Sınıf Yönetiminizi Güçlendirecek 7 Etkili Öneri

0
Sınıf Yönetiminin İlkeleri
Sınıf Yönetiminin İlkeleri

1950’li yıllarda iki psikolog sınıf disiplininin bir ‘yan etkisini’ keşfettiler. Eğer arkadaşlarını rahatsız eden bir öğrenci öğretmeni tarafından sertçe uyarılıyor ve bu davranış söndürülüyorsa, bir süre sonra diğer öğrenciler bu davranışı tekrarlamaya başlıyorlardı. Kounin ve Gump ‘Dalgalanma Etkisi’ adını verdikleri bu öğrenci tepkisiyle sınıf içi disiplinin bazı ters sonuçları olabileceğini gösteriyorlardı.

İki uzmana göre sınıf kurallarına uymayan öğrenciye öfkelenmek ya da üzerinde baskı oluşturmak yerine davranışının sınıfa neden uymadığı konusunda sakin ve açık bir dille bilgiler vermek gerekiyordu.

Sınıf Yönetimi: Hala En Önemli Sorunlardan

Yıllar sonra, sınıflarda sakin ve yönetilebilir bir iklim sağlamak öğretmenler için hala önemli gündem maddelerinden biri. Özellikle mesleğe yeni atılmış öğretmenler sınıfta uyumsuz davranan öğrencilere karşı nasıl davranacakları konusunda yeterince hazır hissetmediklerini ve bu konuda yeterince teorik eğitim almadıklarını belirtiyorlar. Bu deneyimsizlik de eğitime ayrılması gereken zamanın büyük bölümünün disiplin ve kontrol gibi işlerle geçmesine ve öğretmenin kendisini yetersiz ve kaygılı hissetmesine neden oluyor.

Öte yandan güncel araştırmalar da Kounin ve Gump’ın yıllar önce söylediğinin doğruluğunu kanıtlamaya başladı. 2016 yılından gelen bir araştırma in  -örneğin öğrencilere ‘Gülüşmeyi bırakın!’ diye bağırmanın- istenmeyen davranışı kısa bir süre için söndürdüğünü ve davranışın kısa süre ve daha inatçı bir şekilde geri geldiğini gösterdi.

Bu araştırmada bağırılan çocuklar kendilerini kırgın ya da öfkeli hissettiklerini, duygularını ifade etmekte zorluk çektiklerini ve hissettikleri duygusal kopukluk nedeniyle dersi dinlemeyi bıraktıklarını belirtiyorlardı. Böylece öğretmenlerin bağırarak öğrencisini durdurmaya çalışması, tam tersine istenmeyen davranışı arttıran ve belirli öğrencilerin kendilerini sınıf dışı hissetmelerini sağlayan sınıfa bir kısır döngü haline geliyordu.

Sınıf Yönetiminizi Güçlendirecek 7 Öneri

Bu bakış açısından yola çıkarak size sınıf yönetimiyle ilgili bazı önerilerde bulunmak istiyoruz. Önerilerin hepsinin temelinde istenmeyen davranışların oluşmasından sonra verilecek tepkilerle değil henüz ortaya çıkmadan önce söndürülmesi fikri yatıyor. Bir başka deyişle önerimiz  istenmeyen davranışların ortaya çıkmayacağı bir sınıf ikliminin temellerini atmak. İşte size öğretmenler tarafından aylaşılmış 7  önerisi:

Kapıda karşılama öğretmenlere sınıfın iklimi belirlemede yardımcı oluyor, çocukların derse katılımını %20’lere yakın oranda arttırıyor.
Kapıda karşılama öğretmenlere sınıfın iklimi belirlemede yardımcı oluyor, çocukların derse katılımını %20’lere yakın oranda arttırıyor.

