Dışlanma: Çocukların En Büyük Korkusu

Eğitimciler İçin
Eğitimciler İçin
dışlanma çocukların en büyük korkusu
Reklam
A+ A-

Büyümek zordur. Çocukların hayatlarının ilk yıllarında hem akademik beklentileri karşılamaları hem de sosyalleşmeyi öğrenmeleri ve kendilerini kabul ettirmeleri gerekir. Ebeveynler açısından, okul hayatı zormuş gibi gözükse de çoğu zaman çocukların asıl zorlandığı alan arkadaşlık ilişkilerinin kurulması ve yürütülmesidir.

Çocuklar yakın arkadaş bulamamaktan, bir grubun üyesi olamamaktan, o grubun normlarına uygun davranamamaktan ya da arkadaşları tarafından dışlanmaktan korkarlar.  Arkadaşları tarafından kabul görmemek ve dışlanmak bazen öyle acı bir deneyimdir ki çocukların gelecek ilişkilerinde bile iz bırakabilir.

Dışlanan Çocuklarla İlgili Ne Biliyoruz?

Peki kimler daha çok dışlanır? Dışlanan çocukların belirli fiziksel ya da kişilik özellikleri mi vardır? Dışlanmayla sonuçlanacak davranışlar nelerdir? Araştırmalar, bazı durumlarda dışlanmanın nedeninin o çocuğun tutum ve davranışları olabileceğini gösteriyor. Örneğin erkek çocukların bir bölümünün sert davranışları ve fiziksel saldırganlıkları nedeniyle dışlandığını biliyoruz.

Bununla birlikte dışlanan her çocuğun saldırgan davranışlar sergilediğini söyleyemeyiz. Dışlanan erkek çocukların %20-30 kadarı yaşıtlarında daha içedönük hatta utangaç olduğu, kendini yeterince özgüvenli şekilde ifade edemediği için dışlanıyor. Özellikle erkek çocuklar arasında fiziksel gelişimi arkadaşlarından daha yavaş olduğu için, o ortamda yapılan bir sporun gerektirdiği bedensel gelişime sahip olmadığı için, kilolu olduğu için ya da beden dilini farklı kullandığı için dışlananlar da oluyor.

Dışlanan kızların bir bölümünün ise yaşıtlarına göre daha dominant davranışlar sergilediklerini, arkadaşlarına olumsuz bir dille konuştuklarını, çatışma yaratmaya eğilimli olduklarını biliyoruz. Ancak benzer şekilde kızlar arasında da aşırı çekingen, içedönük çocuklar;  fiziksel özellikleriyle arkadaşlarından farklı gözüken hatta giyim tarzı nedeniyle dışlananlar da görülebiliyor.

Yetişkin Tavrı Belirleyici

Dışlanma konusunda bilmemiz ve değiştirmemiz gereken en temel şey ise eğitimciler ve yetişkinler olarak ortaya koyduğumuz tavır. Çoğumuz dışlanmayı –tıpkı başka bazı zorbalık türlerinde de olduğu gibi- ‘arkadaşların arasında yaşanabilecek, sıradan’ bir süreç olarak yorumluyor, önemsemiyoruz.

Dışlandığı için üzülen çocuğa verdiğimiz destek ‘sen de git başkalarıyla oyna’ ya da ‘olur böyle şeyler’ demekten öteye geçmiyor. Bu tutum, çocuğun dışlanma ve istenmemekden kaynaklanan acısını derinleştiriyor.

Böylece dışlanmanın kötü sonuçları da bu basamakta gerçekleşmeye başlıyor. Yetişkinlerden, öğretmenlerden gerekli desteği bulamayan çocuk bir süre sonra kendisine yönelmiş ‘suçlamaları’ kabul etmeye başlıyor. Küçük tersliklerde bile kendisini suçluyor, özgüveni düşüyor, giderek daha da fazla içine kapanıyor.

Dışlanma: Aslında Bir Çeşit Zorbalık

Bu şekliyle dışlanma aslında çocuklar arasında en çok görülen ve gelecekte izler bırakabilecek bir sosyal zorbalık şekli. Çoğu zaman bir grup kız ya da erkeğin, belirli bir çocuğu ve onun bir özelliğini hedef alarak onu yalnızlaştırmalarıyla gerçekleşiyor. Bu yalnızlaştırma, gerçek ilişkilerde yaşanabileceği gibi –giderek artan oranlarda- sosyal medyada sanal olarak da gerçekleşebiliyor. Dışlanan çocuğun kendisi ve kimliğinin bir boyutu hedef alınıyor ve küçümseniyor.

Bu süreç çocuğun yalnızlaştırılmasının yanı sıra, küçümsenmesi, belirli şakaların konusu olması, ad takılması, arkadaşsız bırakılmasıyla ilerliyor. Kurban seçilen çocuk, sosyal medyada da benzer saldırılara maruz kalabiliyor.

Dışlanmanın bir başka türünde ise çocuklar, seçtikleri kişi yokmuş gibi davranabiliyor. Dışlanan çocuk sanki görünmezmiş gibi onun hakkında olumsuz konuşmalar yapılıyor. Bu çeşit dışlanma genellikle dışlayan çocukları ‘yönlendiren’ bir çocuk tarafından yönetiliyor. Filmlerden de aşina olduğumuz böyle durumlarda dışlayan bir ya da iki çocuk saldırgan davranışlar uygularken, diğerleri sessizce saldırıyı izliyor ve onaylıyorlar.

dışlanma çocukların en büyük korkusu

Nedeni Ne?

