ERG 2020 Raporu’ndan: Covid-19 Eğitim Erişimini Nasıl Etkiledi?

Eğitim Politikaları
Eğitim Politikaları
ERG 2020 Raporundan Covid-19 Eğitim Erişimini Nasıl Etkiledi
Reklam

Eğitim Reformu Girişimi, ERG, 2020 yılı Eğitim İzleme Raporunu yayınladı. 2008’den eğitim politika ve uygulamaları üzerine yıllık raporlar hazırlayan ERG’nin bu yılki çalışmasının adı  Eğitim İzleme Raporu 2020: Öğrenciler ve Eğitime Erişim.

Raporda ayrıca pandemi sürecinde öğrencilerin uzaktan eğitime erişimde yaşanan sorunlar, gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgiler ve eğitime erişimi artırmaya yönelik hedefler ve uygulamalar değerlendiriliyor.

Tamamına https://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-izleme-raporu-2020-ogrenciler-ve-egitime-erisim  bağlantısından ulaşabileceğiniz ERG Raporunda yer alan Covid-19’un Eğitim Erişimine Etkisi bölümüden bir özet paylaşıyoruz.

Pandemi Eğitim Sürecini Nasıl Etkiledi?

COVID-19 nedeniyle dünya genelinde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülkede okullarda örgün eğitime ara verildi. Türkiye’de ilkokullar, ortaokullar ve liseler için 16 Mart itibarıyla 1 hafta, üniversite öğrencileri için ise 3 hafta zorunlu tatil ilan edildi. Öğrencileri 23 Mart’tan itibaren EBA ve TRT aracılığıyla eğitimlerine uzaktan eğitim yoluyla devam ettiler.  Uzaktan eğitime erişimi artırmak amacıyla EBA  kullanımı için bütün operatörlerden belirli kotalarda ücretsiz internet erişimi imkânı sağlandı.

Uzaktan eğitim süreci EBA web sitesi (www.eba.gov.tr) ve TRT EBA TV aracılığıyla yürütüldü. Özel okullar ise çoğunlukla kendi uzaktan eğitim sistemlerini kullandılar. 23 Mart 2020’den 1 Haziran 2020’ye kadar geçen sürede özel önlem gereken bazı gruplar için uzaktan eğitime erişim seçeneklerinin çeşitlendirilmesi çalışmaları yürütüldü. Özel gereksinimli çocuklar, kırsal alanda yaşayan çocuklar, mülteci çocuklar, tarım işçisi ailelerin çocukları için uzaktan eğitim materyalleri geliştirildi ve programlar hazırlandı.

‘Dijital Uçurum’ Riski

MEB’in yürüttüğü ve geliştirdiği erişim uygulamalarına karşın içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitime dahi erişemeyen, erişme imkânı olsa bile yine içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler oldu. Bu süreçte öğrenciler arasındaki “dijital uçurum” var olan eşitsizlikleri daha da derinleştirme riskini artırdı.

Dünya Bankası Destekli MEB Projesi

MEB tarafından Dünya Bankası’nın Çevre ve Sosyal Çerçevesi uygulanarak hayata geçirilecek Türkiye Güvenli Okullaşma ve Uzaktan Eğitim (SSDE) Projesi kapsamında yapılan değerlendirmeler de bu riske işaret ediyor. “COVID-19 pandemisi sırasında uzaktan eğitim ile güvenli bir eğitim sağlamak ve bu durumdan güçlü bir şekilde çıkmak için Türkiye’nin eğitim sektörünü desteklemeyi hedefleyen” proje Dünya Bankası finansmanıyla gerçekleştiriliyor.  Proje kapsamında hazırlanan raporda, “Türkiye’de mevcut durumda sosyoekonomik gruplar arasında halihazırda geniş bir öğrenme boşluğu” bulunduğu ve “ülke içindeki öğrenciler arasındaki uçurumun daha da fazla büyümemesi için mevcut uzaktan eğitim verimliliğinin geliştirilmesi ve nüfusun tüm katmanlarına ulaştırılması” gerektiği belirtiliyor.

Eğitim Farkı 2 Yıllık Eğitime Eşdeğer

Dünya Bankası uzmanlarının PISA 2018 verilerini kullanarak yaptığı  hesaplamaya göre,  en yoksul sosyoekonomik dilimde yer alan öğrencilerler ve en varlıklı sosyoekonomik dilimde yer alan öğrencilerin arasında var olan yaklaşık 2 yıllık eğitime eşdeğer fark, COVID-19 nedeniyle “okulların
kapanmasına bağlı olarak yüzde 9 oranında artabilecektir.”