1. Öğrencilerinizi Sınıfınızın Kapısında Karşılayın

Öğrencileri sınıf kapısında karşılamanın son dönemlerde moda olmuş, abartılı bir davranış olduğunu; hatta sınıftaki kontrolünüzü azaltacağını düşünüyor olabilirsiniz. Ancak uygulamayı yapan öğretmenler bunun tam tersini söylüyorlar. Dünyanın farklı yerlerindeki pek çok öğretmene göre kapıda karşılama çocuğa nereye geldiği, kendisinden ne beklendiği, öğretmeninin kendisini bireysel olarak fark ettiği ve sınıfın yönetiminin kimde olduğu konusunda oldukça net bir fikir veriyor.

Bir başka araştırmaya göre ise kapıda karşılama öğretmenlere sınıfın iklimi ve duyguların tonunu belirlemede yardımcı oluyor, çocukların derse katılımını %20’lere yakın oranda arttırıyor daha önemlisi sınıf içindeki istenmeyen, dersi bölen davranışları da azaltıyor.

Bir Öğretmenin Kaleminden Küçük Başlayan Kuşak: Olan Geleceğimize Oluyor!
Öğrenciyle kurulan ilişkinin güçlülüğü oranında da öğrenci kendini sınıf içinde ‘var’ hisseder.

2. Öğrencilerle Yakın İlişkiler Kurun

Deneyimli öğretmenlerin kolaylıkla fark edebileceği gibi öğrencileri kapıda karşılamanın temelinde öğrenciyle iyi bir ilişki geliştirme hedefi yatar. Bunun hemen ardından da bu iyi ilişkiyi sınıfın içinde de sürdürmek gelir. Öğrenciyle kurulan ilişkinin güçlülüğü oranında da öğrenci kendini sınıf içinde ‘var’ hisseder.  Bu karşılıklı güven, özellikle öğrenmenin beklenen oranda gerçekleşmediği ya da çatışma olduğu zamanlarda hem öğrencinin hem de sınıfın düze çıkmasını sağlamaktadır.

Peki ilişkiyi güçlendirmek için ne yapılabilir? Öğrenciyi sadece istenmeyen davranışında ya da öğrenemediğinde değil başarılı olduğu zamanlarda da fark etmek; küçük bedensel onaylar, jestler kullanmak,  küçük hediyeler vermek  ilişkiyi güçlendirmek için kullanılabilir.

Öğrencilerin bazı derslerde kendi seçtikleri yerlerde oturmaları öğrencilerin sınıf aidiyetlerini ciddi miktarda yükseltiyor.
Öğrencilerin bazı derslerde kendi seçtikleri yerlerde oturmaları öğrencilerin sınıf aidiyetlerini ciddi miktarda yükseltiyor.

3. Sınıf İçinde Oturma Planını Etkin Kullanın

Her ne kadar öğrencilerin kendi oturma yerlerini seçmeleri onların sınıfa uyumlarını kolaylaştırsa da araştırmalar oturma yerlerine öğrencilerin karar vermesinin sınıfta hareketliliğin artmasına neden olduğunu gösteriyor.

Bununla birlikte oturma kararın sadece öğretmen tarafından verilmesi de sert bir duyguya neden olabiliyor. Bu nedenle öğrencilerin belirli derslerde kendi seçtikleri yerlerde oturmaları öğrencilerin sınıf aidiyetlerini ciddi miktarda yükseltiyor.

Bir başka uygulama öğrencinin kendi seçtiği oturma alanını –belirli sınırlar çerçevesinde- süslemesine, kendi eşyalarını yerleştirmesine izin vermek beklenenin çok üzerinde olumlu tepkiler yaratmaktadır.

Sınıfların küçüklüğü en çok temel matematik ve dil becerilerinin, okuma yazmanın öğrenildiği ilkokul yıllarında önemlidir.
Öğrencilerin küçük olumsuz davranışlarını görmezden gelmek ve olumlu davranışların -ne olduğunun altını çizerek- öğrenciyi övmek daha etkili bir tekniktir.

