Amerika Birleşik Devletleri’nde 1999 yılında yaşanan Columbine Lisesi saldırısından bu yana yaşanan ve sayıları her yıl artmaya devam eden silahlı okul saldırıları topluma yaşattığı büyük kaygı ve güvensizlik duygusuna rağmen bir türlü önlenemiyor.
En son Mart 2023’te 3-12 yaşındaki çocukların dini eğitim aldığı Covenant adlı okula yapılan saldırıda, 3’ü çocuk 6 kişinin ölümünden sonra bu konu yeniden tartışılmaya başlandı. Bu konuda aileler tarafından yapılan en temel eleştirilerden biri,
hem toplum belleğinde hem de doğrudan etkilenen aileler ve çocuklar üzerinde derin izler bırakmasına rağmen olayların nedenlerinin, saldırgan özelliklerinin ve alınabilecek önlemlerin çok az tartışılıyor olması. Bu suskunluğun nedenlerinden biri, böyle hassas bir konuda uzman olmayan kişilerin yapabileceği hatalı yorumların engellenmesi olabilir. Öte yandan, tüm toplumsal olaylarda olduğu gibi, okul saldırılarının da yetkili kişilerce detaylı olarak tartışılması ve alınabilecek önlemler konusunda ailelerin sistematik bir biçimde bilgilendirilmesi gerekiyor.
Çünkü istatistikler, yaşanan şiddet olaylarının her geçen gün daha da arttığını göstertiyor. Sadece 2022 yılında yaşanan silahlı okul saldırılarının sayısı 46’ya ulaştı ve bu şimdiye kadar yaşanan en yüksekokul saldırı sayısı anlamına geliyor.
Bu bulgudan yola çıkarak 1999’dan günümüze yaşanan saldırılarla ilgili bir çalışma yapan Washington Post gazetesi, bu konuda yazılmış makale, araştırma ve haberleri tek tek inceleyerek 29 Mart 2023 tarihinde bir makale yayınladı.[1] Çok sayıda istatistiki veri ve bilgiye yer verilen makalenin belki de en önemli yanı ebeveynliğe dair temel alanlarda yaşanan eksiklerin de gözler önüne sermesi.
Resmi makamlar tarafından okul saldırılarına bütünsel bir bakış açısı ve önlem planı geliştirilmediğini belirten Washington Post, şimdiye kadar 374 okul saldırısının gerçekleştiğinin, 348.000’e yakın öğrencinin okulunda silahlı saldırı deneyimi yaşadığının, en az 199 öğrenci, öğretmen, okul görevlisinin hayatlarını yitirdiğinin ve 424 kişinin yaralandığının altını çizdi.
Ancak bilanço sadece bu şiddet olaylarından doğrudan etkilenenlerden de oluşmuyor. Saldırıdan doğrudan etkilenmemiş gibi gözükse de bu olaya uzaktan şahit olarak travmatik deneyim yaşayan, güven duyguları altüst olan, yaşadıkları korku tüm geleceklerini etkileyen yüzlerce öğrenci; televizyon ve sosyal medya aracılığıyla saldırıları izleyen ve korkuyla yaşayan yüzbinlerce çocuk var. Peki bu konuda neler yapılabilir?
En Çok Kimler Siyahi Öğrenciler Etkileniyor
Washington Post, yayınladığı makalede öncelikle kurban profili konusundaki önyargımızı ortaya koyuyor. Amerikalı ailelerin genel izlenimi silahlı okul saldırılarının beyaz öğrenciler tarafından doğrudan başka beyaz öğrencilere yönelik olduğu yönünde olsa da bu bilgi doğru değil. Hatta bu izlenimin oluşmasında medyanın ağırlıklı olarak beyaz öğrencilerin hikayelerine yer vermesinin büyük payı bulunuyor.
İstatistikler ise farklı gerçekleri ortaya çıkartıyor. Washington Post‘un haberine göre, okul silahlı saldırılarının temel karakteristiği, yaşananlardan en çok siyahi çocukların etkiliyor olması. Siyahi, Latin ya da Uzakdoğulu kökenli öğrencilerin okul kampüslerinde silahlı şiddete maruz kalma olasılığı beyaz bir öğrenciye göre çok daha yüksek: Bu oran hispanik öğrencilerde beyaz bir öğrenciden iki kat, siyahi öğrencilerde ise beyaz öğrenciden üç kat daha fazla.
