TTB Raporu: COVID-19 ve Okulların Açılması Hakkında Değerlendirme ve Öneriler

Aileler İçinEğitim Politikaları
Türk Tabipleri Birliği COVID-19 ve Okullar Hakkında Değerlendirme ve Öneriler
Reklam
A+ A-

Türk Tabibler Birliği, pandemi döneminde okulların açılması hakkında bir tutum belgesini kamuoyuna duyurdu. Dünyadaki veriler ve uluslararası otoritelerin önerilerinden yola çıkaran Türkiye şartları için değerlendirme ve öneriler sunan  rapor, Haziran 2021 itibariyle ülkemizde okulların nasıl açılabileceği konusunda teknik bir yol gösterici olarak değerlendirilebilir. Türkiye, şu anda pandemi nedeniyle dünyada ilkokullarını en uzun süre kapalı tutmuş ülke; ortaokul ve liselerini ise en uzun süre kapalı tutmuş 2. ülke konumunda.  TTB Raporu aşağıdaki gibidir:  (Raporun orjinal metnine altta yer alan linkten de ulaşabilirsiniz.)

 

COVID-19 vaka sayılarında geçtiğimiz ay yaşanan ciddi artış toplumun tüm kesimlerini etkilemiştir. Etkili önlemlerin eksikliğinin yanı sıra virüsün daha hızlı yayılan varyantları tüm yaş gruplarında bulaşmayı hızlandırmıştır. Nisan ayında Türkiye dünyada en fazla COVID-19 vakası bildirilen ülkelerden biri haline gelmiştir.

Virüsün yayılımını önlemek için etkili önlemler almak ve en bulaştırıcı ortamları ve sektörleri kapamak yerine Türkiye bir kez daha çocuk ve gençleri pandemiye kurban etmiş, okul öncesi eğitim kurumları ile 8 ve 12. sınıflar hariç tüm kademeleri 15 Nisan 2021 itibariyle tüm ülkede kapamıştır. Bu kademeler de 29 Nisan 2021 de kapanmıştır. Bu durum, başta ilkokul çağı olmak üzere tüm öğrencilerin fiziksel, ruhsal ve sosyal açılardan sağlığını olumsuz etkilemekte, zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerini bozmaktadır.

Okulların bir yıldır kapalı olduğu ülkemizde bu kayıpların ne yazık ki telafisi yoktur. Daha fazla kaybı engellemek için Ramazan Bayramı sonrasında okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, köy ve belde okulları ve özel eğitim merkezleri her yerden daha önce açılmalıdır.

Bu doküman okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, köy ve belde okulları ve özel eğiti merkezlerinin acilen açılması talebimize temel oluşturan veri ve bilgileri ortaya koymakta, okulların tüm kademelerde sağlıklı bir şekilde açık tutulması için acilen yapılması gerekenleri sunmaktadır.

Çocuklar COVID-19 nedeniyle tehlikede değiller; toplumda yayılma için tehlikeli değiller.

