Öğretmenin Penceresinden: Okullar Açılsın mı?

Eğitim PolitikalarıEğitimciler İçinGenel
Öğretmenin Penceresinden: Okullar Açılsın mı?
Reklam
A+ A-

zaten domatesi her mevsim yetişen bir sebze sanan çocuklarımız daha çok şey kaybettiler son iki yılda. hayvanları sadece televizyonlarda görmek bile belki de şans yeni çağda. iklim krizi, nesli tükenen canlıları düşünürsek.

pandemide de bir çok şey kaybettik çocuklarımız adına. pandemiden dolayı yapılan zorunlu uzaktan eğitim aslında öğretim sadece. çünkü eğitim öğütle, anlatılarak yapılan bir şey değildir. çünkü eğitim insanın doğası gereği tecrübe etmesi gereken yaşantısal bir süreçtir. ki öğretimin de bir bölümünü alır bu tanım.

tablet, internet gibi alt yapı sorunlarının da ötesinde bir yeri işaret etmek istiyorum. oyun oynarken insan tanımadan, aynı ortamda  bulunduğu kişilerle iletişim becerisinden, kendini ifade edebilmesinden tutun da yapabilme, başarabilme özgüvenini edinmesinden bahsediyorum.

canım yanıyor her seferinde…

kişi olarak mazeret olsa bile bahane üretme kafasını kabullenmeyen biriyim. çünkü böyle bir düşünce yapısı, kişilik özelliği problem çözemez ve ilerleme sağlayamaz. örneklersek insanlık kriz dönemlerinde daha çok üretken olmuştur. bahane üzerine kurulsaydı böyle bir şeyden söz edemezdik öyle değil mi?

evet pandemi zor bir süreç. evet bunun koşullarında düzenleme yapmak gerekir. ama diğer tarafta da bir tercih söz konusu. 90’larda çok söylerdik şu sözü. “yönetenlerin tercihi emekçiden yana değil. ” canlı derslerde tanık olduğum olaylar hiç iyi değil örneğin. sürekli müdahale eden ebeveynler, ebeveynsiz konuşamayan öğrenciler, ağlayanlar…. canım yanıyor her seferinde.

farkında olmak ilk adımdır

birileri şunu da sorabilir haklı olarak: iyi de hocam bunlarda sizin suçunuz da yok mu? elbette vardır. sıfır diyemem. ancak şunu da belirtmek isterim ki farkında olmak sorunu çözmek için atılan en önemli adımdır. sene başından itibaren bunun üzerinde velilerimle çok konuştum ama olmadı, olamadı. ezber, test, yüzeysel akademik başarı önceliğimin olmaması da çocuklarımı bu konuda baskı altına almadığımı gösteren bir veri ayrıca.

demem o ki; okulla tanışan sonra pandemiyle süren okulun ilk yıllarında ki çocuklarımızda ciddi özgüven problemleri yaşayacağız. ve bu toplumsal bir sorunun da taşları olacak önümüzdeki yıllarda. zaten çok geç kaldık ama sırf bunun için bile sağlık şartları sağlanarak okullar açılmalıdır.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

3 Kitap Sana 1 Kitap Ona

Eğitim Kolektifi’nden aldığınız her 3 kitap, bir köy okulu kütüphanesine kitap armağan ediyor.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Okudu Yazdı Demeyin! İşte 1. Sınıfların Eğitim Hayatını Değiştirecek 5 Taktik

İşte 1. Sınıfları Başarıya Taşıyacak 5 Alışkanlık

İlkokula başlamak hem çocukların hem de ailelerinin hayatlarındaki en önemli dönemeçlerden biridir. Okuma yazma öğrenmek küçük çocuklarınızın hayatlarını kökten değiştirir. Bilgiye doğrudan ulaşabilmek –okuldaki sosyal deneyimlerle birleştiğinde- çocuğunuzu eskisinden çok…
öğrencilerimize not verirken ne kadar adiliz

Öğrencilerimize Not Verirken Ne Kadar Adiliz?

Öğrencilerin öğrenme performanslarının adil bir şekilde değerlendirilmesi ve sonucun doğru amaçlarla kullanılması bir başka deyişle öğrencinin hak ettiği notu alabilmesi eğitimin önemli basamaklarındandır. Bununla birlikte pek çok eğitimcinin ölçme ve…
Sınavlar aynı zamanda öğrencilerin geldiği ve gelecekte içine gireceği sosyo-ekonomik sınıfın da bir göstergesi.

21. Yüzyıl Okulunu 19. Yüzyıl Teknikleriyle mi Yaratacağız?

Bu makaleyi dinleyebilirsiniz Son günlerde eğitimle ilgili en çok tartışılan konuların başında okulların yakın gelecekte yaşayacağımız teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşüme uyum sağlayıp sayılayamayacağı geliyor. Uzmanlara göre okullar ayak sesleri…

Dosyalar

Reklam
Menü