ERG 2020 Raporundan: Çalışan Çocuklar

Eğitim Politikaları
Eğitim Politikaları
ERG 2020 Raporundan: Çalışan Çocuklar
Reklam
A+ A-

Eğitim Reformu Girişimi, ERG, 2020 yılı Eğitim İzleme Raporunu yayınladı. 2008’den eğitim politika ve uygulamaları üzerine yıllık raporlar hazırlayan ERG’nin bu yılki çalışmasının adı Eğitim İzleme Raporu 2020: Öğrenciler ve Eğitime Erişim.

Raporda ayrıca pandemi sürecinde öğrencilerin uzaktan eğitime erişimde yaşanan sorunlar, gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgiler ve eğitime erişimi artırmaya yönelik hedefler ve uygulamalar değerlendiriliyor.

Tamamına https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2020-ogrenciler-ve-egitime-erisim  bağlantısından ulaşabileceğiniz ERG Raporunda yer alan Çalışan Çocuklar bölümüden bir özet paylaşıyoruz.

Çalışan Çocuklar

Tüm çocukların eğitime erişebildiği, eğitimini sürdürebildiği, gelişiminin ve iyi olma halinin desteklendiği, kendini keşfedebildiği ve gerçekleştirebildiği kapsayıcı eğitim politikalarına olan ihtiyaç çalışan çocuklar bağlamında da dikkat çekiyor. Kapsayıcı düzenlemeler oluşturulurken çok boyutlu yaklaşılması ve sorunun yoksulluk, göç, toplumsal cinsiyet gibi konularla ilişkisinin hesaba katılması ayrıca önem arz ediyor.

Çalışan Çocuk Sayısı

Mart 2020’de TÜİK tarafından paylaşılan Çocuk İşgücü Anketi sonuçları,

5-17 yaş aralığında çalışan çocuk sayısının 720.000 olduğunu;

5-11 yaş aralığında 32.000,

12-14 yaş aralığında 114.000 olduğunu ve

15-17 yaş aralığında ise 574.000 olduğunu gösteriyor.

15-17 yaş aralığında istihdam oranı 2018 yılında %18,2 iken, TÜİK’e göre bu oranın %2,5 gerilediği görülüyor.  15-17 yaş aralığında çalışan çocukların cinsiyete göre dağılımına bakıldığında 2018 yılında oğlan çocukların oranı %25,7 iken, 2019 yılında bu oranın %21,7’ye; kız çocukların oranının ise %10,2’den %9,4’e gerilediği görülüyor. Çalıştırılan oğlan çocukların oranının kız çocukların oranına göre yüksekliği geçerliliğini korumaya devam ediyor.

Çocukların Çalışma Nedenleri

Çocukların çalışma nedenlerine ilişkin bulgular arasında hane halkının ekonomik  faaliyetlerine yardımcı olmak ilk sırayı (%35,9) alıyor.  Bu veriyi %34,4’le iş öğrenmek ve meslek sahibi olmak izliyor. Hane halkı gelirine katkıda bulunmak için çalışan çocukların oranı %23,2 ve son olarak kendi ihtiyaçlarını karşılamak için çalışan çocukların oranı ise %6,4.

Çalışan çocukların sektöre göre dağılımına bakıldığında çocukların %45,5’inin  hizmet sektöründe, %30,8’inin tarımda, %23,7’sinin sanayide çalıştığı görülüyor. Sektöre  göre dağılımın yaş kırılımına bakıldığında ise, 5-14 yaş aralığındaki çocukların %64,1’inin tarım sektöründe, 15-17 yaş aralığındaki çocukların %51’inin hizmet sektöründe çalıştığı dikkat çekiyor.

Anket verileri, çalışma koşullarının çocuklar için olumsuz etkilerini de ortaya koyuyor. Örneğin, aşırı sıcak veya soğukta kalmak; kimyasal madde, zararlı gaz, toz veya dumana maruz kalmak; ağır yük taşımak; gürültü veya sarsıntıyla karşılaşmak; yaralanmak veya sakatlanmak olumsuz çalışma koşulları arasında aktarılıyor. Bunlara ek olarak, Çocuk İşgücü Anketi’nin hane içi emeği ve çalışan mülteci çocukları işgücüne katılım olarak değerlendirmemesi önemli eksiklikler olarak göze çarpıyor. Yine benzer bir şekilde, anketin yoğunlaştığı Ekim, Kasım ve Aralık aylarının çocuk işgücüne katılımdaki en düşük aylar olması da ankete yapılan bir başka eleştiridir.

Mevsimlik Tarım İşçisi Çocuklar

Çocuk işçiliğinin yüksek olduğu sektörler arasında ağır ve tehlikeli bir sektör olan tarım büyük yer kaplıyor. Mevsimlik tarım işçileri arasında çocuklar da bulunuyor. Hane gelirini artırabilmek ve geçimini sağlayabilmek için mevsimlik tarım işçiliği yapan ailelerin çocuklarının da tarımsal üretime dahil edilmesiyle sıklıkla karşılaşılıyor.