  • Okul öncesi ve ilkokul yaş grubu, COVID-19 hastalığı için risk altında değildir ve toplumda COVID-19’un yayılması için ciddi bir risk yaratmamaktadır.
  • Aralık 2020’de İngiltere’de ortaya çıkan varyantın çocukları daha fazla etkilediği ya da çocuklarda hastalığın daha ağır seyretmesine yol açtığı yönündeki söylentiler, yapılan araştırmalarla çürütülmüştür.
  • COVID-19 B.1.1.7 varyantı yaşa özel bir tutulum yapmamakta, tüm yaşlarda virüsün yayılma hızını yaklaşık %50 oranında artırmaktadır.
  • Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi, 7 Nisan 2021’de yaptığı açıklamada buna ek olarak: “Daha hızlı bulaşan varyantların varlığında dahi okulların toplumdaki bulaşmayı artırdığına dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır” demiştir.
  • Beşikteki bebekten 90 yaşındaki bireye kadar her yaştan birey korona virüsü alabilir ve bulaştırabilir. Ancak korona virüse yakalanma ihtimali ve hastalığın ağır seyretmesi riski yaş azaldıkça keskin biçimde azalmaktadır.
  • Yirmi yaş altındaki kişilerin korona virüse yakalanma ve olumsuz etkilerine maruz kalma riski yetişkinlere göre çok daha düşüktür. Bu
    yaş grubunda korona virüse yakalanma riski yetişkinlerin yaklaşık yarısı kadardır 13. 5-15 yaş arasında bir çocuk korona virüs enfeksiyonuna yakalandığında hayatını kaybetme riski yüz  binde birdir (enfeksiyon fatalite hızı) 6- 65 yaşındaki bir kişi için bu risk yüzde bir olup 5 yaşındaki bir çocuğun riskinin 1000 katıdır. Toplum geneline bakıldığında, bir çocuğun korona virüs nedeniyle hayatını kaybetme ihtimali milyonda iki civarındadır (mortalite).
  • Bu Türkiye’de bir çocuğun trafik kazası nedeniyle hayatını kaybetme riskinden çok daha düşüktür.
  • Hastalığın toplumda yayılmasına katkıda bulunanların ağırlıklı olarak yetişkinler olduğu görülmektedir. Eldeki veriler bulaştırıcılığın yaşla birlikte arttığını göstermektedir.
  • Enfeksiyonu bulaştırma ihtimali yetişkinlere göre, 12 yaş altı çocuklarda daha düşük; 6 yaş altı çocuklarda ise çok daha düşüktür. Eve virüsü getirenlerin ağırlıklı olarak yetişkinler olduğu görülmekte, COVID-19 geçiren çocukların hastalığı büyük oranda birlikte yaşadıkları yetişkinlerden aldığı anlaşılmaktadır.

Okullar salgının ana yayılma merkezi değildir ve  vakalar toplumdaki yayılmanın bir yansımasıdır

Pandeminin başından beri okulların açık olduğu ülkelerde yapılan çalışmalar şunu net bir şekilde göstermektedir. Okulların kapanması COVID-19 yayılımını azaltmamakta; açılması ise COVID-19 vakalarını artırmamaktadır. Okullar bu salgında salgının ana yayılma merkezi değildir ve okullarda görülen vakalar toplumdaki yayılmanın bir yansımasıdır.

Hastalanan öğrenci ve öğretmenler, virüsü evinden ya da sosyal hayatından kapmakta, hastalığın okulda yayılımı sınırlı kalmaktadır 4 5 18. Yayılım olduğunda da, bu ağırlıklı olarak öğretmenden öğretmene bulaşma şeklinde gerçekleşmektedir. Öğrenciden öğrenciye bulaşma ise çok nadir görülmektedir.

Okullarda ve bakım ortamlarında çocuklarla bir araya gelmek öğretmenler ve diğer personel için ek risk yaratmamaktadır. Öğretmenler de toplumdaki diğer yetişkinler gibi ağırlıklı olarak virüsü yetişkinlerden almakta ve yine yetişkinlere bulaştırmaktadırlar.

Son olarak, çocukları okula göndermemek onları COVID-19’dan korumamaktadır. Okulların açık olduğu ülkelerde hastalanan çocukların büyük kısmının virüsü evlerindeki bir yetişkinden ya da restoran, düğün, vb. diğer kalabalık ortamlardan aldığı görülmüştür 18 23  Yani çocuklar okullarda başka çocuklarla birlikteyken, evlerinde ve diğer yetişkinlerle olduklarından daha güvendedirler.  Bu bilgilerin ortaya konduğu ülkeler ilkokullarda sınıf mevcutlarının 25-30 olduğu, ilkokullarda Şubat 2021’e kadar maske takılmayan, mesafe korunmayan Almanya, İngiltere, Hollanda gibi ülkelerdir. Yani ülkemizde sınıflar seyreltilerek sınıf mevcudu 25’in altına getirildiğinde Türkiye ile karşılaştırılabilir ortamlar olduğu görülmektedir.