Saldırgan Profili: Önceden Tahmin Etmek Mümkün mü?
Yine aynı makaleye göre saldırganların ortalama yaşı 16. Bu çocukların %86’sı, kullandıkları silahları kendi evlerinde, arkadaşlarının ya da yakın akrabalarının evlerinde buluyorlar. Öyle ki evlerde yapılabilecek basit güvenlik düzenlemeleriyle bile çocukların silahlara kolayca erişiminin engellemesi ve bu şiddet olaylarının bir bölümünün hiç başlamadan gerçekleşmesini sağlayabilirdi.
Çünkü Amerika Birleşik Devletleri’nde tahminen 4.6 milyon çocuk, en az bir silahın dolu ve kilidi açık bir şekilde tutulduğu evlerde yaşıyor. Çoğunlukla kolayca ulaşılabilecek yerlerde bulunan bu silahlar, okullarda silahlı saldırılarda, çocuk ve yetişkin intiharlarında kullanılıyor hatta çok küçük yaşlardaki çocukların kaza ile ölümlerine neden oluyor.
Bu konudaki en şaşırtıcı verilerden biri ise ebeveynlerin –yanlış bir şekilde- çocuklarının silahlarının nerede saklandığını bilmediklerine inanmaları. Oysa çok küçük yaşlardaki çocuklar bile babalarının silahının nerede bulunduğunu biliyor; bu bilgiyi arkadaşlarıyla paylaşıyor ve silahın yerini bilmeyi bir çeşit kendini gösterme fırsatı olarak kullanıyor.
Silahlı saldırılara dair bir başka önemli detay yaşanan her 5 okul saldırısından 4’ünün saldırgan dışında bir başka kişi tarafından biliniyor olması. Çünkü saldırganlar hem uzun uzun planlamalar yapıyor hem de bu planlarından birilerine söz ediyorlar. İşte bu süreç okul saldırılarının önlenmesinde önemli bir fırsat olabilir. Bu nedenle uzmanlar, okul idarecilerini okullarında öğrenciler arasında yaşanan sosyal olayları dikkatle gözlemlemeleri konusunda uyarıyorlar.
Okullar, Önceden Fark Edemez mi?
Okul saldırıları öncesinde, dikkatli gözlemcilerin fark edebileceği başka işaretler de var. Öncelikle saldırganların yakın çevrelerindeki insanlar bir şeylerin ters gittiğini görüp çeşitli şekillerde endişelerini dile getiriyorlar. Ayrıca saldırganların, gerçek saldırıyı gerçekleştirmeden önce şiddet içerikli sözlü ve görsel mesajlar paylaştıklarını da biliyoruz. Bu nedenle uzmanlar, dikkatli gözlemler yapan eğitimci ve psikolojik danışmanların bir saldırıyı gerçekleşmeden önce tespit etme fırsatına sahip özel insanlar olduklarını belirtiyorlar.
Okullarda silahlı saldırıların önlenmesi için alınabilecek çeşitli önlemler var. Okullarda şiddet izleme ekiplerinin kurulması, öğrencilerin psikolojik açıdan yakından izlenmesi ya da her okul için şiddet riski değerlendirmesi yapılması gibi önlemleri içeriyor.
En Önemli Adım: Evdeki Silahların Kontrolü
Ancak en önemli adımın çok daha başka bir yerde başlaması gerekiyor: Evlerde. Böylece saldırın henüz başlamadan durdurulması mümkün. Bunun için de ebeveynlerin dikkati ve güvenlik kurallarına uyması, evlerindeki silahlarla ilgili doğru bilgilendirmeyi çocuklarına vermesi ve silahlarını kontrol altında tutması gerekiyor. Uzmanlar özellikle ailelerin silahlarla çocuklar arasına mesafe koyması ve çocukları her türlü şiddetten koruması gerektiğinin altını çiziyor.
Yazar Hakkında
Yorumlar
Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Edin
Eğitim Kolektifi’nin Büyümesine Destek Olun!
İçeriklerimizi beğeniyorsanız daha fazla okuyucunun bize ulaşmasına destek olun. Bizi Sosyal Medya Hesaplarımızdan Takip Edin, Beğenin, Paylaşın.