Ailelerin yılın belirli dönemlerinde çalışmak için seyahat etmeleri gerektiğinden çocuklarının eğitim hayatı da etkileniyor. Tarım alanlarında çadırlarda yaşayan ailelerin altyapı yetersizliği sebebiyle temel haklara erişimi aksayabiliyor. Örneğin, barınma, temiz su, elektrik, aydınlatma, çevre güvenliği açısından dezavantajlı koşullarda yaşanabiliyor. UNICEF Türkiye’nin desteğiyle Kalkınma Atölyesi tarafından Adana ve Şanlıurfa’da yürütülen Yoksulun Umudu Çocuk: Mevsimlik Tarım İşçisi Hanelerin
Sosyoekonomik Profili ve Çocuk İşçiliği Araştırması’na91 göre mevsimlik tarımda çalıştırılan Türkiyeli ve Suriyeli çocukların %43’ünü 18 yaş altındakiler oluşturuyor. Mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocukları kimi durumlarda taşımalı sistemle kimi durumlarda ise konakladıkları alanda bulunan çadır okullarda öğrenim görebiliyorlar.

Halihazırda aileleriyle birlikte çalışmak durumunda kalan ve eğitime erişimde zorluklarla karşılaşan çocuklar, pandemi ortamında eğitimin uzaktan yürütülmesiyle birlikte eğitimden tamamen kopma durumuyla karşı karşıya kaldılar.

ERG 2020 Raporundan: Çalışan Çocuklar

Pandemi Nasıl Etkiledi?

Pandemi öncesinde çalışmak için eğitim-öğretim yılı bitmeden okulundan  ayrılan, okullar açıldığında da henüz dönmemiş olan aileler bulunuyordu. Pandemi nedeniyle okulların erken kapanması nedeniyle, çalışmak için eğitim-öğretim yılının bitimini bekleyen mevsimlik tarım işçilerinin de bulundukları ili daha erken terk etmeleri söz konusu oldu. Uzaktan eğitim süresince internete, bilgisayara, akıllı telefona erişiminin olmaması veya kısıtlı olması mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının eğitime erişimini olumsuz yönde etkiledi. Çocuklar eğitim faaliyetlerini takip  edemediklerini, takip edebildiklerinde ise kısıtlı internet imkânlarından dolayı yarım kaldığını belirtiyor. Çocuklar, eğitimin yanı sıra oyun oynamaya dahi zaman ve imkân bulamıyor. Kalkınma Atölyesi tarafından yayımlanan Virüs mü, yoksuluk mu? başlıklı çalışmaya göre, mevsimlik tarım işçiliği yapan ailelerin bulunduğu geçici çadır alanlarında uzaktan eğitim olanaklarının erişilebilir olmaması nedeniyle çocukların eğitiminin desteklenmesi için ek mekanizmalara ihtiyaç duyuluyor.

Çocukların gelişiminin desteklenemediği ve temel haklardan mahrum kaldığı bu koşullarda, potansiyellerini keşfedebilmeleri ve eğitimlerini bu doğrultuda sürdürebilmeleri için yapısal önlemlere ve uygulamalara ihtiyaç duyuluyor. Bunun için  çocuk işçiliğinin farklı türleriyle mücadeleye ilişkin çeşitli modellerin incelenmesi, çocukların üstün yararının gözetilmesi, mevsimlik gezici tarım işçisi ailelerin ve çocuklarının hak ve hizmetlere erişiminin desteklenmesi için yerel ve ulusal ölçekte politikalar geliştirilerek hayata geçirilmesi gerekiyor.

Bu bağlamda kamu, yerel yönetimler, sivil toplum ve akademi işbirliğinde yürütülecek araştırmalara ve savunu çalışmalarına ihtiyaç duyuluyor. Başta yoksulluk ve eğitime erişememe olmak üzere, çocuk işçiliği sorununa yol açan sebeplerin ortadan kaldırılmasına yönelik bütünleşik çalışmalar yapılmadığı takdirde çocukların nitelikli eğitimden faydalanabilmesi ve fırsat eşitliğinin tesisi güçleşiyor.

Etiketler: , ,
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

3 Kitap Sana 1 Kitap Ona

Eğitim Kolektifi’nden aldığınız her 3 kitap, bir köy okulu kütüphanesine kitap armağan ediyor.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Narsist Ebeveynler Öfkeli ve Kırgın Çocuklar Yetiştirir

Narsistik Kişilik Bozukluğunun Masum İşaretleri

Son zamanlarda toplumda narsizmin yükselişiyle ilgili yazılar okuyor, çevrenizdeki insanların eskisine göre çok daha kendilerine dönük olduğunu fark ediyor ve belki de kendi kendinize soruyorsunuz: ‘Yoksa ben de biraz narsist…
çocuğumun hiç arkadaşı yok

Çocuğumun Hiç Arkadaşı Yok!

Çocuğunuzun okulda arkadaşı yok mu? Çocuğunuz yalnız ve mutsuz mu? Çocuğunuz arkadaşı olmadığı için okula gitmekte zorlanıyor mu? Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor mu diyorsunuz? Çocuğunuzun arkadaşlık kuramama nedenleri nelerdir ve…

Dosyalar

Reklam
Menü