Türk Tabipleri Birliği COVID-19 ve Okullar Hakkında Değerlendirme ve Öneriler

Şekil 1’de bazı Avrupa ülkelerinde 2020 sonbaharında ilkokullarda alınan önlemlerin bir kısmı özetlenmektedir. Aralık – Şubat döneminde bir çok Avrupa ülkesi yüz yüze eğitime ilkokullar da dahil olmak üzere ara vermiştir. Şubat 2021’den itibaren okulların açıldığı Avrupa ülkelerinde uygulamalar daha sıkılaştırılmış olmakla beraber çeşitlilik göstermektedir.

Örneğin, Almanya’da ilkokullarda sınıf mevcudu 15’in altında tutulmakta, öğrenciler artık maske takmakta ve öğrenciler ve öğretmenler COVID-19 için hızlı test ile haftalık olarak taranmaktadır. İngiltere’de ilkokullarda sınıflarda seyreltilme yapılmamakta (sınıf mevcutları yaklaşık 25-30), öğrencilerden halen maske takması istenmemekte, sadece öğretmenlere haftada iki kez hızlı test yapılmaktadır. Sınıfta bir kişinin COVID-19 pozitif çıkması durumunda tüm sınıf 14 gün karantinaya girerek evden eğitime devam etmektedir.

Hollanda’da ilkokullar her zamanki mevcudu ile devam etmekte (şehirlerde her sınıfta 25-30 öğrenci), öğrenciler ve  öğretmenler sınıfta maske takmamakta ve test yapılmamaktadır. Ancak sınıfta bir COVID-19 vakası çıkması durumunda tüm sınıf karantinaya girmektedir. 5 gün sonra test yapıldığında  sonucu negatif çıkan öğretmen ve öğrenciler okula dönebilmektedir. Fransa’da öğretmenlerin yanı sıra öğrenciler de artık maske takmakta, bazı okullarda isteyen öğrencilere test olanağı sunulmaktadır. Sınıflar seyreltilmemektedir (sınıf mevcutları 20-25 arasında). Tüm bu ülkelerde Ağustos 2020’den beri pencereler düzenli olarak açılarak sınıflar havalandırılmaktadır; özel havalandırma sistemi bulunmamaktadır.

Okulların kapalı kalması çocukların ruhsal, sosyal ve bedensel sağlığını son derece olumsuz bir şekilde etkilemekte, zihinsel, sosyal ve bedensel gelişimlerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açmaktadır.

Çocukların bir seneyi aşkın bir süredir eğitimden uzak kalması çocukların fiziksel, sosyal ve  zihinsel gelişimini sekteye uğratmakta, hatta geriletmektedir. Evde tutulan çocukların kasları ve kemikleri erimekte, vücut yağ oranları artmakta, bu da orta ve uzun vadede kanserler, diyabet gibi hastalıkların riskini artırmaktadır. Akranları ve diğer yetişkinlerle etkileşim  kısıtlanmış çocukların zihinsel gelişiminde duraklama, hatta gerileme yaşanmaktadır. Bu durum özellikle okul öncesi ve ilkokul çağında ön plana çıkmaktadır. Eğitime ara verilmesi öğrenme olanaklarını daraltmakta, bilişsel gelişmiş aksatmaktadır.

Çocuklar ve gençlerin hem fiziksel hem de ruh sağlıkları bozulmaktadır. Okulların kapalı kaldığı süre ne kadar uzun olursa bu zararların telafisi o kadar imkânsız hale gelmektedir. Sadece eğitim kaybı nedeniyle ülkemizdeki 5 milyon ilkokul çocuğunun her birinin ömür beklentisi bir yıl kısaldığı hesaplanmaktadır 1 25. Uzun vadede bu durum 5 milyon yaşam yılı kaybı anlamına gelmektedir.

Yüz yüze eğitimin durdurulmasından en fazla zararı gören kesim; zeka gelişimi, sosyal ve fiziksel gelişim açısından kritik dönemde olan okul öncesi ve ilkokul çocukları, sosyoekonomik şartlar nedeniyle köy ve beldelerde yaşayan çocuk ve gençler, düzenli eğitim ve  rehabilitasyona ara verilmesi durumunda ciddi ve kalıcı kayıplarla karşılaşan özel ihtiyaçları olan çocuk ve gençlerdir.

