Sınıfta Devrim Yapmak: Ders Yılına Çocukları Dinleyerek Başlayın!

Eğitimciler İçin
Öğrenen Bir Sınıf Yaratmanın Yolu: Soru Sormak

 

Herkes öğrenme odaklı sınıflar yaratmanın öneminden ve çocukların daha meraklı olmasın öneminden  söz ediyor. Ancak çoğu zaman bu beklentimiz sadece sözde kalıyor. Çocukların öğrenme konusundaki potansiyellerini arttırmak için yaptığımız günlük uygulamalar neredeyse hiç sonuç vermiyor.

Aklımızda çeşit çeşit soru var: Öğrencilerimizin daha istekli ve meraklı olmalarını nasıl sağlarız? İlgisizliklerini nasıl yeneriz?  Öğretmenleri nasıl davranırsa daha istekli olurlar? Onları en mutlu edecek, en iyi sonuçları verecek öğretme tekniği nedir?  Sınıf yönetimiyle ilgili yazılmış  ders kitapları, binlerce makale, eğitim fakültelerindeki dersler hep bu soruların yanıtı aranır.

Sınıf yönetimi üzerine yazılmış yüzlerce kitap, binlerce makale, eğitim fakültelerindeki dersler hep bu soruların yanıtı ararken bu kaynakların hiçbirinde şu çözümü göremezsiniz: Neden doğrudan öğrencilerinize sormuyorsunuz?

Neden Doğrudan Öğrencilerinize Sormuyorsunuz?

Oysa bu soruları doğrudan tarafı olanlara -öğrencilere- sormanın o kadar büyük önemi var ki.. Her şeyden önce öğrencilerimiz önemsendiklerini, duyuldukları hissedeceklerdir. Bütün bir eğitim yılını birlikte geçireceğiniz  çocuklardan bir kitabın, bir teorinin vereceğinden çok daha gerçek, uygulanabilir, üstünde uzlaşılabilir çözümler bulma olasılığınız oldukça yüksektir!

Daha önemlisi bu bir işbirliği çağrısıdır. Siz öğrencilerinizi dinledikçe onların da sizi dinleme ve uzlaşma  olasılığı çok daha yükselecektir. Bu uzlaşı yıl boyunca alacağınız diğer ortak kararların da verimini arttıracak, sınıf ikliminiz güçlenecek ve başarı yükselecektir.

Gelin, bu eğitim yılı başında öğrencilerinize soracağınız basit sorularla bu büyük iletişimsizliğin üstesinden gelmeyi ve öğrencilerinizle iletişiminiz güçlendirmeyi deneyin.

Öğrencileriniz Çok Şaşıracaktır!

Soru sormanın öğrencilerimiz üzerindeki ilk etkisi şaşkınlıktır! Garip ama öğretmenler öğrencilerine neredeyse hiçbir zaman konuları nasıl öğrendiklerini ya da öğrenmek istediklerini sormazlar. Bu yüzden, öğrenme alışkanlıklarına yönelik bu soruların sadece sorulmuş olması bile sınıf içindeki mutluluk düzeyini değiştirecektir.

Aynı zamanda sorular sorduğumuz ve öğrencilerimizin verdiği yanıtlara içtenlikle kulak verdiğimiz zaman sınıfımızın iletişim düzeyinde sihirli bir değişim olur. Çocuklar da onları daha iyi anlamaya ve dersini daha iyi anlatmaya çalışan öğretmenlerine ‘kulak verirler’. Sınıf daha sessiz, dinlemeye ve anlamaya daha hazır ve daha iyi akademik sonuçlar yaratan bir sınıf haline gelecektir.

Öğrenen Bir Sınıf Yaratmanın Yolu: Soru Sormak
Öğrenen Bir Sınıf Yaratmanın Yolu: Soru Sormak

Öğrencilerinize Sorabileceğimiz Temel Sorular:

  1. Senin hakkında özellikle bilmemi istediğin bir özelliğin var mı?
  2. Sınıfta/okulda daha farklı olmasını istediğin bir şey var mı?
  3. En son ne zaman kendini gerçekten anlatılan konunun içinde hissettin? Sınıfta en iyi öğrendiğin, öğrenirken en mutlu olduğun zamanlar hangileri?
  4. Sence öğretmenlerin senin hakkında ne düşünüyorlar? Sen ne düşünmelerini isterdin?
  5. Seni en iyi tanıyan/en yakın olduğun öğretmenin kim? O öğretmenin derslerinde sen nasıl bir öğrenci oluyorsun?
  6. Sen bir öğretmen olsaydın, sınıfında en çok neler yapmaya dikkat edersin?
  7. Sen bir okul yapsaydın okulunda en çok nelere dikkat edersin?
  8. Senin daha iyi öğrenmen için neler yapmamı, konuları nasıl öğretmemi istersin?
  9. Okulda geçirdiğin günü senin için ‘muhteşem’ olmasını sağlayan nedir?

gibi sorular öğrencilerinizle kuracağınız ilişkiyi geliştirecek ve onları yakından tanımanız çok daha verimli bir yıl geçirmenizi sağlayacaktır.

