun görünmeyen açılarını fark etmeniz, çözüm için farklı bakış açıları geliştirmeniz için sizinle işbirliği yaparlar. Böylece sorunun üstesinden gelmeniz de kolaylaşır.

Yazar Hakkında

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Bunlarda Var

En Yeniler

En Popüler

Eğitime Dair Doğru Sandıklarımızı Kökten Dönüştürecek 6 Madde

Herkesin Doğru Sandığı 6 Büyük Eğitim Miti

Hepimizin iyi eğitimin nasıl olması gerektiğine dair inançlarımız vardır. Bu inançlardan bazıları yıllar içinde toplum genelinde de benimsenmiş, genel bir inanca dönüşmüştür. Aslında çoğu bilimsel doğru olmayan bu bilgiler, önce…
K Kuşağı adını Açlık Oyunları adlı dizinin mücadeleci karakteri Katniss'ten alıyor.

İşte Dünyayı Değiştirecek Kuşak: K Kuşağı

X, Y, Z ya da Baby Boomers. Kuşak kavramı, 20.yüzyıl toplumunu tanımlarken sıklıkla başvurduğumuz kavramların başında geliyor. Her şeyin çok hızlı yaşandığı; kültürün, teknolojinin büyük bir hızla değiştiği ve insanların…
Çocuğum Disleksik Olabilir mi?

Çocuğum Disleksik Olabilir mi?

Çoğumuz okumak için nefes almak kadar kolay ve sıradan bir eylemdir. Sözcükler, cümleler ya da metinler önümüze çıktığında istemsiz bir şekilde yazıları okuruz. Disleksik olanlar için ise okumak yüksek dikkat,…

Dosyalar

BÜLTENE KATILIN

E-posta listemize kayıt olarak yeni makalelerimizden haberdar olabilirsiniz.

Abone olduğunuz için teşekkürler.

Bir hata oluştu.

Menü