Çocuklara Dayanıklı Olmayı Öğretmek Mümkün!

Aileler İçinGenel
çocuklara dayanıklı olmayı öğretmek mümkün
A+ A-

Küresel COVID-19 salgını ve buna bağlı yaşanan birçok zorluğun çocuklar üzerindeki etkisi yadsınamaz. Öyle ki 2022’deki en büyük hedeflerimizden birinin çocuklarımıza zorluklar karşısında güçlü ve dayanıklı olmayı öğretmek olduğunu biliyoruz.

Çocuklar İçin de Stres Her Yerde..

Çocuklar her şeyden korumamız mümkün değil! Anne baba ayrılabilir. Çevrelerindeki sevdikleri yaralanabilir, hastalanabilir hatta ölebilir. Çocuklar ihmale, fiziksel veya duygusal istismara maruz kalabilir veya zorbalık mağduru olabilir. Aileler göç edebilir, evsiz kalabilir veya doğal afetler yaşayabilir. Çocukluk döneminde yaşanan zorluklar, gelişmekte olan bir çocuğun beyin mimarisini fiziksel olarak değiştirebilir, bilişsel ve sosyal-duygusal gelişimini, öğrenmeyi, hafızayı, karar vermeyi olumsuz etkileyebilir.

Neden Her Çocuğun Deneyimi Farklı?

Ancak yetişkinler olarak fark etmemiz gereken şey şudur: Travma ve stres deneyimi her çocuğu farklı şekilde etkiler. Bazı çocuklar yaşanan bu zorluklar karşısında duygusal sorunlar geliştirir, saldırgan veya yıkıcı davranışlar sergiler. Ergenliklerinden başlayarak çevreleriyle sağlıksız ilişkiler kurar veya kural ve yasalarla sorun yaşarlar. Genellikle okul performansları zarar görür. Kendilerine zarar verme ya da madde kullanımı riskleri artabilir. Kronik strese maruz kalan çocuklarda kalp krizi, felç, obezite, diyabet ve kanser gibi yaşam boyu süren sağlık sorunları da gelişebilir.

Öte yandan bu olumsuzlukların çok azını yaşayan ya da hiçbirini yaşamayan çocuklar da vardır. Bu gruptaki çocuklar kayıplarını kısa süre sonra atlatır ve kendi hayatlarına geri dönebilirler. Daha da ilginç olan ise olumsuz deneyimler yaşayan çocukların bir bölümünün sıra dışı performanslar ve başarılar göstermesidir. Hatta istatistiki olarak biliriz ki hayatta akranlarından daha başarılı olmuş kişilerin, dünyaca ünlü bilim insanlarının, politikacıların, sanatçıların önemli bölümü çocuklarında travma ya da yüksek stres yaşamış kişilerdir.

Peki, nasıl olur da bazı çocuklar bunca zorluğa rağmen başarılı olabilir? Nasıl olur da zorlayıcı yaşam olaylarından sonra hayata -belki akranlardan daha geç-  ama başarıyla uyum sağlar ve psikolojik sağlamlıkla yollarına devam ederler? Hangi faktörler, hangi mesajlar bir çocuğun zorlukların üstesinden gelmesini sağlar? Çocuğumuzun yaşadığı olumsuz deneyimin ardından toparlanmasına, günlük düzenine geri dönmesini nasıl sağlayabiliriz?

Çocukta Dayanıklılık Oluşturacak Bilişsel Faktörler

Önce çocuğun dikkatini kendi kaybından farklı alanlara yöneltmesini sağlayacak bilişsel becerilere bakalım. Çocuğun kendi hayatına odaklanmasını sağlayacak olan yönetici işlev becerileri, kritik başa çıkma stratejileriyle de ilgilidir. Odaklanma, problem çözme ve görevler arasında geçiş yapma kapasitesi olan çocuklar, sağlıklı bir şekilde uyum sağlamanın ve engellerle başa çıkmanın yollarını bulur.

Odaklanma; çocuğun dış olumsuzluklardan korunmasını ve kendi önceliklerine yönelmesini sağlar.

Problem Çözme; çocuğun sorunu tanımlamasını ve çözüme ilişkin farklı olasılıklar geliştirmesine destek olur.

Görevler Arası Geçiş Yapma Kapasitesi; çocuğun içinde bulunduğu durumu doğru  kavrama ve o doğrultuda tepkiler geliştirebilmesini sağlar. Bu bilişsel faktörler bazı çocuklarda kendiliğinden var olsa da çoğu çocuk bu becerileri geliştirmek için dışarıdan desteğe ihtiyaç duyar.

