Çocuğunuzdan Bir Yetenek Yaratabilmek İçin 6 Öneri

0
Yetenek Geliştirmek Sabır İster
Yetenek Geliştirmek Sabır İster

Dört yaşındaydım. Evde küçük bir karatahtamız vardı, üstünde porte çizili… Evde bir mini ksilofon, küçük bir elektrikli klavye, melodika, ağız mızıkası, oyuncak saksafon ve oyuncak trompet vardı. Duyduğum ezgileri bu çalgılarla çalardım. O günlerden kalan bir kaset hala duruyor evde: Doğru dürüst konuşamıyorum ama adı verilen her parçayı bu çalgılarla çalıyorum. Bir masa takvimi hatırlıyorum. O benim müzik defterimdi. Her sayfasına kocaman harflerle ve değişik renklerle bir müzik yapıtının adı yazılmıştı. Okuma yazma bilmediğim için, renklere ve şekillere göre eserin adını tanırdım. Mozart’ın 40. Senfonisi pembe, Bizet’in Arlezyen Süiti kırmızı, Bethooven’in 9. Senfonisi maviydi. Takvimin yaprakları benim bildiğim parçalarla doluydu.

Yeteneği Geliştirmek Sabır İster
Yeteneği Geliştirmek Sabır İster

Fazıl Say, üç yaşındayken başlayan zorlu müzik yolculuğunu böyle anlatır. Say’ın önceleri renklerle ve oyunlarla başlamış eğitiminin giderek nasıl zorlaştığını ve disiplinli bir hale geldiğini de öğreniriz.

‘Bizim ev konservatuara uzaktı. Bu erken saatte otobüs olmadığı için, beşi çeyrek geçe evden çıkar, yürürdüm. Karanlık ve soğuk vız gelirdi. Piyanoya gittiğimi düşündükçe sevinirdim. (…) Beşevler’deki yeni konservatuar binasına taşınmıştık. Üç kış boyunca kalorifer çalışmadı bu yeni binada. Oda buz gibiydi, üst üste üç kazak giyerdik. Kamuran Hoca evde elektrikli bir soba getirmişti ama bu sefer de sigorta atıyor, soba yanmıyordu. Sabah floreson ışığının daha da üşüttüğü bu odada, Bach La Minör Prelüd-Füg’ü çalışıyorduk.

Çocuklar dünyaya denk yeteneklerle gelir!

Bir çocuğun yeteneği nasıl geliştirilir? Çocuğunuzun hangi alanda başarılı olabileceğini nasıl bulabiliriz? Çocuğumuzun yetenekli olduğu alanda çalışmaya nasıl motive edebiliriz? Başarıya nasıl ulaştırabiliriz?

Kısa zaman öncesine kadar çoğumuz sanat ya da spor gibi bir alanda başarılı olabilmenin koşulunun doğuştan sahip olunan beceriler olduğunu düşünürdük. Yeteneği küçük yaşta keşfedilen bazı şanslı çocuklar becerilerinin üstüne biraz da çalışma koyup hayatlarını değiştirebilirlerdi.

Oysa yeni çalışmalar bu görüşün de tersini destekliyor. Bazı insanların sıra dışı büyük yeteneklerle dünyaya geldiğini kabul etmekle birlikte, günümüz araştırmaları, bebeklerin büyük bölümünün birbirlerine denk kulaklarla, denk görsel yatkınlıklarla ya da denk dil becerileriyle yani eşit şartlarla dünyaya geldiğini kanıtlıyor.

Çevresel Koşullar Yatkınlığı Belirliyor

Çocukların belirli alanlardaki yatkınlığını ya da başarısını belirleyen ise erken yaşlardan itibaren o alana dair aldıkları yönlendirme ve etkileşimleridir.

Örneğin müzik konusunda bir bebeğin algılarının daha açık olmasını sağlayan, doğduğu ilk aylardan itibaren hatta henüz anne rahmindeyken ona dinletilmiş olan melodiler, seçilen parçaların niteliği, tanıştığı enstrümanların çokluğu gibi faktörlerdir.

