Öğretmenler de Tükenir: Öğretmenlerde Mesleki Tükenmişliğin 3 Evresi

Eğitim PolitikalarıEğitimciler İçin

 

Öğretmenlik Kariyer Sınavına girdiniz mi? Haftalar boyunca başka hiçbir şey yapamadan sınava çalıştınız mı? Peki Öğretmenlik Meslek Kanunu tartışmaları size neler hissettirdi? Bütün bu tartışmaların içinde mesleğinizi sürdürürken her zamankinden daha kırgın, duyarsız hatta öfkeli hissettiğiniz oluyor mu? Hissettiklerinizin sizi giderek mesleki tükenmişliğe doğru götürebileceğini düşünüyor musunuz?

Tükenmişlik sendromu başka meslekler için sıklıkla dile getirilen bir kavram. Peki öğretmenler tükenmişlik hissetmezler mi? Öğretmenlerin mesleklerinden vazgeçecek kadar yorgun, kırgın, bıkkın oldukları anlar olmaz mı?

Tabi ki olur. O zaman neden öğretmenlerin mesleki tükenmişliğinden çok daha az söz edilir? Çünkü öğretmenliği meslek olarak seçen kişiler çoğunlukla daha fedakar, mesleki adanmışlığı daha yüksek kişilerdir. Bu nedenle de hissettikleri tükenmişliği -diğer mesleklerdeki kadar- rahatça dile getirmez, yüksek sesle şikayet etmez, yakın arkadaşlarıyla paylaştıktan sonra üstünü örterler. Öte yandan, öğretmenler mesleki koşullarındaki olumsuzlukların sınıfa taşınmaması gerektiğinin de bilincindedirler. Çoğu zaman yaşadıkları olumsuz duyguları kendi içlerinde çözmeyi tercih ederler.

Oysa İngiltere’de 2020’de gerçekleştirilen bir çalışma öğretmenlerin yüzde 84’ünün aşırı stresli olduğunu,  yüzde 51’inin sık sık mesleğini bırakmayı düşündüğünü, yüzde 68’inin aşırı iş yükü altında yıprandığını belirtiyor. İngiltere’de durum buysa ülkemizin öğretmenlerinin çok daha derin olumsuzluklar hissettiğini kötü yazmak için büyük araştırmalara gerek olmayacaktır.

İşaretleri Doğru Okumak Önemli!

Uzmanlar meslekte gerçekçi olmayan hedeflerin varolmasının, kişinin hak ettiği saygıyı görememesinin, çalışma ortamının stresli olmasının, işin maddi karşılığının alınamamasının mesleki tükenmişliği arttıran koşullar olduğunu  belirtiyorlar.

Bütün Hayatı Ele Geçirebilir

Biliyoruz ki işaretleri fark edilmemiş bir mesleki tükenmişlik kişilerin sadece çalışma performansını düşürmez. Böyle duygular, kısa zaman sonra kişilerin bütün hayatını ele geçirir; aile hayatlarını, arkadaş ilişkilerini ve bir bütün olarak duygularını olumsuz etkiler.  Tükenme sürecinde yaşanan fizyolojik sorunlar, duygusal bütünlüğün bozulması gibi sonuçlar da görülebilir. Aşırı yorgunluk, uykusuzluk, sinirli olma hali, alkol bağımlılığı, sosyal ilişkilerin bozulması, obezite, kaygı bozuklukları, depresyon hatta kalp hastalıkları, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve buna bağlı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle kişinin kendini gözlemlemesi  ve doğru analiz etmesi önemlidir.

Genel inanışın aksine tükenmişlik sadece uzun yıllar görev yapmış kişilerde değil mesleğinin ilk yıllarındaki kişilerde de görülür.  Gençlerde görüldüğünde depresyonla karışıtırılsa da iki sendrom birbirinden farklı nedenlerden ortaya çıkar.

  • Kişinin işi ile bağ kuramaması, işinde istediği anlamı bulamaması,
  • İşinde kontrol ya da sorumluluk alanının olmaması, yaptıklarının değer görmemesi,
  • Baskı ya da huzursuzluk olmaması,
  • İşini yaparken saygı görmemesi gibi nedenler bu duyguyu tetikleyebilir.

Hemen her meslekte tükenmişliğin 3 basamağı olduğunu söyleyebiliriz.

1. Evre: Enerji Patlaması

Çoğu zaman bir tükenmişlik patlamasından hemen önce zihnimiz ve bedenimiz beklenenden çok farklı bir tepki verir. Bu, beklenenden öyle farklı bir tepkidir ki  yorgunluğumuzla, bıkkınlığımızla yüzleşmemizi engeller. Bu tepki bir enerji patlamasıdır. Çoğumuz zihinsel, fiziksel veya duygusal bir çöküşten önce kendimizi aşırı enerjik hissederiz.

Bedenimiz, bizi bir maratonun bitiş çizgisine ulaştırması gerektiğini düşünür; yaşadığımız stresi yönetmemize yardım edebilmek için geçici bir başa çıkma enerjisi yaratır. İşte bu enerji yaşadığımız tükenmişliği perdeleyebilir. Oysa sağlıklı, sürdürülebilir enerji ile sonunda tükenmişliğe yol açan ve stresten beslenen enerjiyi ayırt etmek önemlidir.

Bu enerji patlaması aynı zamanda daha fazla sorumluluk üstlenmemize de neden olur. Yeni projeler, ek dersler gibi sorumluluklarla haftamızı doldururuz. Bu aşırı yük kısa süre sonra kendimizi daha yılgın hissetmemize neden olabilir.

2. Evre: Mesleğe Duyarsızlaşma

Pek çok sorumluluk üstlenilen ve aralıksız çalışılan dönemin ardından bir yabancılaşma zamanı gelir. Bu dönemde, kişi ne yaparsa yapsın hedeflediği sonuca ulaşamayacağı, yaptıklarının fark edilmeyeceği, emeklerinin sonuç vermeyeceği duygusuna kapılır.

Aniden karamsar ve olumsuz duygular hissetmeye başlar. Kişi meslektaşlarına, idarecilere hatta birlikte çalıştığı yakın arkadaşlarına öfke ya da kırgınlık hissedebilir. Sorumlu olduğu öğrencilere karşı duyarsızlaşmak, her zamanki kadar çalışmamak, iletişim kurmaktan, kendini açıklamaya çalışmaktan,  sosyal ilişkilerden kaçarak kendi içine dönmek bu sürecin tutumlarıdır.

3. Evre: Aşırı Yorgunluk ve İsteksizlik

Son evre kişinin konsantre olarak çalışmak konusunda isteğini kaybettiği dönemdir. Su evrede kişi sadece işini yapmak konusunda değil evden çıkmak, evdeki sorumluluklarını yerine getirmek, hayata karışmak konusunda da isteksizdir. Uzun süre uyumak, içe kapanık olmak, kolayca duygulanmak gibi belirtiler bu süreçte görülebilir.

Kendi İyiliğinizden Siz Sorumlusunuz

Öğretmenler olarak kendimizi ‘hak ettiğimiz kadar değerli’ hissettirecek düzenlemeleri devletten beklemek sonuçsuz bir eylem olacağına göre  yapmamız gereken en önemli şey kendimizi korumanın kendi sorumluluğumuz olduğunu hatırlamaktır.

Öğretmenler olarak çoğumuz yaptığımız işin kendimizden daha değerli olduğuna düşünürüz. Çocuklarımız önemli bir sınava hazırlanıyordur, konuların zamanında bitirilmesi çok önemlidir, bire bir ilgilenmesi gereken öğrenciler vardır. Bir başka deyişle öğretmenlerin kendilerinden vazgeçmek için her zaman gerekçeleri vardır.

Oysa tükenmişlik sendromunu yönetmenin yolu kişinin kendisiyle ilgilenmesinden geçer. Kendimizi düşünmek, zaman ayırmak, kendimizi nelerin  mutlu edeceğini fark etmek; hayatın gerçek değerleri ve ödüllerini anlamak için düşünmek iyileşmeye giden kapıyı aralayacaktır.

Sınırları Çizmek Kontrolün İlk Adımı

  • Böyle olumsuz duygular hissettiğimiz dönemlerde mesleki sınırlarımız üzerine yeniden düşünmek; kendimizi daha fazla zorlamaktan kaçınmak için fazla söz vermemek, aşırı sorumluluk üstlenmemek önemlidir.
  • Tükenmişliğe yol açan bir başka hata  hafta sonları ve tatillerde de çalışmayı sürdürmektir. Stresi ve olumsuz duyguları yönetmek için hafta sonlarını ve tatiller değerlendirilebilir.
  • Profesyonel destek almak kişinin içinden geçtiği süreci doğru algılamasına ve yönetmesine yardımcı olabilir.

 

 

 

Etiketler: öğretmenlerde mesleki tükenmişlik

İlginizi Çekebilir

Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin

Eğitim Kolektifi’nin Büyümesine Destek Olun!

İçeriklerimizi beğeniyorsanız daha fazla okuyucunun bize ulaşmasına destek olun.
Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edin, Beğenin, Paylaşın.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.

milli eğitim bakanı olsaydım kitap
eğitim kolektifi milli eğitim bakanı olsaydım kitap satın al

Milli Eğitim Bakanı Olsaydım

Orijinal fiyat: 150 ₺.Şu andaki fiyat: 90 ₺.

Ahmet Yıldız, Ayşegül Kanal, Cem Demirayak, Gözde Durmuş, Engin Karadağ, Erdal Atıcı, Erdal Küçüker, Esergül Balcı, Fevziye Sayılan, Feyzi Coskun, Gökçe Güvercin-Seçkin, Gözde Durmuş, Hasan Aydın, M. Cansu Balcı, Meral Uysal, Mustafa Gazalcı, Niyazi Altunya, Nurcan Korkmaz, Orhan Özdemir, Reşide Kabadayı, Rıfat Okçabol, Selen Balcı, Ş. Erhan Bağcı, Vildan Özdemir
Eğitim Kolektifi Yayınları
Reklam

En Yeniler

En Popüler

Dosyalar

Reklam