Seni Yeneceğiz Covid 2: Çocuklar da Mağara Sendromu Yaşıyor mu?

Aileler İçinGenel
Aileler İçinGenel
Seni Yeneceğiz Covid 2: Çocuklar da Mağara Sendromu Yaşıyor mu?
Reklam
A+ A-

Bir yıldan uzun bir süre evlerde kaldık. Kimseye sarılamadık, parklarda oynayamadık, kalabalık ve mutlu sofralarda yemek yemedik, birbirimizin gülüşlerine dahi hasret kaldık. Şimdi ise yavaş yavaş eski normale geri dönme zamanı. Peki çocuklarımız buna hazır mı?

Northwestern Üniversitesi’nde psikiyatri ve davranış bilimleri profesörü olan Jacqueline Gollan, evlerde kapalı ve hastalık korkusuyla geçirilen bir yılın ardından eski normallere dönmenin ve evlerden çıkmanın bazı çocuklar için zor olabileceğini belirtiyor.  Gollan’a göre “Pandeminin hayatımıza getirdiği  değişiklikler, yaşamın birçok alanında yansımalarıyla birlikte hastalık ve ölüm riski nedeniyle çok fazla endişe yarattı” diyor. “Bazı yetişkinler ise aşılanmış olsa bile, risk ve olasılığı fazla tahmin ettikleri için bu korkudan kurtulma konusunda hala zorlanıyorlar.”

Evden Ayrılma Korkusu: Mağara Sendromu

Amerikan Psikoloji Derneği tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, ankete katılan yetişkinlerin yüzde 49’unun pandemi sona erdiğinde yüz yüze etkileşimlere geri dönmekten rahatsızlık duyacağını gösteriyor. Hatta COVID-19 aşısı olanların yüzde 48’i de aynı şekilde hissettiklerini söylüyorlar. Bu korkunun bir de adı var: Mağara Sendromu. Bu sendrom insanların evlerinin dışına çıkmaktan duydukları kaygıyı ve kendi küçük alanlarında hissettikleri güveni simgeliyor.

Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nde psikiyatri doçenti olan Alan Teo, mağara sendromunu üç faktöre bağlıyor: alışkanlık, risk algısı ve sosyal bağlantılar. “Hastalık risklerini azaltabilmek adına maske takmayı, fiziksel mesafeyi veya sosyal mesafeyi öğrenmemiz gerekiyordu” diyor ve ekliyor “Bir alışkanlığı edindikten sonra bırakmak çok zordur. Gerçek risk miktarı ile insanların risk olarak algıladıkları arasında bir kopukluk var, yalnız ve kimsesiz ölme riski insanlara çok korkutucu geliyor.”

Savunma Mekanizmalarınızın Farkıda mısınız

Peki ya çocuklar?

Yetişkinler, farklı nedenlerle COVID öncesi yaşamlarına devam etmek konusunda isteksizler. Peki ya çocuklarda durum nasıl?  Ne olduğunu tam olarak bilemedikleri, nasıl etkileneceklerini anlayamadıkları ve okullarına bile gidemedikleri bu zorlu dönem onlara hangi kaygıları yaşatıyor? Çocuklarda kendi mağaralarında gizlenip saklanmak istiyorlar mı?

Yanıt olumlu. Bu konudaki istatistikleri  gösteren herhangi bir araştırma olmasa da bazı çocukların evlerinden çıkma konusunda en az yetişkinler kadar kaygılı olabileceğini biliyoruz. Özellikle ebeveynleri Covid konusunda fazla hassas davranan çocuklar, hem hastalık hem de hayata uyum sağlamak konusunda daha ürkek davranıyorlar. Böyle çocuklar, yaşıtlarına göre maskelerini çıkarmak konusunda da endişeli oluyor, sıklıkla ellerini yıkıyor ve çevrelerindeki objelere dokunmak, arkadaşlarıyla yakınlaşmak konusunda da çekingen oluyorlar.

Bu nedenle bir çocuğun yeniden gerçek hayata katılabilmesinin ene temel koşulu anne babasının tutumlarını gözden geçirebilmesi. Ebeveynlerin ev dışındaki hayata kolay uyum sağlaması çocukların da özgüvenlerini yükseltiyor.

Öte yandan bazı çocuklar dışarıya çıkmaya korktukları için değil evdeki faaliyetler çok daha konforlu olduğu için de evde kalmayı tercih edebiliyorlar. Ev faaliyetlerinin büyük bölümünün ise ekranlı oyunlar olduğunu biliyoruz. Çocuklar tekrar tekrar izledikleri videoların, yüzlerce kez oynadıkları oyunları dışarıya çıkıp yeni arkadaş edinme işinden daha risksiz buluyor ve giderek daha fazla içlerine kapanıyorlar.

