Kategoriler: Aileler İçin

Kızların İlk Kahramanı ya da “Uçak Babama Selam Söyle!”

Google Reklam

Annesiyle geliştirdiği ilişki ne kadar sıcak olursa olsun bir kız çocuğunun babasıyla geliştirdiği ilişki vazgeçilmezdir. Babaların her sözü farklı bir yankı uyandırır kızların kulaklarında; çünkü cinsiyeti ne olursa olsun her çocuk için karşı cinsten ebeveyniyle geliştirdiği ilişki çok önemlidir. Hatta bu ilişkinin çocuğun yetişkin kimliği üzerinde önemli etkileri vardır.

Babalar, Değersizlik Duygusunu Nasıl Tetikler?

Babalar açısından bunun anlamı şudur: Eğer babanız size değer verir, sevildiğinizi hissettirirse siz de yetişkin bir kadın olarak yaşayacağınız ilişkilerde aynı duygu zenginliğini ararsınız. Babanız size sevgi ve ilgi göstermez, sevildiğinizi hissettirmezse siz de aynı yoksunluğu yaşatacak ilişkiler yaşamaya mahkûm olursunuz. Çocukluğunda sevgi, destek, onay almamış kız çocukları ya da babasının sevgisi koşullara bağlanmış kızlar, ileriki hayatında nedenini bir türlü bulamadığı bir değersizlik duygusuyla baş etmek zorunda kalabilirler.

Bir başka deyişle, babaları bütün kız çocuklarının ilk aşkıdır. Kızlar kendi benlik değerlerini babalarının gözünde sezmeye çalışır. Ne yazık ki çok az baba kızlarının gözünde temsil ettikleri dünya imgesinin farkındadır. Çoğu zaman, kızlarını koruduklarını düşünürken toplumun bütün geleneksel ve cinsiyetçi mesajlarını, farkında bile olmadan heyecanla sunarlar kızlarına. İştahlı bir erkek çocuğuyla, iştahlı bir kız çocuğu babasından aynı tepkiyi görmez. Pek çok baba kızının iyi bir futbolcu olması yerine, hiç spor yapmamasını; bateri çalmasındansa hiç müzik aleti çalmamasını tercih eder. Çoğu baba için mühendislik bir kız mesleği değildir, kızlarının bir gençlik kampında çadırda kalmasını da hayal etmekten hoşlanmazlar. Pek çok babaya göre kızlar takım oyunları oynamamalı sadece formda kalmak için hafif sporlar yapmalıdır. Daha önemlisi, kızları güzel ve şık görünmelidir.

Sevgi Dolu Baba: Güçlü Kadınlar

Babalarıyla iyi ilişkiler geliştiren kız çocukları, kendilerini rahat ifade eden, sağlıklı ilişkiler kuran, mutlu yetişkinler olacaktır. Babalarıyla yakın olan kızlar; onlara benzeyen eşler seçer, hatta eş seçimi sürecinde babalarından onay alarak ilerler. Babanın uzak, mesafeli, ilgisiz olduğu ilişkilerde çoğu zaman genç kızların, kendilerinden -bazen oldukça- büyük, olgun erkeklerle birlikte olduğunu da biliriz.
Öte yandan baba kız ilişkisi hassas bir terazinin dengesine ihtiyaç duyar. Çok katı ve disiplinli bir babanın kızı da utangaç ve çekingen olacak, kendini ifade etmek yerine içine kapanmayı tercih edecektir.

Babayla Geçirilen Süre Zekayı Belirler

Kız çocuklarının duygusal gelişimine olumlu katkı yapan bir başka faktör, babayla birlikte geçirilen çocukluk döneminin uzunluğudur. Araştırmalara göre zekâ yüksekliğiyle hayatın ilk altı yılında temelleri atılmış sağlıklı baba kız ilişkisi arasında güçlü bir bağ vardır.

Bristol Üniversitesi’nde yapılmış bir çalışmaya göre, babaları hayatlarının ilk 5 yılında evden uzaklaşmış ve babalarıyla sağlıklı bir ilişki geliştirememiş kız çocukları büyüdüklerinde, babaları 5. yaşından sonra evden uzaklaşmış kız çocuklarına göre daha fazla depresyon belirtisi göstermektedir. Öte yandan her iki grubun gösterdiği depresyon belirtileriyse; babalarını ister 5 yaş öncesi, ister 5 yaş sonrası evden ayrılmış erkek çocuklara göre çok daha yüksek seyretmektedir.

Babasıyla iyi ilişkileri olan kız çocuklarının ilerde özgüveni yüksek ve kendini rahat ifade edebilen yetişkinler olduğu, babayla kurulan iyi ilişkinin, kızın hayata daha pozitif bakmasını sağladığı, hatta bu kızların liderlik vasıflarının da daha yüksek olduğu bilinmektedir. Ayrıca babalarıyla sağlıklı bir ilişki kurarak büyüyen kız çocuklarının ruh sağlıkları da kolay kolay bozulmamaktadır.