Okul öncesi ve ilkokul çağı çocukların uzaktan ders yapması bu eğitimin amacına ulaştığı anlamına gelmez. Her ne kadar resmi makamlar okulların kapanmasını ‘uzaktan eğitime geçildi’ şeklinde duyursa da özellikle ilkokul seviyesinde internet üzerinden yapılan derslerin eğitim ve öğretim amacına hizmet etmediği bilinmektedir. Uzaktan yapılan derslerin katılım koşulları dikkat ve öğrenme süreçlerini yeterince desteklememekte, bu nedenle öğretme ve öğrenmenin gerektirdiği beraberlik ve iş birliği koşulları yüz yüze eğitimdeki düzeyde sağlanamamaktadır. Ayrıca, her seviyeden milyonlarca çocuk ve gencin evlerinde uzaktan derslere sağlıklı bir şekilde devam etmek için gereken internet erişimi, cihaz (bilgisayar ya da tablet) ve oda gibi şartları bulunmamaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı EBA – Eğitim Bilişim Ağı ile uzaktan eğitimi uluslararası bir başarı hikayesi gibi sunsa da farklı kaynaklara göre öğrencilerin %12 ila %32’sinin buna erişimi yoktur.

Özellikle kırsal bölgede yaşayan, ana dili Türkçe olmayan ve orta-düşük sosyoekonomik düzeyden ailelerin çocuklarının kayıpları en fazla olmakta, kapanma süresi uzadıkça okula bir daha dönmeme riskleri çok fazla artmaktadır.

Türkiye, kuzey yarım kürede yer alan OECD ülkeleri arasında ilkokulları açık ara en uzun süre kapalı tutmuş ülkedir. Ortaokul lise seviyesinde ise Slovakya’dan sonra ikinci en uzun süre kapalı tutmuş olandır. Bu durum Türkiye’de on yıllardır süregelen ‘eğitimin değersizleştirilmesi’, politikasının bir sonucudur.

Eğitimin içkin değeri unutulmuş, toplumda sadece iş edinmek için alınması gereken diplomadan ve girilmesi gereken sınavlara hazırlıktan ibaret olarak görülmeye başlanmıştır. Ayrıca, okulların kapalı kalmasından en fazla zarar görenler, toplumun en zayıf ve en az temsil edilen dezavantajlı grupları olan çocuklar, kadınlar ve yoksul ailelerdir. Güçlü pozisyondaki paydaşlar kısa vadede okulların kapalı kalmasından belirgin bir zarara uğramadığı için okulların kapalı kalmasının zararları gündeme gelmemektedir.

Okulların kapanmasının ciddi toplumsal zararları vardır.

Evde kalmanın çocuklar için riskleri ağır ihmal, istismar, artan açlık, işçi olarak çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme, örgün eğitimden tamamen kopma, Türkçe öğrenmek için önemli bir dönemin kaçırılmasıdır. Çocuk istismarı artmakta ve buna karşılık istismarı tespit olanağı azalmaktadır. Türkiye’de zaten sınırlı sayıda çocuğun erişebildiği okul öncesi eğitim  durdurulduğunda çocuklar evde sosyal gelişimi ve zeka gelişimini kısıtlayıcı bir ortamda kalmakta, ekran maruziyetleri artmaktadır. Bu durum, nörogelişimsel açıdan hali hazırda gri bölgede olan çocukların durumunun ağırlaşmasına sebep olacak, öğrenme güçlükleri, gelişme  gerilikleri, otizm, dikkat etksikliği ve hiperaktivite gibi sorunlar yaşayan çocukların sayısında artış getirecektir.

Okulların kapanması ile anneler, özellikle ilkokul ve ortaokul çağındaki çocukların anneleri çocuklarının eğitimi konusunda yoğun sorumluluk almak zorunda kalmışlardır. Ancak Türkiye’deki annelerin yüzde 92’si lise mezunu dahi değildir; yüzde 36’sının okuma yazması yoktur. İnternet, bilgisayar, tablet gibi altyapı eksiklikleri bir yana, annelerin eğitim durumu bu iken çocuklarının evde eğitimini desteklemesi mümkün değildir.