Resme meraklı bir çocuğun görsel yatkınlığını geliştiren de ailenin görselliğe, resme, tasarıma karşı geliştirdiği eğitsel tutumlardır. Etrafında daha fazla boya, renk, tasarım nesnesi gören çocuğun plastik sanatlara, resme daha yatkın olması; daha fazla kitap okunan çocukların dil gelişimlerinin, sözcük kapasitelerinin, iletişim kurma becerilerinin yüksek olması doğal olarak gelişmektedir.

Bu açıdan bakıldığında yetenekleri geliştirilmiş çocukların büyük oranda ailelerinin ‘uzmanlık alanı’na uygun bir yolda ilerlediğini görürüz. kendi bildiği alanda çocuğu sürekli bilgi, uyaran ve yönlendirmeyle destekleyecektir.

Sonuç Almak Yıllar Sürebilir!

Çocuğunun hangi alanda ilerleyeceğine karar veren bir aile için çok uzun bir yolculuk başlamış demektir.  Bir çocuğa her gün pratik yaptırmak, saatlerce oyunlarından, arkadaşlarından kopmasını istemek, üstelik bunu yıllarca yapmak; başarısızlıklarında doğru bir dille cesaretlendirmek, başarılarını övüp yeni hedefler göstermek, hatalarını çocuğunuzun güvenini ve motivasyonu zedelemeden göstermek bir çeşit mucize yaratmaktır.

Çok Çalışmak Değil, Kendini Adamak

Bir kez, bir beceri/yetenek alanı hedeflendikten sonra başarıyı sağlamanın tek koşulu ise adanmışlık ve disiplinli çalışmaktır. Sanat, spor ya da bilimde insanlık tarihine adını yazdırmış istisnasız tüm kahramanlar, sahip oldukları yeteneklerden çok, ‘delicesine’ çalışmaları,  işlerinden başka hiçbir şeyle ilgilenmemeleri hatta yemeden, içmeden, uyumadan çalışmalarıyla tanınırlar.

Söz konusu bir spor alanıysa,  normal standartlardan değil, diğer başarılı sporcuların standartlarından iki-üç kat daha fazla antrenman;  söz konusu olan bir enstrüman çalmaksa diğer başarılı müzisyenlerden kat kat fazla çalışmak gerekir.

Bu ilkenin evlerinde yetenek yönetimi yapmaya çalışan anne babalar açısından yansımasını şöyle açıklayabiliriz: Haftada bir-iki saat piyano dersi alan kızınızdan büyük bir yorumcu, besteci yaratmak; hafta sonu basketbol oynayan oğlunuza profesyonel takımlardan teklif gelmesini ummak “bir yetenek yetiştirme” görevinin fazlasıyla hafife alınmasıdır.

Sanat, spor ya da bilimde insanlık tarihine adını yazdırmış istisnasız tüm kahramanlar, sahip oldukları yeteneklerden çok, ‘delicesine’ çalışmaları, işlerinden başka hiçbir şeyle ilgilenmemeleri hatta yemeden, içmeden, uyumadan çalışmalarıyla tanınırlar
Sanat, spor ya da bilimde insanlık tarihine adını yazdırmış istisnasız tüm kahramanlar, sahip oldukları yeteneklerden çok, ‘delicesine’ çalışmaları, işlerinden başka hiçbir şeyle ilgilenmemeleri hatta yemeden, içmeden, uyumadan çalışmalarıyla tanınırlar

Mahalle takımında oynarken keşfedilmiş, bir öğretmen tarafından fark edilmiş kişilerin hikayelerinin efsane gibi anlatılmasının nedeni, böyle rastlantıların gerçekten çok seyrek gerçekleşmesi, fazlaca şansa dayanması ya da artık geçmişte kalmış olmasıdır.

Disiplinli çalışma, konsantrasyon ve bıkmadan usanmadan denemek her başarının altındaki koşuldur. Oysa bunun biraz daha ötesine geçip,  daha büyük başarılara ulaşmak isteyenler başka koşulların oluşturulmasına ihtiyaç duyarlar; özellikle de bu disiplinli çalışmada bir çocuğun emeği söz konusuysa…

Ailelere Öneriler

yetenekler yetiştirmek üzerine çalışan uzmanlar çocuklarını belirli alanlar yöneltmek isteyen ailelerin üç temel beceride ustalaşmaları gerektiğini anlatır.