Proje kapsamında hazırlanan raporda, “[u]zak yerlerde yaşayan, düşük sosyoekonomi arka plana sahip, engelli, mülteci ve anadili Türkçe olmayan ve velileri evden eğitimlerini destekleme konusunda daha az yetkin olan öğrenciler[in] kendi eğitim performanslarından düşük performans gösterme riski ile karşı karşıya” oldukları belirtilerek “[d]aha yoksul sosyal arka planı olan ve daha kalabalık evlerde geniş ailelerle birlikte yaşayan öğrenciler” için bu sürecin daha zor olacağı paylaşılıyor

MEB Eşitlik Analizi

Raporda ayrıca MEB tarafından hazırlanan “Eşitlik Analizi” çalışmasına da değinilerek bu çalışmadan kritik  bazı bulgulara yer veriliyor:

  • “[B]ağlantı, cihazlara erişim ve EBA online sistemine erişim konusunda farklı
    yoksulluk seviyeleri arasında büyük farklılıklar bulunmaktadır.
  • Kaynağa bağlı olarak hanelerin erişimi %68 ile %88 arasında değişmesine rağmen
    internet erişimi okul çağındaki çocukların bulunduğu yoksul hanelerde hâlâ düşüktür
    (%39) ve 3 veya daha fazla çocuğun bulunduğu hanelerde ise daha da düşüktür.
  • Sonuçlar bölgesel yoksulluk dilimlerine göre incelendiğinde EBA’ya erişim
    seviyelerinde eşitsizlik bulunduğu görülmektedir.
  • Buna ek olarak özellikle büyük ve/veya düşük gelirli ailelerde bulunan kız
    öğrencilerinden daha fazla ev işi yapması beklendiğinden kız öğrenciler erkek
    öğrencilere kıyasla daha fazla dezavantajlı olabilir.”

Hedef: e-Öğrenme Kapasitesini İyileştirmek

MEB, bu bulgulardan da yola çıkarak geliştirdiği projede “COVID-19 sırasında, sonrasında ve gelecek krizlere yönelik olarak okul çağındaki çocuklara eşit e-öğrenme sağlamak için eğitim sisteminin kapasitesini iyileştirme”yi hedefliyor. 2020-2023 arasında gerçekleştirilecek projede eğitim sistemindeki tüm öğretmenlerin ve öğrencilerin hedeflendiği, projenin “COVID-19 nedenli okulların kapalı kaldığı sıradaki öğrenme kayıpları noktasında en hassas öğrenciler için fırsat adaleti ve eşitlik girişimlerini” de içerdiği belirtiliyor.

Projede “mevcut krizlere yanıt olarak değil ayrıca Türkiye’deki farklı acil durumlar sırasında da daha dirençli bir eğitim sağlamaya yönelik bir alternatif” stratejisi yer alıyor. Bu önemli projenin etkili ve başarılı olması Türkiye’deki fırsat eşitsizliğin giderilmesi bakımından son derece önemlidir. Bunun gerçekleşebilmesi  için projenin en kritik yanlarından biri hem bağımsız hem de kurum içi izleme ve
değerlendirme çalışmaları olacaktır. Projenin tüm aşamalarının saydam bir süreçle yürütülmesi paydaşların bilgilenmesi ve sürece katkı sağlayabilmesi bakımından önemlidir.

Kaynak:
Bu makale ERG 2020 Öğrenciler ve Eğitime Erişim  raporunun 32. ve 33. sayfalarından özetlenmiştir.
Yazıda yer alan tüm alıntılar MEB YEĞİTEK, 2020, adlı kaynaktandır.
Etiketler:
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

3 Kitap Sana 1 Kitap Ona

Eğitim Kolektifi’nden aldığınız her 3 kitap, bir köy okulu kütüphanesine kitap armağan ediyor.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Okudu Yazdı Demeyin! İşte 1. Sınıfların Eğitim Hayatını Değiştirecek 5 Taktik

İşte 1. Sınıfları Başarıya Taşıyacak 5 Alışkanlık

İlkokula başlamak hem çocukların hem de ailelerinin hayatlarındaki en önemli dönemeçlerden biridir. Okuma yazma öğrenmek küçük çocuklarınızın hayatlarını kökten değiştirir. Bilgiye doğrudan ulaşabilmek –okuldaki sosyal deneyimlerle birleştiğinde- çocuğunuzu eskisinden çok…
öğrencilerimize not verirken ne kadar adiliz

Öğrencilerimize Not Verirken Ne Kadar Adiliz?

Öğrencilerin öğrenme performanslarının adil bir şekilde değerlendirilmesi ve sonucun doğru amaçlarla kullanılması bir başka deyişle öğrencinin hak ettiği notu alabilmesi eğitimin önemli basamaklarındandır. Bununla birlikte pek çok eğitimcinin ölçme ve…
Sınavlar aynı zamanda öğrencilerin geldiği ve gelecekte içine gireceği sosyo-ekonomik sınıfın da bir göstergesi.

21. Yüzyıl Okulunu 19. Yüzyıl Teknikleriyle mi Yaratacağız?

Bu makaleyi dinleyebilirsiniz Son günlerde eğitimle ilgili en çok tartışılan konuların başında okulların yakın gelecekte yaşayacağımız teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşüme uyum sağlayıp sayılayamayacağı geliyor. Uzmanlara göre okullar ayak sesleri…

Dosyalar

Reklam
Menü