Bütün bunlar Türkiye’de okullaşma oranlarının ciddi bir düzeyde azalmasına yol açacaktır. Türkiye, özellikle kız çocuklarının okullaşma oranlarını artırmak için on yıllarca çaba harcamışken pandemi döneminde okulların kapalı tutulması tüm bu çabaları silip atmakta, ülkeyi onlarca yıl geriye götürmektedir. Okulların kapalı kalması ayrıca kadın istihdamını azaltmaktadır. Ekonomik gücü azalan ve bakım yükü artan kadınlar daha fazla hane içi duygusal ve fiziksel şiddete maruz kalmaktadır.

Mevcut durumla ilgili öneriler

Bütün bu veriler ışığı altında okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, köy ve belde okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon sunan kurumlar Ramazan Bayramı sonrasında ivedilikle eğitime başlamalıdır. Okulların tüm kademelerde mümkün olan en fazla günde sağlıklı bir şekilde açık tutulması için iki alanda acilen ilerleme sağlanması gerekmektedir:

A) Öğretmenlerin aşılamasının en kısa sürede tamamlanması
B) Bazı eksik ve yanlış uygulamaların düzenlenmesi ve denetlenmesi

Aşılama
Yüz yüze eğitim veren öğretmenler, eğitimin ve eğitim verdiği öğrencilerin özelliklerine göre yüksek riskten düşük riske doğru sıralanarak en hızlı şekilde aşılamaları tamamlanmalıdır.

1) Özel eğitim merkezlerinde çocuk ve gençlerle yakın temasta olan öğretmenler ve diğer görevliler (özellikle 12 yaş üstü olan ve maske takamayabilen gençlerle çok yakın temasta oldukları için)
2) Köy okulları öğretmenleri (tam sınıf eğitim verdikleri için)
3) 12. sınıfa yüz yüze eğitim veren öğretmenler
4) 8. sınıfa yüz yüze eğitim veren öğretmenler
5) İlkokul öğretmenleri
6) Ara sınıflara eğitim verecek öğretmenler
7) Okul öncesi öğretmenleri ve görevlileri
8) Okullardaki diğer çalışanlar

Sahadan gelen bilgiler köy okullarında, ilkokullarda ve özel eğitim merkezlerinde çalışan öğretmenlerin büyük oranda aşılandığına işaret etmektedir. Bu durum köy ve belde okullarının neden kapalı, 8 ve 12. sınıfların neden açık olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlıklarının kademelere göre öğretmenlerin ne kadarının aşılandığı bilgisini kamuoyu ile paylaşması gerekir.

Öğretmenlerin aşılanması yüz yüze eğitim için ön şart değildir. Dünyada yapılan araştırmalar yüz yüze eğitim veren öğretmenlerin, özellikle ilkokul öğretmenlerinin, meslekleri nedeniyle toplumdaki diğer yetişkinlerden daha fazla risk altında olmadığını göstermektedir.

Öğretmenler yaptıkları iş son derece kritik olduğu, korona virüse yakalanmaları durumunda öğrencileri haftalarca eğitimden uzak kalacağı için öncelikli olarak aşılanmalıdır. Ancak okulların şartları ile ilgili endişelerin giderilmesi ve vaka sayılarının çok yükseldiği dönemlerde dahi öğretmenlerin iç rahatlığı ile eğitime devam edebilmesi için öğretmen aşılamasının en kısa zamanda tamamlanması gerekir.

Aşılamada gecikme yaşanacaksa yüz yüze eğitim veren 8. ve 12. sınıfların öğretmen ve öğrencilerine haftalık rutin test ile vaka taraması yapılmalıdır. (bkz. Şekil 3)

İlkokullar açık olduğu dönemde ciddi bir şekilde uygulanması gereken bazı önlemlerde eksiklikler olduğu bilgisi sahadan bizlere ulaşmaktaydı. Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyon içinde şu alanlarda acilen uygulamaları düzenlemesi ve denetleme mekanizması getirmesi gerekir:

Aşılamada gecikme yaşanacaksa yüz yüze eğitim veren 8. ve 12. sınıfların öğretmen ve öğrencilerine haftalık rutin test ile vaka taraması yapılmalıdır. (bkz. Şekil 3) İlkokullar açık olduğu dönemde ciddi bir şekilde uygulanması gereken bazı önlemlerde eksiklikler olduğu bilgisi sahadan bizlere ulaşmaktaydı. Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyon içinde şu alanlarda acilen uygulamalar düzenlemesi ve denetleme mekanizması getirmesi gerekir:

