Eğitimle Eşitlik Sağlamak: Yüzbinlerce Çocuğun Hayatı Nasıl Değişti?

Eğitim Politikaları
2021 en çok dikkat çeken eğitim araştırmaları

 

Eğitimle eşitlik sağlamak, farklı ekonomik koşullara sahip çocukların kaderini değiştimek mümkün mü?Günümüzde pek çok kişi -yanlış bir şekilde- eğitimin amacının kişilerin temel bilgi ve becerileri edinerek meslek hayatına hazırlanması olduğunu düşünüyor. Oysa, nitelikli eğitimin temeli  kişiyi bir “eleman” haline getirmek değil, düşünen, sorgulayan, üreten bir birey haline getirmektir. Bu nedenle Dewey’in de dediği “hayata akılcı ve insancıl şekilde yaklaşmayı öğretmeyen ve insanların hayatına dokunmayan bir eğitim sistemi eğitim olmaktan çok bir çeşit terbiye olacaktır.” Doğru eğitim yeni kuşaklara daha iyi hayatlar sunacaktır.

Eğitim tarihinde böyle duyarlı bir bakış açısıyla hazırlanmış ve bazıları yüzbinlerce çocuğun hayatına dokunmuş bazı özel eğitim projeleri olduğunu biliyor muydunuz?  1960’lı yıllardan itibaren ilk örnekleri uygulanmaya başlanan bu projelerin bir bölümü bugün hala devam etmektedir.  Bu makalede değineceğimiz çalışmaların tümü ABD kökenli erken çocukluk eğitimi programlarıdır. Tümü, ABD’nin demografik özellikleri doğrultusunda Afro-amerikan ve Kızılderili kökenli çocuklar hedeflenmiştir.

Ayrıca bu eğitimlerin başlatılma nedenleri -zeka gelişimi değil- cinsiyet, etnik köken ya da farklı sosyo-ekonomik gruplar arasında oluşan başarı uçurumunu ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte bu destekleyici eğitimlerin etkinliğini ölçmek için çoğunlukla IQ testlerinin kullanılması bu uygulamalarla zeka arasında bağ kurulmasına neden olmaktadır.

Head Start Projesi başladığı günden bu yana 22 milyon küçük çocuğa ulaştı.
Head Start Projesi başladığı günden bu yana 22 milyon küçük çocuğa ulaştı.

Head Start Projesi

Çoğu ABD kökenli olan bu programların en çok bilineni şüphesiz Head Start’tır. 1965 yılında daha çok düşük sosyo-ekonomik gruplardan gelen yaklaşık 550 bin Afro-Amerikalı  ve kızılderili kökenli çocuğun duygusal, sosyal, psikolojik, sağlık ve beslenme ile ilgili ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başlatılmış günümüze kadar 22 milyon çocuğun desteklendiği bir programdır.

Bu yaklaşımın özü, düşük gelirli  aile çocuklarının sosyal ve fiziksel kazanımlar yönünden geride kaldığı düşünülür. Bu nedenle, yoksulluğun çocukar üzerindeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması ve  çocuklara küçük yaşlardan itibaren yaşamlarının eğitimsel ve sosyal olanaklar sağlamak amacıyla başlatılmıştır.

Head Start’ın önceden belirlenmiş bir ulusal müfredatı yoktur. Daha çok uzman eğitimcilerin yönlendirmeleriyle çocukların sosyal, duygusal, zihinsel gelişimlerinin çok şekillerde desteklendiği çalışmalarda deneyim, sosyal etkileşim ve paylaşım gibi öğrenme değerleri öne çıkmaktadır.

Jensen Makalesi: Eğitimde Yeni Bir Sayfa

Head Start’ projesinden söz edip, Artur Jensen’dan söz etmemek olmaz: IQ  ve zeka kavramlarının, okullar ve eğitim perspektifinden tartışılmaya başlamasını büyük oranda günümüzden 50 yıl önce yazılmış bir makaleye borçlu olabiliriz. 1969 yılında döneminin saygın sosyologları arasında yer alan Arthur Jensen’dan  Head Start programını değerlendiren bir makale yazması istenir. Yazısında “Head Start’ın  pek de umulduğu gibi olmadığını” belirten Jensen, başarısızlığın  nedeninin “zekanın -eğitim gibi çevresel faktörlerle değil-  %80’e varan oranlarda kalıtımsal faktörlere bağlı olmasına” bağlar. Jensen’a göre aileleri yeterince zeki olmayan Afro-Amerikalıların böyle bir programdan fayda görmesi mümkün değildir!

Bu yaklaşıma tüm çevrelerden tepkiler yağar. Zekanın sadece kalıtımla belirlenebilen ve hayat boyu asla geliştirilemeyecek bir olgu olması fikri özellikle de eğitimciler tarafından eleştirilir. Nitekim APA’nın zeka ve IQ hakkındaki 1996 raporu bu çalışma hakkında şu yorumları yapmaktadır:

Head Start programına katılan öğrenciler, pek çok eğitim deneyimi yaşadılar ancak bu sadece 2 yıl sürdü. Bu destek süresince öğrencilerin sınav sonuçları, konu kavrayışları yükseldi. Ancak destek sona erdiğinde başarı da sona erdi.  Sadece notlar açısından baktığımızda bu programlara katılan öğrencilerle diğer öğrenciler arasında dikkate değer bir IQ farkı gözlenmez. Bununla birlikte bu çocukların büyük bölümü nün hayatlarında farklı olumluluklar yaşadığını biliyoruz.  Bu çocuklar örneğin hayatları boyunca daha iyi iletişim kurdular,  pek çoğu lise mezunu oldu, hayatlarını yönettiler ve ve başarılı bir meslek hayatları oldu.

Eğitimde Tutarlı Sonuçlar: Abecedarian Projesi

Eğitimde Tutarlı Sonuçlar: Abecedarian Projesi

Bir başka eğitim destek çalışması Abecedarian Projesidir. Bu çalışmada deney grubuna alınan ve büyük bölümü Afro-Amerikalılardan oluşan 4 aylıktan 5 yaşına kadar çocuklar, haftanın 5 gününü özel eğitim merkezlerinde geçirir. Ayrıca deney grubundaki çocukların ailelerine düzenli ziyaretler ve danışmanlık verilir.

Deney grubundaki çocuklar 21 yaşına geldiğinde

  • Okuma başarısı 1.8 puan, Matematik başarısı 1.3 puan yüksek olduğu,
  • Tam Skala IQ skorlarının 4.4 puan, Sözlü IQ skorları 4.2 puan yüksek olduğu,
  • Yarım yıl daha fazla eğitim gördükleri; okula kayıt olma oranlarının önemli oranda yükseldiği (%42’ye karşı %20); Okula katılma oranlarının önemli oranda yükseldiği (%36’ya karşı %14),
  • Yetenek isteyen işlerde çalışma oranlarının önemli oranda yükseldiği (%47’ye karşı %27),
  • Erken lu yaşlarda çocuk sahibi olma oranlarının önemli oranda yükseldiği (%26’ya karşı %45),
  • Suça eğilimlerinin düşük olduğu görülmüştür.

Deney Grubundaki Çocuklar 30 yaşına geldiğinde

  • 4 yıllık bir üniversiteden mezun olma oranlarının 4 kat yüksek olduğu (%23’e karşı %6),
  • Son 2 yılda düzenli olarak iş sahibi olma oranlarının önemli oranda yükseldiği,
  • Son 7 yılda devlet yardımı alma oranlarının 5 kat düşük olduğu (%4’e karşı %20),
  • Ebeveyn olma yaşlarının 2 yıl ertelendiği ölçülmüştür.