Kendileriyle konuşulmuş ancak hiçbir sözleri duyulmamış genç insanların yaşayacağı hayal kırıklığının telafisi çok zordur. Öte yandan kabul edilmiş, önemsenmiş ve işbirliği yapılmış genç insanlar ise size hayatlarını değiştirebilme iznini bile verecek kadar size güveneceklerdir.
Kendileriyle konuşulmuş ancak hiçbir sözleri duyulmamış genç insanların yaşayacağı hayal kırıklığının telafisi çok zordur. Öte yandan kabul edilmiş, önemsenmiş ve işbirliği yapılmış genç insanlar ise size hayatlarını değiştirebilme iznini bile verecek kadar size güveneceklerdir.

Nasıl Soralım?

Eğer az sayıda öğrenciniz varsa tek tek ya da küçük gruplar halinde yüzyüze konuşmak daha iyi sonuç verecektir. Öğrencinin öğretmeniyle baş başa geçirebileceği sadece beş dakika bütün bir yıl boyunca dersinizde göstereceği performansı değiştirecektir.

Ancak fazla sayıda öğrenciniz varsa soru kağıtları dağıtabilirsiniz. Bu durumda sorulardan öğrendiklerinizi sınıf öğrencilerinizle paylaşabilirsiniz. ‘Sınıfınızın %40’ı konuyla ilgili ders notlarının faydalı olacağını düşünmüş, bunu yapmaya çalışacağım.’, ‘Sınıfın yarısından fazlası hafta sonu ödev yapmak istemediğini belirtmiş. Bu durumda hafta içi ev çalışması yapacağımız bir günü birlikte belirlemek ister misiniz?’

Böyle bir uygulama yapmak isteyen öğretmenler için şunun altını çizmeliyiz. Öğrencilerinize soru sorarken önemli olan sizin de karşınızdaki kişiyle gerçekten ilgilenerek, merak ederek, kulak vererek; kabul etmeye hazır bir kalp ve düşünceyle yaklaşmanızdır. Size verdikleri yanıtları eleştirmeden, alay etmeden, küçümsemeden ve en önemlisi savunmaya geçmeden dinleyebilmek zorlu bir beceridir ancak çok önemlidir.

Kendileriyle konuşulmuş ancak hiçbir sözleri duyulmamış genç insanların yaşayacağı hayal kırıklığının telafisi çok zordur. Öte yandan kabul edilmiş, önemsenmiş ve işbirliği yapılmış genç insanlar ise size hayatlarını değiştirebilme iznini bile verecek kadar size güveneceklerdir.

Bu makale ilginiz çektiyse ‘Neden Sorular Cevaplardan Daha Önemlidir?’ adlı makalemize de göz atabilirsiniz.

Etiketler: çocuk eğitimi, eğitim, not

İlginizi Çekebilir

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Eğitim Kolektifi’nin Büyümesine Destek Olun!

İçeriklerimizi beğeniyorsanız daha fazla okuyucunun bize ulaşmasına destek olun.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edin, Beğenin, Paylaşın.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.

milli eğitim bakanı olsaydım kitap
eğitim kolektifi milli eğitim bakanı olsaydım kitap satın al

Milli Eğitim Bakanı Olsaydım

Orijinal fiyat: 150 ₺.Şu andaki fiyat: 90 ₺.

Ahmet Yıldız, Ayşegül Kanal, Cem Demirayak, Gözde Durmuş, Engin Karadağ, Erdal Atıcı, Erdal Küçüker, Esergül Balcı, Fevziye Sayılan, Feyzi Coskun, Gökçe Güvercin-Seçkin, Gözde Durmuş, Hasan Aydın, M. Cansu Balcı, Meral Uysal, Mustafa Gazalcı, Niyazi Altunya, Nurcan Korkmaz, Orhan Özdemir, Reşide Kabadayı, Rıfat Okçabol, Selen Balcı, Ş. Erhan Bağcı, Vildan Özdemir
Eğitim Kolektifi Yayınları
normal nedir wolfgang korn kitap

Normal Nedir?

Orijinal fiyat: 145 ₺.Şu andaki fiyat: 100 ₺.

Wolfgang Korn
Can Çocuk Yayınları
Reklam

En Yeniler

En Popüler

Dosyalar

Reklam