1) Yakın temaslı çocukların ve gençlerin okullara gönderilmemesi için temas takibi ve ‘filyasyon’ uygulamasının geliştirilmesi,
2) Gerek ‘filyasyon’ uygulamasında, gerekse aile hekimlikleri ve hastanelerde belirti gösteren çocukların mutlaka test edilmesi, çocuklar için test kriterlerinin net bir şekilde belirlenmesi ve uygulanması,
3) Okullarda HES kodu uygulamasının daha sıkı bir şekilde uygulanması ile pozitif ya da yakın temaslı öğrenci ve öğretmenlerin okullara alınmaması,
4) Pencereleri açılmayan sınıfların derslik olarak kullanılmaması için gerekli denetim yapılması,
5) Ders süresince 20 dakikada bir 2-3 dakika sınıfların hem pencere hem kapı açılarak havalandırılması, teneffüs boyunca sınıfın havalandırılması,
6) Okulda görev yapan tüm yetişkinlerin bina içinde olduğu sürece maskelerini çıkarmaması, burun, ağız ve çeneyi kapatacak şekilde kullanmaya dikkat etmesi,
7) Öğretmenler odasına aynı anda girecek öğretmen sayısının sınırlanması, pencerelerin düzenli açılması, yeme içme gibi maskeyi indirmeyi gerektirecek faaliyetlerden , kaçınılması, bunların sıkı bir şekilde denetlenmesi,
8) Yerel düzeyde karar vericilerin kapanma kararını bölgedeki epidemiyolojik göstergeler ve uygulanan önlemler çerçevesinde belirlemesi,
9) Yazın okulların açık kalmasının gündeme alınması ve yaygın telafi dersleri yapılması,
10) Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlıklarının okullarda görülen yetişkin ve öğrenci, vakalar ve okul içi bulaşmanın olup olmadığı, varsa ne ölçüde olduğu konusundaki verileri şeffaf bir şekilde toplumla paylaşması Bunlara ek olarak, hasta veya temaslı olmaktan dolayı görevine devam edemeyen öğretmenlerin yerine öğretmenlerin görevlendirilmesi için istihdam sorunları giderilerek öğretmen sayısı artırılmalıdır.

Pandemi döneminde hiçbir sektör için sıfır risk yoktur, okullar da bundan muaf değildir. Okullarda COVID-19 vakalarına hazırlıklı olmak gereklidir. Uluslararası deneyimler, bir okul dikkatle koordine ettiği, planladığı ve gerekli hazırlıkları tamamladığı durumlarda bile okullarda vakaların olabileceğini göstermiştir. Bunu göz önünde bulundurarak etkin ve doğru planlama yapmak, öğrenci – veli – çalışan bileşenlerini buna göre bilgilendirmek önemlidir. Türkiye şimdiye kadar pandemi yönetiminde kolaya kaçarak okulları kapalı tutmuştur. Çocuklarımız ve gençlerimizin sağlığı ve geleceği ekonominin devamına kurban edilmiştir. Salgının başından beri bazı sektörlerin güvenli yerler oldukları için değil toplumsal hayatın devamı için elzem kabul edildikleri için açık tutulduklarını görüyoruz. (En son yapılan 3 haftalık kapamada bile 43 alan istisna kabul edilmiş ve açık tutulmuştur. Okulların özellikle okul öncesi ve ilkokulların diğer yerlere göre daha güvenli olmasına rağmen önemli görülmedikleri için açılmalarına öncelik verilmediği kanaatindeyiz. Bizim artık ülke olarak okullarımızı bu açık kalması gereken toplum için elzem yerler sınıfına almamız gereklidir.