Gerçek Başarı Faktörü : Tutarlı İlişkiler

Bununla birlikte yaşanan bir olumsuzluğun ardından çocukları ayakta tutan en temel koruyucu faktör sağlıklı ilişkilerdir. Sağlıklı ve tutarlı bir yetişkinle kurulacak “Bağlanma ilişkisi” ömür boyu sürecek bir güvenlik ve aidiyet duygusu sağlar. Bir ebeveynin veya bakım veren kişinin tutarlı desteği ve koruması, çocuğun sağlıklı gelişimi için çok önemlidir.

Doğal olarak çocuğun çevresindeki diğer şefkatli yetişkinler de çok değerlidir. Arkadaşlar, öğretmenler, komşular, koçlar, akıl hocaları ve diğerleri… Ancak çocuğun travmasının üstesinden gelmesini sağlayacak olan en az bir kişinin tutarlı ve kararlı desteğine sahip olmaktır.  Böyle bir ilişki çocuğun hayatında istikrar sağlar ve özsaygı, özgüven ve güç geliştirmelerine yardımcı olur.

Evde Dayanıklılığı Nasıl Teşvik Edersiniz?

Ebeveynlerin, çocuklarının dayanıklılık geliştirmelerine yardımcı olabileceği birçok yol vardır. Ev hayatı bunun sağlanabilmesi için pek çok olanak sunar. Çocuklara özerklik tanımak, kendi başlarına denemeleri konusunda onlara güvenmek, sorunları çözmeyi veya öfke, hayal kırıklığı veya diğer rahatsız edici duygularla başa çıkmayı öğrenmelerine yardımcı olabilir.

Evde Özerklik Alanı Sağlamak

Evde özerklik sağlamak temel olarak çocuğa yapabileceği işler, alabileceği sorumluluklar konusunda güven vermek; kendi hayatını kendisinin yönetebilmesi için ilk adımları atmasına izin vermektir. Çocuğun kendi ihtiyaçları, yapmak istedikleri konusunda karar vermesini, riskler almasını ve uygulamaya geçmesini sağlamak çocuğun kendi hayatına ve becerilerine konsantre olmasını sağlayacaktır.

Evde Rutini Korumak

Çocuğun evini bir güven alanı olarak algılamasının bir yolu da belirli zamanlarda belirli alışkanlıkların yerine getirildiğini görmekten geçer. Aynı saatte yemek yemek, sabahları birlikte bakkala gitmek gibi basit faaliyetlerin bile belirli bir düzen içinde karşılanması, aileye özgü alışkanlık ve tercihlerin olması çocuğun hayata güven duymasını sağlayacaktır.

Ev rutininin bir başka boyutu çocuğu da içine alacak ritüeller yaratmaktır. Her hafta sonu yürüyüşe çıkmak, mutfakta kurabiye yapmak, monopoli oynamak, cumaları okul çıkışı sinemaya gitmek gibi tekrarlı faaliyetler çocuğun güven duygusunu yükseltecektir.

İyi İletişim

Olumsuz deneyimlerden sonra çocuklar en çok iletişime ihtiyaç duyarlar. Sağlıklı iletişim çocuğun sevildiğini, önemsendiğini anlamasının bir yoludur. Öte yandan başlarına gelen deneyimi anlamlandırabilmelerine yardımcı olmak için  çocukları dinlemek ve doğru yanıtları vermek önemlidir.

Böyle zamanlarda önemli bir başka nokta da çocuğun başına gelenin kendi suçu olmadığını anlamasını sağlamaktır. Çünkü özellikle küçük yaşlardaki çocuklar -kendilerini dünyanın merkezinde algıladıkları için- gerçekleşen kötü olaylardan kendilerini suçlu tutma eğilimindedir. Bu nedenle çocuğa yaşanan zorluğun doğallığı uygun bir dille anlatılmalı; böyle kayıpların olabileceği mesajı da verilmelidir.

Koşulsuz Sevgi

Çocuğun hayata ve kendisine güvenebilmesinin ve zorlukların üstesinden gelebilmesinin olmazsa olmaz koşulu çok sevildiğini bilmektir. Kurallarını bilmediği bir dünyaya hazırlanan çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey ebeveyn sevgisi ve güvenidir. Tüm ebeveynler çocuklarını çok sever; ancak çok azı bu sevgiyi koşulsuz olarak aktarabilir. Oysa özellikle zorluklarla karşılaşmış çocukların enderin ihtiyacı şüphesiz sadece sevilmektir.

Kaynak:
Psychology today’da yayınlanan “How to help Ypung Children Build Resilience” adlı makaleden Bingül Kemiksiz Uzel tarafından uyarlanarak çevrilmiştir.
Etiketler: ,
Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Eğitim Kolektifi’nin Büyümesine Destek Olun!

İçeriklerimizi beğeniyorsanız daha fazla okuyucunun bize ulaşmasına destek olun.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edin, Beğenin, Paylaşın.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

eğitim kolektifi kitaplar
Reklam

En Yeniler

En Popüler

Dosyalar

Reklam
Menü