Nasıl Bir Başarı İstiyoruz?

0
çocuğumuzdan nasıl bir başarı istiyoruz
Nasıl Bir Başarı İstiyoruz?

Ülkece başarıyı saplantı haline getirmiş bir toplum haline geldik. Çocuklarımızın başarılı olmasını her şeyin önüne koyuyor, “iyi” görmeleri için her türlü fırsatı değerlendiriyor, dershaneler, özel dersler, özel okullardan oluşan bir üçgende, çoğu zaman büyük harcamalar yaparak çocuklarımızı eğitmeye çalışıyoruz. Ancak yaptığımız hayatın sadece tek bir alanıyla, okulla ve akademik hayatla sınırlandırılmış, değerlendirilmesi de sınav puanlarına indirgenmiş bir başarı beklentisi.

Bu başarı beklentisine uygun şekilde, eğitim sistemimiz de taktığı at gözlükleriyle okuyor dünyayı. Hayatı bir yetişkin için anlamlı ve yaşanabilir kılabilecek, değer, beceri ve bilgilerin hiçbirine yer yok bu eğitim sisteminde. Uyum içinde bir toplumsal yaşamla ilgili değerler göz ardı ediliyor, hemen her insanın kendi kendine yetebilmesi için bilmesi gereken günlük hayat becerileri küçümseniyor, test kitapları dışında soluk alan, gerçek bir dünyanın varlığına ilişkin tüm kanıtlar ortadan kaldırılıyor.

Biz daha iyi eğitim için çırpınıp çuval dolusu para harcarken ironik bir şekilde ülkenin eğitim standartları hızla geriliyor. Biz içeriğe değil sınav sonuçlarına odaklandıkça öğrencilerimiz uluslararası testlerde geriliyor. Biz çocuklarımızın kitaplıklarını test kitaplarıyla süsledikçe, çocuklarımızın okuduğunu anlamakta hatta basit dört işlem yapmakta bile zorlanıyor. Hiç durmadan, başka ülkelerin eğitim sistemlerinden kendimize yamalar yapıyor, her yıl yeni sınavlar, yeni uygulamalar başlatıp ertesi yıl vazgeçiyoruz. Sonuç iyi eğitim gören bir avuç çocuğa karşı, gözden çıkartılmış başarısız olduklarına inandırılmış milyonlar.

Sistemin hali böyleyken, tek tek öğrencilerin de durumu pek parlak sayılmaz. Çocuklarımızın her konuda iyi olmaları için üzerlerinde büyük bir baskı yaratıyoruz. Bu baskıyı çocuklarımıza eğitim hayatlarının her gününde, hiç ara vermeden bütün ciddiyetimizle uyguluyor hatta onların kişilik değerlerini akademik başarıları üzerinden değerlendiriyoruz.

her çocuğun güçlü olabileceği, zayıf olabileceği yönler vardır
her çocuğun güçlü olabileceği, zayıf olabileceği yönler vardır

Doğal olarak hiçbir ailesinin bu beklentisini tam olarak yerine getiremez. Çünkü her çocuğun güçlü olabileceği, zayıf olabileceği yönler vardır. Bazı çocuklar akademik bilgiyi alıp işlemek, yönetmek ve bu bilgilerle sınanmak konusunda iyidirler, bazı çocuklar ise dışarıdan sunulmuş bir bilgiyi ezberlemek ve koşulsuz kabul etmek yerine kendi sezgileri, deneyimleriyle elde ettiği bilgiyi tercih eder. İkinci gruptaki çocuklar öğrencilik yıllarında öğretmenlerinin gözde öğrencileri olmayabilirler ama bu gruptakilerin iş dünyasında ilk gruptaki çalışkan öğrencilerden çok daha etkili oldukları da bilinen bir gerçektir.

Önceki İçerikNeden Türkiye’de Yetenek Geliştirmeyi Konuşamıyoruz?
Sonraki İçerikNörobilimin Dalları
1969 Lüleburgaz doğumludur. İstanbul Üniversitesi ve Buckingham Üniversitesi’de İşletme Yönetimi eğitimi almıştır. Mesleki hayatına ‘Öğrenme’ üzerine çalışmalar yaparak başlamış, ASTD’nin Eğitim Yönetimi sertifikasını alarak Türkiye’de Kurumsal Eğitim Yönetimi, İhtiyaç Analizi, Eğitim Etkinliğinin Dört Basamaklı Analizi seminerlerini vermiştir. Bu dönemde ‘Yeniden Öğrenme’ (Nobel) adlı kitabı yayınlanmıştır. 2000-2016 yılları arasında bir özel eğitim kurumunda yönetici olarak çalışmış aynı zamanda Beyin Temelli Öğrenme, Eğitim Psikolojisi, Yetişkin Eğitimi alanında çalışmış; Fatma Gök ve Rıfat Okçabol’lun derslerine katılmış; Michael Apple, Peter Mayo, Jerrold Lyne Kachur, Mike Cole, Roger Dale, Susan Robertson, Peter Mclaren gibi eğitimcilerin seminerlerine katılmıştır. 2008-2013 yılları arasında Birgün Gazetesi Eğitim Sayfasında köşe yazıları yazmış, 2014’te Aileye Rağmen (Asi Kitap) adlı kitabı yayınlanmıştır.