Çocuk ve gençlerden daha fazla fedakârlık istenmemelidir. Ya çocukların, ailelerin ve öğretmenlerin güvenliği, ya da çocukların okula gitmesi gibi sahte bir ikileme düşmemeliyiz. Devletin devletliğini yapmasını, gerekli tüm önlemleri alarak öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarını, ilkokulları, köy ve belde okullarını ve özel eğitim merkezlerini, ikinci olarak ortaokulları, üçüncü olarak liseleri güvenli olarak açık tutmasını talep ediyoruz.


Raporun bütününe buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar:
1 Cesuroğlu T, Kölemen A. Pandemi Koşullarında Eğitim Gerçekleri – Türkiye’de okullar neden ve nasıl açılmalı? Rapor. Genişletilmiş 2. versiyon, 25.01.2021. Erişim: https://okullariacalim.org/dokuman/pandemikosullarinda-egitim-gercekleri-raporu.pdf2 Halk Sağlığı Uzmanları Derneği. Okullarda Yüz Yüze Eğitime Başlanmasına İlişkin Rapor. 3.02.2021. Erişim: https://hasuder.org.tr/okullarda-yuz-yuze-egitime-baslanmasina-i̇liskin-rapor/3 ECDC – European Centre for Disease Prevention and Control. COVID-19 in children and the role of school settings in COVID-19 transmission – first update, 23.12.2020. Stockholm: ECDC; 2020. https://www.ecdc.europa.eu/en/publications-data/children-and-school-settings-covid-19-transmission4 WHO – World Health Organisation European Region. Schooling during COVID-19: Recommendations from the European Technical Advisory Group for schooling during COVID-19. 24.03.2021. Copenhagen: WHO; 2021. https://apps.who.int/iris/bitstream/handle/10665/340872/WHO-EURO-2021-2151-41906-57497-eng.pdf5 CDC – Centers for Disease Control and Prevention. Transmission of SARS-CoV-2 in K-12 schools. Science Brief.
Online: https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/science/science-briefs/transmission_k_12_schools.html6 O’Driscoll et al. Age-specific mortality and immunity patterns of SARS-CoV-2. Nature. 2020 Nov 2. doi: 10.1038/s41586-020-2918-0.

7 Bhopal SS, et al. Children and young people remain at low risk of COVID-19 mortality. Lancet Child Adolesc Health. 2021 May;5(5):e12-e13. doi: 10.1016/S2352-4642(21)00066-3.

8 Davies et al. Estimated transmissibility and impact of SARS-CoV-2 lineage B.1.1.7 in England. Science. 2021 Apr 9;372(6538):eabg3055. doi: 10.1126/science.abg3055.

9 Brookman S, et al. Effect of the new SARS-CoV-2 variant B.1.1.7 on children and young people. Lancet Child Adolesc Health. 2021 Apr;5(4):e9-e10. doi: 10.1016/S2352-4642(21)00030-4.

10 Lee et al. SARS-CoV-2 infectivity by viral load, S gene variants and demographic factors and the utility of lateral flow devices to prevent transmission. Preprint. https://doi.org/10.1101/2021.03.31.21254687

11 WHO – World Health Organisation European Region. Ensuring safe schooling during COVID-19. News. 07.04.2021. Online: https://www.euro.who.int/en/health-topics/health-emergencies/coronavirus-covid19/news/news/2021/4/ensuring-safe-schooling-during-covid-19.

12 WHO – World Health Organisation European Region. 9.03.2021. Copenhagen: WHO; 2021. Fourth meeting of the Technical Advisory Group on Safe Schooling During the COVID-19 Pandemic. https://apps.who.int/iris/bitstream/handle/10665/340359/WHO-EURO-2021-2197-41952-57642-eng.pdf

13 Dattner et al. The role of children in the spread of COVID-19: Using household data from Bnei Brak, Israel, to estimate the relative susceptibility an

14 Polis Akademisi Başkanlığı. Trafik kaza ve denetim istatistikleri. 2019. Polis Akademisi Yayınları, Ankara. Erişim: https://www.pa.edu.tr/Upload/editor/files/Trafik_Kaza_ve_Denetim_İstatistikleri.pdf

15 RIVM – National Institute for Public Health and Environment, Netherlands. Last update: 20.04.2021. Online: https://www.rivm.nl/en/novel-coronavirus-covid-19/children-and-covid-19.

16 Monod et al. Age groups that sustain resurging COVID-19 epidemics in the United States. Science. 2021 Mar 26;371(6536):eabe8372. doi: 10.1126/science.abe8372.

17 Zhu et al. A meta-analysis on the role of children in SARS-CoV-2 in household transmission clusters. Clin Infect Dis. 2020 Dec 6;ciaa1825. doi: 10.1093/cid/ciaa1825.

18 Ismail et al. SARS-CoV-2 infection and transmission in educational settings: a prospective, cross-sectional analysis of infection clusters and outbreaks in England. Lancet Infect Dis. 2020 Dec 8;S1473-3099(20)30882-3.doi: 10.1016/S1473-3099(20)30882-3.

19 Bismarck-Osten et al. The Role of Schools in Transmission of the SARS-CoV-2 Virus: Quasi-Experimental Evidence from Germany. Centre for Research and Analysis of Migration. Discussion paper series. CDP 22.20. 20 Nov 2020. Online: https://www.cream-migration.org/publ_uploads/CDP_22_20.pdf

20 Gilliam et al. COVID-19 Transmission in US Child Care Programs. Pediatrics. 2020 Oct 14;e2020031971. doi: 10.1542/peds.2020-031971.

21 Windsor-Shellard B, Nasir R. Coronavirus (COVID-19) related deaths by occupation, England and Wales: deaths registered between 9 March and 28 December 2020. 25.01.2021. Office for National Statistics, UK; 2021. Online: https://www.ons.gov.uk/peoplepopulationandcommunity/healthandsocialcare/causesofdeath/bulletins/coron aviruscovid19relateddeathsbyoccupationenglandandwales/deathsregisteredbetween9marchand28december2020

22 Lynda F. et al. Risk of Hospitalisation with Covid-19 Among Teachers Compared to Healthcare Workers and Other Working-Age Adults. A Nationwide Case-Control Study. Preprint.
https://doi.org/10.1101/2021.02.05.21251189.

23 Hobbs et al. Factors Associated with Positive SARS-CoV-2 Test Results in Outpatient Health Facilities and Emergency Departments Among Children and Adolescents Aged <18 Years — Mississippi, September–November 2020. MMWR Morb Mortal Wkly Rep 2020;69:1925-1929. doi: http://dx.doi.org/10.15585/mmwr.mm6950e3

Etiketler: , , ,
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

3 Kitap Sana 1 Kitap Ona

Eğitim Kolektifi’nden aldığınız her 3 kitap, bir köy okulu kütüphanesine kitap armağan ediyor.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Okudu Yazdı Demeyin! İşte 1. Sınıfların Eğitim Hayatını Değiştirecek 5 Taktik

İşte 1. Sınıfları Başarıya Taşıyacak 5 Alışkanlık

İlkokula başlamak hem çocukların hem de ailelerinin hayatlarındaki en önemli dönemeçlerden biridir. Okuma yazma öğrenmek küçük çocuklarınızın hayatlarını kökten değiştirir. Bilgiye doğrudan ulaşabilmek –okuldaki sosyal deneyimlerle birleştiğinde- çocuğunuzu eskisinden çok…
öğrencilerimize not verirken ne kadar adiliz

Öğrencilerimize Not Verirken Ne Kadar Adiliz?

Öğrencilerin öğrenme performanslarının adil bir şekilde değerlendirilmesi ve sonucun doğru amaçlarla kullanılması bir başka deyişle öğrencinin hak ettiği notu alabilmesi eğitimin önemli basamaklarındandır. Bununla birlikte pek çok eğitimcinin ölçme ve…
Sınavlar aynı zamanda öğrencilerin geldiği ve gelecekte içine gireceği sosyo-ekonomik sınıfın da bir göstergesi.

21. Yüzyıl Okulunu 19. Yüzyıl Teknikleriyle mi Yaratacağız?

Bu makaleyi dinleyebilirsiniz Son günlerde eğitimle ilgili en çok tartışılan konuların başında okulların yakın gelecekte yaşayacağımız teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşüme uyum sağlayıp sayılayamayacağı geliyor. Uzmanlara göre okullar ayak sesleri…

Dosyalar

Reklam
Menü