Gençlerde Hikikoromi Riski Oluşabilir

Çoğunlukla gözden kaçsa da mağara sendromunun ergen ve gençleri pençesine alma riski diğer yaş gruplarından daha yüksek olabilir. Hatta uzun süren covid karantinası çocuklardan daha çok ergenlerin evlerine hatta küçük odalarına kapanmalarıyla sonuçlanabilir.

Alan Teo’ya göre özellikle ergenler ve genler açısından bir başka risk daha var. O da derinleşen mağara sendromunun çoğunlukla ergenlerde görülen  hikikoromiye dönüşmesi.  Peki bu değişik adlı hastalık nedir ? Hikikoromi, insanların, aylar süresince eve kapanmalarına, geniş alanlara çıkmaktan, evlerinin hatta odalarının dışına çıkmaktan korkmalarına; arkadaş ortamlarından geri çekilmelerine Japonların verdiği isim. Tıpkı Japonya’daki gibi dünyanın diğer bölgelerinde de en çok ergenler ve gençler arasında görülüyor. Çoğu zaman en önemli nedeni ekrana ve teknolojiye fazlaca maruz kalmak.

Hikikorominin en kolay etkilediği kesim ergenler ve gençler.  Teo, “Şu anki altın soru bu kadar nadir görülen bir rahatsızlığa neden olan duygu durumlarının yaygınlığının COVID-19’un bir sonucu olarak artıp artmayacağıdır” diyor , “özellikle riskin daha yüksek olduğu gençlerde veya ergenlerde…”

Ne Zaman Destek Almalıyız?

Peki ergen çocuğumuz evden çıkmayı reddeder ve uzun süreler boyunca odasında kalırsa ne yapılmalı? Mağara sendromundan muzdarip çocukların profesyonel tedaviye mi yoksa biraz daha fazla uyum süresine mi ihtiyacı var? Bu sorunun yanıtı çocuğunuzun yaşadıklarının ne kadar ciddi olduğuna bağlı olarak değişiyor. İlk gözlemlemeni gereken çocuğunuzun odasında zamanını nasıl geçirdiği. Eğer çocuğunuzda sadece isteksizlik, yorgunluk, depresyon veya kaygı bozukluğu belirtileri varsa yaşamda amaç duygusu geliştiren önlemler önerilir: meditasyon, inanç çalışması, dua, oyun oynama veya müzik dinleme gibi.

Daha aşırı düzeyde kaygı tedavisi, korkularını gidermek için kişiyi yavaş yavaş stresli bir duruma maruz bırakan bilişsel terapi veya başka tedaviler sunabilen bir ruh sağlığı uzmanı ile etkili psikoterapi gerektirir. İlaç da bazen kullanılabilir.

Kaynak:
Bu yazının hazırlanmasında   https://www.scientificamerican.com/article/cave-syndrome-keeps-the-vaccinated-in-social-isolation1/  adlı makaleden faydalanılmıştır.
Etiketler: , , ,
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

3 Kitap Sana 1 Kitap Ona

Eğitim Kolektifi’nden aldığınız her 3 kitap, bir köy okulu kütüphanesine kitap armağan ediyor.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Okudu Yazdı Demeyin! İşte 1. Sınıfların Eğitim Hayatını Değiştirecek 5 Taktik

İşte 1. Sınıfları Başarıya Taşıyacak 5 Alışkanlık

İlkokula başlamak hem çocukların hem de ailelerinin hayatlarındaki en önemli dönemeçlerden biridir. Okuma yazma öğrenmek küçük çocuklarınızın hayatlarını kökten değiştirir. Bilgiye doğrudan ulaşabilmek –okuldaki sosyal deneyimlerle birleştiğinde- çocuğunuzu eskisinden çok…
çocuğumun hiç arkadaşı yok

Çocuğumun Hiç Arkadaşı Yok!

Çocuğunuzun okulda arkadaşı yok mu? Çocuğunuz yalnız ve mutsuz mu? Çocuğunuz arkadaşı olmadığı için okula gitmekte zorlanıyor mu? Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor mu diyorsunuz? Çocuğunuzun arkadaşlık kuramama nedenleri nelerdir ve…
Öğretmenler Fen Bilgisi derslerinde konuya ‘değinerek’ ya da öğrencilere hayatlarından uzak örnekler vererek bir farkındalık yaratamayacaklarını biliyorlar.

Çevre Okuryazarlığı Nedir? Neden Önemlidir?

Çevre her zamankinden çok daha fazla gündemimizde. Belki de tarihinde ilk kez, modern insan kendi konforlu tercihlerinin ekosistem üzerindeki etkileriyle yüzleşiyor; gelecek kuşaklar için endişe duyuyor ve harekete geçmeye çalışıyor.…

Dosyalar

Reklam
Menü