Sosyal ortamlarda, çevresindekileri dışlayan ya da eleştirel davranan çocukları gördüğümüzde bu tutumun ailesinden kaynaklandığını düşünürüz. Yargılayıcı davranan, destekleyici tutumları olmayan ebeveynlerin çocukları da arkadaşlarına dışlayıcı, eleştirel ya da yargılayıcı davranabilirler.

Benzer şekilde eğer dışlanma okulda yaşanıyorsa o zaman da okulun/sınıfın iklimine ve öğretmenlerden gelen mesajlara bakmamız gerekiyor. Çünkü tıpkı destekleyici, kapsayıcı bir dili olan ailelerde olduğu gibi destekleyici, kapsayıcı mesajlar veren öğretmenlerin sınıflarında da dışlanma zorbalığı daha az yaşanıyor.

Sınıflarda Arkadaşlık Normları Nasıl  Oluşuyor?

İsviçre Luzern’de bulunan University of Teacher Education’ın, 61 sınıfta 1209 öğrenciyle kobuşarak gerçekleştirdiği çalışma, arkadaşlığın, farklılıkların desteklendiği bir sınıf ortamının çocuklar arasındaki dışlanma ve olumsuz tutumları nasıl azaltabildiğini kanıtlıyor.

Araştırmaya konu olan sınıfların her birinde özel eğitim gereksinimi olan ya da Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu teşhisi bulunan öğrenciler bulunuyor. Araştırmada, birer yıl arayla 5. ve 6. Sınıf öğrencilerine hiperaktif davranışlar gösteren bir kahramanın hikayesi anlatılıyor. Sonra da öğrencilere hikayenin kahramanına dair duyguları ve onun sosyal aktivitelerinin içine alıp almayacakları soruluyor.

Ayrıca sınıflarındaki sosyal ilişkilerle ilgili normları anlamak için de öğrencilere 6 ayrı soru daha soruluyor. Örneğin ‘Sizce hikayenin kahramanının sınıfınızdan kaç arkadaşınız daha oyunlarına alır?’, ‘Sizce, sınıf arkadaşlarınız bu kahramana nasıl davranır?’ gibi sorular yöneltiliyor.

Araştırma, sınıf ikliminin daha destekleyici olduğu, öğrenciler arasında eşitlik ilkesinin açıklıkla dile getirildiği sınıflarda, arkadaşlarına göre farklı ihtiyaçları olan çocukların daha kolay kabul edildiğini ortaya çıkarıyor. Araştırma, ayrıca sınıftaki diğer öğrencilerin destekleyici ve yapıcı tavırlarının, çocukların tutumlarında belirleyici olduğunu gösteriyor.

Rekabetçi Sınıflarda Arkadaşlık Nasıl?

Öte yandan, aynı araştırma, bireyselliğin ve rekabetin bir değer olarak ifade edildiği; ekip çalışmasına, dayanışma ve eşitliğe öncelik verilmeyen sınıflarda ise ilişkilerinin zorlandığını gösteriyor. Rekabetçiliğin özendirildiği sınıflarda öğrenciler küçük tutum farklarında dahi arkadaşlarını dışlamaya; eleştirmeye, grup dışı bırakmaya daha fazla eğilimli oluyor; ayrımcı davranıyorlar.

Rekabetçi sınıflarda, özellikle öğretmenlerinden onay alan, akademik olarak başarılı olan çocuklar, farklı gereksinimleri olan ya da akademik olarak daha geride olan yaşıtlarını dışlayabiliyorlar.

Peki o zaman neden rekabetçi mesajlar bu kadar vurgulanıyor? Pek çok öğretmen, rekabetçi ve bireysellik mesajlarını öğrencilerin akademik başarısını arttırmak için veriyor. Klasik sınavlı eğitim sistemlerinde öğretmenler, dayanışma duygusunun, ekip çalışmasının çocukların motivasyonunu, çalışma isteğini azaltacağını düşünüyor.

Oysa tam tersine, eşitliğin, ekip çalışmasının, farklılıkların kabulünun ve birlikte öğrenmenin vurgulandığı sınıflarda akademik başarının çok daha kolay sağlandığını belirtmeliyiz. Bu nedenle öğretmenlerin sınıfta oynadıkları rolün bilgi öğretiminden çok toplumsal bir modellik olduğunu fark etmeleri gerekiyor. Öğretmenlerin öğrencilere akademik ve duygusal destek sağladığı, eşit ve adil davrandığı, yarışın değil birlikte öğrenmenin desteklendiği sınıflarda öğrenciler de birbirlerine daha uzlaşmacı ve kabul edici şekilde yaklaşıyorlar. Böyle sınıflarda özellikle Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, Disleksi gibi farklı öğrenen çocukların da benimsenmesini ve kabul görmeleri kolaylaşıyor.  Bir başka deyişle öğretmenin sınıf içinde sağladığı liderlik, dışlanma ve benzer zorbalıkları ortadan kaldırıyor.

Etiketler: ,
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Narsist Ebeveynler Öfkeli ve Kırgın Çocuklar Yetiştirir

Narsistik Kişilik Bozukluğunun Masum İşaretleri

Son zamanlarda toplumda narsizmin yükselişiyle ilgili yazılar okuyor, çevrenizdeki insanların eskisine göre çok daha kendilerine dönük olduğunu fark ediyor ve belki de kendi kendinize soruyorsunuz: ‘Yoksa ben de biraz narsist…
çocuğumun hiç arkadaşı yok

Çocuğumun Hiç Arkadaşı Yok!

Çocuğunuzun okulda arkadaşı yok mu? Çocuğunuz yalnız ve mutsuz mu? Çocuğunuz arkadaşı olmadığı için okula gitmekte zorlanıyor mu? Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor mu diyorsunuz? Çocuğunuzun arkadaşlık kuramama nedenleri nelerdir ve…

Dosyalar

Reklam
Menü