HighScope Projesi

Dezavantajlı öğrencilerin desteklenmesi amacıyla başlatılmış bir başka örnek de 1962 yılında başlayan  High Scoope çalışmasıdır. 1962 yılında David P. Weikart ve meslektaşları tarafından geliştirilen ve bugün dünyanın bir çok ülkesinde uygulanmakta olan bir okul öncesi eğitim yaklaşımı haline gelmiştir. Özel olarak dezavantajlı grupları hedeflemeyen bu yaklaşımın oluşturulmasına Piaget’in kuramları rehberlik etmiştir.  Bunun anlamı şudur:  Öğretmen yaklaşımının temelinde  çocukların kendi tercihlerini ifade etmelerine, karar vermelerine, sorumluluk almayı öğrenmelerine, öz disiplin ve yeteneklerinin geliştirilmesine destek olmak vardır.  Böylece çocukların yaratıcı, girişken, sorgulayıcı, kendini rahatça ifade edebilen, başkalarının görüşlerine açık bireyler olarak yetişmeleri teşvik edilir.

Nobel Ödüllü James Heckman tarafından yapılan bir incelemede, desteklenen öğrencilerin liseden mezun olma oranlarının, gelirlerinin, üniversiteye devam etme oranlarının yükseldiğini ortaya koymuştur. Ayrıca çocukların  suç işleme oranları da düşmüştür.

Bu üç örneğin sonuçlarından da görebildiğimiz gibi, dezavantajlı gruplara destek sağlamayı amaçlayan bu eğitimlerle IQ skorlarının yükselmesi arasında doğrudan bir bağlantı bulunmamaktadır. Bununla birlikte programlara katılan çocuklar çok farklı yönlerden olumlu etkilenmişlerdir. Program katılımcıların büyük çoğunluğu topluma daha faydalı ve üretken bireyler olmayı başarmış; daha yüksek IQ puanlarına sahip olan kişiler ulaştığı daha işlerde çalışma, daha doğru kararlar alma, sağlıklı olma gibi konularda başarılı olmuşlardır. Bu da sosyal performansın sadece IQ ile ilişkili olmadığını, sunulan fırsatların elde edilen sonuçları doğrudan etkileyebildiğini göstermektedir.

 

Bu makale ilginizi çektiyse “Çocuğun Beynini Bilgi Değil Deneyim Şekillendiriyor” adlı yazımız da göz atabilirsiniz.

Kaynak:

U. Neisseret al. (2005). Intelligence: Knowns And Unknowns..American Psychological Association, sf: 77-101. doi: 10.1037/0003-066x.51.2.77.

Head Start: Five Decades of Progress-2018, John W.Hagen, …Shafiul Alam, in Encyclopedia of Infant and Early Childhood Development (Second Edition), 2020

Etiketler: Abecedarian Projesi, eğitim ve zeka, Head Start, high scope projesi, Jensen Raporu, okullar ve IQ

İlginizi Çekebilir

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Eğitim Kolektifi’nin Büyümesine Destek Olun!

İçeriklerimizi beğeniyorsanız daha fazla okuyucunun bize ulaşmasına destek olun.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edin, Beğenin, Paylaşın.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.

milli eğitim bakanı olsaydım kitap
eğitim kolektifi milli eğitim bakanı olsaydım kitap satın al

Milli Eğitim Bakanı Olsaydım

Orijinal fiyat: 150 ₺.Şu andaki fiyat: 90 ₺.

Ahmet Yıldız, Ayşegül Kanal, Cem Demirayak, Gözde Durmuş, Engin Karadağ, Erdal Atıcı, Erdal Küçüker, Esergül Balcı, Fevziye Sayılan, Feyzi Coskun, Gökçe Güvercin-Seçkin, Gözde Durmuş, Hasan Aydın, M. Cansu Balcı, Meral Uysal, Mustafa Gazalcı, Niyazi Altunya, Nurcan Korkmaz, Orhan Özdemir, Reşide Kabadayı, Rıfat Okçabol, Selen Balcı, Ş. Erhan Bağcı, Vildan Özdemir
Eğitim Kolektifi Yayınları
Reklam

En Yeniler

En Popüler

Dosyalar

Reklam