Uçak Babama Selam Söyle

Baba ilişkisine dair yürek burkan hikayelerden birisini  İclal Aydın anlatır. Çok sevdiği babası, İclal daha
10’lu yaşlardayken annesinden ayrılır ve yurtdışına, Almanya’ya yerleşir. Bu ayrılığın hayatını nasıl derinden etkilediğini, kendisini nasıl terk edilmiş hissettiğini, İclal Aydın’ın yazılarını okuyanlar çok iyi bilir. Aydın’ın “Uçak babama selam söyle!” şiirinde çocuk algısıyla yaşadığı ayrılık acısına, hayatın küçük detaylarına ve babasından aldığı görevlere sahip çıkarak büyümesine tanıklık ederiz.

Babasından kazandığı kitap sevgisiyle daha ilkokulda yazmaya başlar İclal Aydın. Liseyi bitirip, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde başladığı eğitimini ikinci yılında bırakır, yurtdışına gider. Sizce İclal Aydın hangi ülkeye gitmiş olabilir? Tabii ki Almanya’ya. Oysa babası çoktan Türkiye’ye dönmüştür. İclal’in ise gerçekten büyüyebilmek ve içindeki yarayı iyileştirebilmek için babasının özlemine bulanmış Almanya’yı alt etmesi gerekmektedir.

Bulaşıkçılık yaparak başladığı Almanya macerası, uzun yıllar tiyatro ve sahne çalışmalarıyla devam eder. Döndüğünde, İclal Aydın babasıyla barışmış olmalıdır; çünkü uzun uzun ve gülümseyerek anlatır yaşadıklarını. İclal’in iç savaşı bitmiş, yaşananlar artık hüzünlü bir şiirin satırlarında yerini almıştır.

Uçak Babama Selam Söyle

Karlı bir akşamdı Ankara’da;
Son kez elele yürümüştük,
Bitmesin istediğimiz yola.
Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
Yazarsın bana demiştin.
Bende yazarım sana sık sık.
Ağlıyordum….
Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
Elimi daha sıkı tuttun,
Anlıyordun….
Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
Kelebekleri kitap arasında kurutma,
Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
Kitaplarım sana emanet,
İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde…
Beni bekle…
Yol bitti, gidiyordun artık; gittin
Sokakta gördüklerimi,
filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre,
Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
En çok fesleğeni, çoban heybesini,
akşamsefasını sevdim.
Seni beklerken çok şey öğrendim,
Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam…
Nasıl olsa bulacaktır diye,
her görüşümde aynı sesle seslendim:
Uçak, babama selam söyle!
Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam…
Bir bilsen seni nasıl özledim…
Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
Selamını aldım babacığım,
Kin büyütmedim kalbimde….
Küçük kızının gözleri hâlâ senin çiçeklerinde.
Uçak, babama selam söyle!
Uçak, babama selam söyle!

Google Reklam
Aylin Göçmen

90lı yıllardan bu yana eğitim sektöründe yönetici, araştırmacı ve yazar olarak çalışmıştır. 2008-2013 yılları arasında Birgün Gazetesi Eğitim Sayfasında köşe yazıları yazmış; ‘Yeniden Öğrenme’ (Nobel), Aileye Rağmen (Asi Kitap) adlı kitapları kaleme almıştır.

Leave a Comment

Yeni Yazılar

Öğretmen ve Ebeveyn İnançları Matematik Başarısını Nasıl Etkiler?

Matematik başarısı bazılarımız için ulaşılması güç bir hedeftir. Matematik pek çok öğrencinin korkulu rüyası; eğitim…

1 hafta önce

Matematikte Başarılı Olanlarla Olmayanlar Arasındaki En Temel Fark!

"Öğretmenim, ben matematikte başarılı olamam. Ben matematikçi değilim." Bu sözü okullarda ne çok duyarız! Oysa…

1 hafta önce

Eğitim ve Zeka: İyi Okullar Toplumların Zekasını Yükseltebilir mi?

Eğitim ve zeka arasındaki bağlantı gerek eğitim hayatında gerekse günlük hayatta çoğumuzun ilgisini çeken güncel…

1 hafta önce

Tükenmişlik Sendromu: Son Çıkıştan Öncesi İçin Stratejiler

Kendinizi hiç yapılacaklar listenize bakarken, yapılması gereken işlerin çokluğundan korkmuş, ancak listeyi hafifletmek için harekete…

1 hafta önce

80. Yılında Köy Enstitüleri: Deneyimin Klonlanması Mümkün mü?

Son yıllarda köy enstitüleri üzerine düzenlenen sempozyum, panel ve çalıştay sayısı artıyor; köşe yazarları enstitülerden…

1 hafta önce

Eğitim Kolektifi Soruyor: Müfredatımıza Hangi Çağdaş Türk Eserinin Eklenmesini Önerirsiniz?

  Edebiyat ve müfredat üzerine hiç düşündünüz mü? Geçtiğimiz yıllarda New York Times'in Amerikalı edebiyatçılara…

4 hafta önce