4. Davranışa Dönük Övgüler Yapın

Pek çok öğretmene göre, öğrencilerin küçük olumsuz davranışlarını görmezden gelmek ve olumlu davranışların -ne olduğunun altını çizerek– öğrenciyi övmek; istenmeyen davranışı nedeniyle öğrenciye kızmaktan çok daha etkili olmaktadır.

Bu uygulamayı yaparken öğrenciyi adını ve davranışını, başarısını söyleyerek övebileceğiniz gibi sınıfa ortak bir selenişte de bulunabilirsiniz. ‘Hepiniz çok iyi dinlediniz, Tebrikler!’ gibi..

Öğrencilere yönerge verirken dikkat edilecek bir başka nokta da olumsuz cümleler kurmamaktır. ‘Evde tembellik yapmayın’ yerine ‘’Bu akşam tekrarınızı yapın’ ya da ‘sakın ödevlerinizi unutmayın’ yerine ‘yarın sabaha bütün soruları yanıtlayarak gelin’ demek daha yapıcı bir komuttur.

Öğrenmeye ve uygun sosyal etkileşime olanak sağlayan davranışlar her öğretim yılının başında öğretilmeli ve pekiştirilmelidir.
Sadece kuralları değil, bu kuralların konmasındaki amacı da öğrencilerinize açıklayın.

5. Beklediğiniz Davranışları Açıkça İfade Edin

Öğrencilerinizden sınıf kurallarına uymalarını beklemeden önce neyi, nasıl istediğinizi örneklerle ifade edin. Hatta kuralların belirlenmesinde öğrencilerinizin de sürecin içine katın.

Sadece kuralları değil, bu kuralların konmasındaki amacı da açıklayın. Tek tek öğrencilere yönelik ‘Yasak, zararlı, cezalandırılır’ gibi sözcükler yerine bütün sınıfın davranışları sahiplenmesini sağlayacak ve kuralların ardındaki faydayı açıklayacak bir dil kullanın.

6. Sınıfta Ne Yaşandığını Gözlemleyin.

Hayallerimizde yaşattığımız öğretmenlik imgesi tahta başında gülümseyerek ders anlatmak ya da sınav kağıtlarını incelemek olsa da mesleğimizin gerçeği büyük oranda sınıftaki tutum ve davranışları yönetmekten ibarettir. Öğretmenin sınıftaki neredeyse bütün zamanını, ne yaparsa yapsın aynı zamanda sınıfı ve öğrencileri gözlemleyerek geçirmesi gerekir.

Öğretmenler erkeklerle aralarına daha geniş bir mesafe koyarak ve yüksek sesle; kız öğrencileriyle ise daha yakın mesafede, daha alçak sesle ve birebir konuşma eğilimdedirler.
Kuralların tüm öğrencilere ve davranış ihlalinin görüldüğü her zaman uygulanması demokratik bir sorumluluktur.

7. Kuralların Uygulanması Konusunda Tutarlı Olun

Sınıfta ilan edilmiş kuralların tüm öğrencilere ve davranış ihlalinin görüldüğü her zaman uygulanması demokratik bir sorumluluktur. Öğrencilerin kuralların bazı öğrencilere uygulanıp bazılarına uygulanmadığını fark etmeleri hem öğretmenin sınıfın yöneticisi olarak otoritesini sarsar hem de sınıfın kurallara uymasını engeller.

Kuralların tutarlı ve mantıklı bir şekilde uygulanması da öğrencilerin öğretmenlerine karşı güvenlerini arttıracak, sınıfta daha özgüvenli ve başarılı olmalarına destek olacaktır.

Kaynak:
Youki Terada’nın Edutopia’da yayınlanmış 8 Proactive Classroom Management Tips adlı makalesinden Ayşe Kaymaz tarafından uyarlanarak Türkçe’ye çevrilmiştir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz