Okulda İlk Günler: Okul Korkusu Nedir? Nasıl Önlenir?

Aileler İçinGenel
Aileler İçinGenel
Okul Korkusu Nedir
Reklam

Bir çocuk için büyümek, gelişmek ve yeni şeyler denemek bir yanıyla çok zevkli, eğlenceli ve heyecan vericidir. Ancak her yeni deneyim eğlenceli ve zevkli olmayabilir.  Yaşamın farklı gelişim süreçleri bir yandan kişiye olgunluk ve gelişim sağlarken bir yandan da o döneme ait çatışmaları, zorlanmaları ve problemleri beraberinde getirir. Evlenmek, çocuk sahibi olmak, yeni bir işe girmek, bir işten çıkartılmak, iş yerinde terfi almak gibi yeni durumlar bir yetişkinde nasıl korku uyandırıyorsa OKULA BAŞLAMAK da bir çocuk için bir başlangıç, bir değişim olması nedeniyle okul korkusu yaşanmasına neden olabilir.

Okul Korkusu: İşaretleri Okumak

Çocukların okuldaki ilk günlerini heyecanlı ve kaygılı yaşaması normal ve beklenen bir durumdur. İlk kez okula adım atacakları zaman, anne babalarından ve evlerinden bir süreliğine ayrılmanın endişesini duyabilir, bunu istemeyebilir ve buna direnebilirler. Bu olağan zorlanma çoğunlukla birkaç gün içinde azalarak ortadan kalkar ve uyum sağlanır.

Ancak daha derinlerde yaşanan kaygının işaretlerini okumak önemlidir. Çocukların davranışları bize daima bir şifre verir ve durumu isabetli değerlendirebilmemiz için bizim onları deşifre etmemiz gerekir, çünkü çocuklarda oluşan davranış değişimleri; korku, kaygı, kızgınlık veya üzüntü gibi yoğun duyguların bir ifadesidir, bazen bir imdat çığlığı ya da ikaz alarmı niteliğindedir.

Okul korkusu da farklı şekillerde kendini gösterebilir. Bazen çocuk okula gitmek istemez, zorlamalar karşısında kaygı duyar, panik içine girer, midesi bulanır, kusar, ağlar ve gitmemekte direnir. Çocuk neşesizdir, uykuya dalmakta güçlük çeker. İştahı kesilir, ödevlere karşı ilgisi azalır. Her sabah başı, karnı ağrır, midesi bulanır. Bazen okula gitmeyeceğini söyler. Neden olarak, öğretmenden korktuğunu ya da arkadaşının kendisini rahatsız ettiğini söyleyebilir. Bazıları da tanımlayamadıkları bir korkudan söz ederler. Çoğu zaman evde rahattırlar. Şiddetli okul korkusunda evde de huzursuz olabilirler. Aile bireyini (genellikle anne) bir yere bırakmaz, peşinden dolaşır.

Okul korkusu daha yoğun yaşandığında, çocuklarda pazar geceleri ya da pazartesi sabahları ani karın ağrıları, mide bulantıları veya baş ağrıları görülebilir. Okula gitmeleri gereken günlerde ve okul saati yaklaştıkça artan bu bedensel şikayetler evde kalmalarına izin verildiğinde birkaç saat içinde geçebilir.

Korku, bazen kendini öfke krizleri, huysuzluk nöbetleri olarak da gösterebilir. Bazı çocukların ise okulun açılma tarihi yaklaştıkça birden aşırı hareketli hale gelmesi ya da tamamen sessizleşip içine kapanması yine bu korkulara bağlı gelişen davranış değişimleridir.

Okul Korkusu Neden Olur?

Bazen çocukların okula gitmeye direnmesi, belirli korku ve endişeler yaşamasının altında yatan gerçekçi sebepler de olabilir. Evde hasta bir ebeveynin olması, yeni bir bebeğin varlığı çocuğun evden ve ayrılmasını zorlaştırabilir ya da yaşanan bir kayıp, bir ayrılık çocuğun güvenlik hissini ve kırılganlığını hassaslaştırmış olacağından çocuk yalnız kalmak, güvendiği ve sevdiği yakınlarından uzak olmakta geçici bir zorlanma yaşayabilir.

Bağımlı, ilişki kuramayan, arkadaşları ile oyunu reddeden, anne ile ilişkisi sağlıklı organize edilememiş bir çocuğun da okula başlamak istememesi sık sık görülen durumlardandır.

Okul Korkusunu Yenmek İçin Ebeveynlere Öneriler

Gerçek Kaygı Nedenini ve Duyguyu Bulun.