  1. Çocuğunuza Özel Motivasyon Yöntemini Bulun: Bunlardan ilki çocuğunuzu harekete geçiren, içindeki kıvılcımı ateşleyen özel motivasyon yolunu keşfedebilmenizdir. Bu bazı çocuklar için övgü ve destek sözleri, bazıları için iyi rol modeller  görme bazıları için armağanlarıdır.
Ailelerin ustalaşması gereken ikinci beceri iyi bir koç haline gelebilmektir
Ailelerin ustalaşması gereken ikinci beceri iyi bir koç haline gelebilmektir

2. Çocuğunuzun Koçu Olun: Ailelerin ustalaşması gereken ikinci beceri çocuğun yönlendirilmesinin sorumluluğunu üstlerine almaları hatta çoğu zaman çocuğun doğrudan koçu olmalarıdır.

Özellikle çalışmaların ilerleyen yıllarında çocukların uyku saatlerinden, okul saatlerine ve beslenmelerine kadar her alanda iyi bir planlama yapmak önemlidir. İyi bir koç aynı zamanda gelecekle ilgili hedefleri iyi planlayan ve çocuğunda bu konuda hayal kurabilmesini ve başarıya yavaş yavaş yakınlaşmasını planlayabilecek kişi olmalıdır.

Ancak aynı zamanda ebeveyn olan bir koçun asıl görevi, çocuğunun duygusal, fiziksel ve sosyal olarak korunması ve gözetilmesidir. Her çocuk en az sahip olduğu yeteneği kadar özenle geliştirilmeyi hak eder.

3. Çalışma Planını Hızlı değil Yavaş Sonuç Alma Üzerine Kurun: Son beceri sistemli ve akılcı bir çalışma planının oluşturun. Özellikle de sonuç almanın yıllarla ifade edildiği bazı alanlarda, ailenin sabrı, zamanlaması ve çalışmanın temposunu belirlemesi önemlidir.  Başarını büyük bölümü çalışmanın temposundan gelir ve genellikle düşünülenin tersine hızlı değil, yavaş bir öğrenme temposu başarıyı getirir. Bir başka deyişle çocuğun beceri öğrenmesinde sabırsızlığa yer yoktur. Sakin ve tutarlı bir koçluk ise çocuğun alanıyla ilgili sezgilerini geliştirmesine yanlış ve eksiklerin fark edip yönetebilmesine olanak verecektir.  Çocuğunuzla ilerlerken aşağıdaki taktikleri de akınızda tutmaya ihtiyaç duyabilirsiniz.

4. Doğal Yeteneği Değil, Emeği Övün:  Övgülerinizin hedefi çocuğunuzun sahip olduğu yetenek, fiziksel durum ya da zeka ise verdiğiniz mesaj açıktır: “Sen yeteneklisin, sen güzelsin ya da sen zekisin!” cümleleri çocuklara sahip oldukları ancak geliştirip üstüne koyamayacakları sabit bir durumdan söz eder.  Çocuklar için bu ellerini kollarını bağlayan ve istenenin tersine daha az risk alarak kendilerini korudukları bir durumdur.

Emek ise kendini inkar etmez. Emeğinizi övdüğünüz, desteklediğiniz çocuklar daha çok deneyerek, daha çok yanılarak ama yanılgılarından da öğrenerek ilerleyecek ve başarıya ulaşacaklardır.

5. Başarıyı Hayat ettirin:  Çocuğunuz birlikte başarısını sergileyeceği anların hayalini kurun. Kendisini basamak basamak ilerleyip gelişirken düşünmesini sağlayın. Taklit önemli bir araçtır. Çocuğunuzun kendisine rol model seçmesini ve onu taklit etmesini destekleyin. Taklitlerini alkışlarla yüreklendirin.

6. Çocuğunuzu ateşlemek için küçük fırsatları kaçırmayın:  Pratik yapmak hatta çok çalışmak başlı başına yeterli değildir. Yapılan her pratiğin istek, azim, tutku hatta aşkla ateşlenmesi gerekir.  Günlük dilde bu tutkulu isteğe motivasyon diyoruz!  Beyni motive eden ise anlamlı bir hedefi olmasıdır. Ancak benimsediği bir hedefi olanlar daha fazla çalışma inancını içlerinde bulabilirler.