Öğrencinizin Travma Yaşadığına Dair Beş İpucu

0
öğrencinizin travma yaşadığına dair 5 ipucu
öğrencinizin travma yaşadığına dair 5 ipucu

Hayatlarındaki rahatsız edici bir olayın ya da üzücü bir kaybın ardından çocukların üzüntüleri ve endişeleriyle sağlıklı biçimde başa çıkabilmesi için ailelerin ve öğretmenlerin ellerinden geleni yaptığını biliyoruz. Çocukları duyguları hakkında sakin ve destekleyici bir diyalogla konuşturmak için bazı ipuçları sunduk –bu elbette kolay değil ama çocuklar için önemli bir fark yaratabilir.

Yakın bir arkadaşını ya da sınıf arkadaşını kaybetmiş olan ve olayı yahut kaybı son derece duygusal ve üzücü biçimde öğrenmiş olan çocuklar, üzücü bir olaydan uzun dönemli muzdarip olmaya daha yatkındır.

Chil Mind Enstitüsü psikologu Dr. Jerry Bubrick’e göre çocuğun bir olayı yaşayış ve çevresindekilerin olayı ele alış biçimi çocuğun olay sonrası travma yaşayıp yaşamayacağının önemli belirleyicisidir. Örneğin ebeveyn farkında olmadan çocuğu etkileyebilecek aşırı duygusal tepkiler verebilir. Bazen yakın çevre çocuğa olay hakkında farklı yorumlar yapabilir.

Öğretmenler Ne Yapabilir?

Bu yüzden çoğu zaman öğretmenler -aileden- daha soğukkanlı, dikkatli gözlemler yapabilir; öğrencilerini yönlendirebilirler. Öte yandan çocukları sakinleştirip rahatlatsalar bile öğretmenlerin bir profesyonelle görüşmeyi gerektirecek sağlıksız başa çıkma belirtilerini fark edebilmeleri ve aileyi yönlendirmeleri de önemlidir. Uç durumlarda çocuklar travma sonrası stres bozukluğu yaşayabilir, hatta daha nadir durumlarda travma sonrası stres bozukluğuna benzer belirtiler çocuğun hayatını etkileyecek düzeye gelebilir. Dikkat edilmesi gereken bazı belirtiler şunlardır:

Normal Üzülme Süresinin Uzaması

Dr. Bubrick “Herkes farklı şekilde üzülür.” demektedir. Ani bir tepki –ya da tepkisizlik- çocuğun kayıpla nasıl başa çıkacağının göstergesi değildir. “ şu an güzel idare ediyor gibi görünse de ilerde daha kötü bir tepki verebilir.”

“Ya da gerçekten üstesinden geliyor da olabilir.” Çocuklarımıza Olayın ardından mümkün olduğunca çabuk yardım etmeyi istesek de travmanın etkilerinin su yüzüne çıkması 3 ila 6 ay sonrasına kadar sürebilmektedir.

Sürekli Ölüm ve Güvenlik Hakkında Düşünme

Travma sonrası stres bozukluğu ya da travma sonrası stres bozukluğuna benzer tepkilerin genel belirtisi Dr. Bubrick’in deyimiyle “ölümlülüğe ve ölüme aşırı derecede odaklanmaktır.” Bazı çocuklar bariz biçimde ölümden korkup etkilense de bazıları da akıllarını kendilerinin ve yakınındakilerin güvenliğine takabilir. Yangın yahut bir başka felaket durumunda bu çocukların akıllarında kendi evlerinde yangın, deprem ya da sel olasılığı düşünceleri belirir.

Uyku, Yeme, Öfke ve Dikkat Sorunları

Çocuklarda (ve yetişkinlerde) bazı travma belirtileri depresyona son derece benzer: çok az ya da fazla uyku, iştah kaybı ya da aşırı yeme, açıklanamayan kızgınlık ve öfke, projelere, okul ödevlerine ve konuşmaya odaklanma sorunları. Bazen belirtiler daha çok kaygı bozukluğu gibi gözükebilir –saplantılı ya da sürekli endişe, aileden ayrılmada zorluk gibi.

Tetikleyici Unsurların Etkisinde Kalma

Üzücü bir olaydan bir yıl sonra geriye dönüp olayı değerlendirerek hayatını  kaybedenleri anarız.  Ancak Dr. Bubrick’in belirttiği gibi çocuklar için beklenmedik sonuçları olabilecek, onların hayatlarıyla alakalı başka anmalar da mevcuttur –ölen arkadaşlarının ya da sınıf arkadaşlarının doğum günleri gibi. Bubrick, “Çocuklar bazı zorlu dönemlere rağmen ara ara temel olarak iyi olabilirler.” diye belirtmektedir. “Sonrasında doğum günü zamanında daha çok belirti gösterebilirler. Bu, tetikleyici bir unsurdur.”

Okulu Reddetme

Sınıf arkadaşını kaybetme ya da okulda şiddet gibi bir olay okulla ilintilendiğinde okuldan kaçma biçiminde sağlıksız bir tepki görülebilir. Dr. Bubrick’in işaret ettiği üzere okul “çocukların ölümlerinin en çok hatırlanacağı yerdir.” Depresyon dönemleri, aşırı kaygı, uyku sorunları ve olaya saplanma geçici olabilecekken, okuldan kaçınma bir şeylerin ters gittiğinin bariz göstergesidir. Dr. Bubrick “Genel olarak herkes bunların bir kısmını yaşayabilir.” demektedir. “Ancak zamanla azalmayıp devam ediyorsa bu durum, okulu toptan reddetmekle sonuçlanabilir. Bu noktada çocuğun yardıma ihtiyacı olduğunu bilmeliyiz.”

Stres ve travmanın kızlarda ve erkeklerde farklı biçimde kendini göstereceğini, yaşın, kültürünün, geçmiş deneyimlerin çocuğun tepkisini değiştirebileceğini unutmayın. Her ne kadar kesin olmasa da erkekler genellikle daha hızlı, daha sinirli ve kızgınlıkla tepki verirken kızlar, daha içsel olan gecikmiş tepkiler verir. Daha önce kayıplar yaşamış öğrenciler daha kontrollü tepkiler verirken bir kaybı ilk kez yaşayanların kaygısı daha büyük olacaktır.

Çeviren: Burcu Yalçınkaya

Kaynak: https://childmind.org/topics/concerns/trauma-and-grief/

Dosya | Çocuk ve Travma yazı dizimizin diğer konusu olan Yaşanan Bir Olayı Çocuk için Travmatik Hale Getiren Nedir? başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.