  • Çocuğunuzun tam olarak neden korktuğunu, nelerin onu kaygılandırdığını anlamaya çalışın. Okulda neler yaptığını, öğretmeni hakkındaki duygularını, arkadaş edinip edinemediğini, yeni sınıfı hakkındaki gözlemlerini sorun ve dikkatlice dinleyin. Duyduklarınız çocuğunuzun gerçek kaygısını bulmanız için size yol gösterecektir.
  • Duyduklarınız bir ya da iki temel olumsuz duyguyu keşfetmeniz sağlayacaktır.  Çocuğunuzun yaşına uygun bir dil kullanarak, benzer duyguları hissettiğiniz kendi deneyimlerinizden söz edin; işe başladığınız ilk gününüz ya da yeni bir şehirdeki ilk saatleriniz gibi…
  • Çocuğunuzun kendi duygusunu anlatması, yansıtması için bir uygulama yapın. Bunu çocuğunuzun tercih ve eğilimlerine göre siz seçebilirsiniz. Dilerseniz bir resim yapmasını önerebilir ya da okulda ilk günü oyuncaklarla canlandırabilirsiniz.

Kendi Tutumunuzu Gözden Geçirin.

  • Bazen çocuğun okula başlama konusunda hissettiği kaygının nedeni annenin de ayrılık konusunda kaygılı olmasıdır.  Annenin ‘Sen okuldayken seni çok özleyeceğim.’, ‘Okula başlayacağın için korkuyor musun?’ gibi cümleleri çocuğa okula başlamanın kaygılanılması gerekli bir durum olduğu mesajını verir. Bu nedenle annenin kendi dilini ve tutumunu gözden geçirmesi önemlidir.
  • Benzer şekilde çocuğunuzu okula bırakırken sakin ve olumlu kalmak; endişeli bir yüz ifadesiyle veya özür diler, üzülür bir tavır takınmamak da önemlidir. Daima gülümseyerek el sallayın, ne zaman döneceğinizi ve onu hangi saatte alacağınızı anlattıktan sonra olumlu bir tonda vedalaşıp arkanızı dönüp ayrılın. Ağlasa bile, tekrar tekrar geri dönmeyin. Okulun ve öğretmenin yönergelerine uyun. Okul çıkışında almaya geldiğinizde veya evde karşıladığınızda gülümseyerek karşılayın.
  • Çocuğun korkuları ve tepkileri karşısında sakin ve kontrollü kalın. Paniklemeyin, endişelenmeyin; unutmayın ki sizin duygularınız ve tepkileriniz çocuklar için bir referans oluşturur. Siz endişelenirseniz veya onun korkuları ve direnci karşısında siz paniklerseniz, çocuk daha fazla panikler, bir kısırdöngü başlar.

Evde Tutarlılığınızı Koruyun.

  • Anne-baba olarak aranızda net bir fikir, tutum ve davranış birliği kurun; sınırlarınız ve kurallarınız arkasında istikrarlı ve kararlı bir biçimde durun. “Çocuklar okula gider” gerçeği ikiniz arasında ve çocuk karşısında net olsun. Ebeveynlerden biri çocuğun okula gitmesi gerektiğini söylerken, diğerinin, bugün karnı ağrıdığı için gitmese de olabileceğini söylemesi, özellikle de okulun ilk günlerinde uyumu ve gelişimi ciddi ölçüde sekteye uğratır.
  • Çocuğun okula gitmediği günlerde (ki bu çok nadir olmalı), evde kaldığı saatleri olabildiğince sıkıcı bir hale getirin. Uzun uzun televizyon seyretmesine, sizin günlük programınıza dahil olup sizinle birlikte gezmesine veya alışveriş yapmasına izin vermeyin. Çocuğun okuldan uzun süre ayrı kalması eğitim hayatı için bir risk oluştururken, her defasında uyum sağlamasını da zorlaştırır.
  • Okulla ve öğretmenle iletişim halinde olun; gözlemleri ve gelişmeleri paylaşın. Öğretmenle işbirliği içinde olmanız, çocuğunuzun okulu, öğretmenini ve arkadaşlarını benimsemesini kolaylaştıracaktır.
  • Attığı her küçük adımı mutlaka fark edin ve takdir edin; bazen ödüllendirin.

Bu makale ilginizi çektiyse ‘Utangaç Çocuklar İçin 6 Adımlık Plan’ adlı makalemize de göz atabilirsiniz.

Bu makalenin yazılmasında aşağıdaki makalelerden de faydalanılmıştır.Diane Peters Mayer, Helping School Refusing Children and Their Parents: A Guide for School-Based Professionals, Andrew R. Eisen, Linda B. Enlger, Paperback – July 2006

Helping Your Child Overcome Separation Anxiety or School Refusal: A Step-by-Step Guide For Parents

Etiketler: , , , ,

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

eğitim kolektifi kitaplar
Reklam

En Yeniler

En Popüler

Dosyalar

Reklam
Menü