Çocuklarınıza sorunların üstesinden gelmeyi nasıl öğretiyorsunuz? Çocuğunuza karşılaştığı bir sorunu tanımlamak, çözüme yönelik seçenekler yaratmak ve onları uygulamaya geçirmek için hangi becerileri öğretiyorsunuz?
Genellikle en az onlu yaşların sonuna gelinceye kadar çocuklarımızın sorunlarını biz çözer onlara fazla hareket alanı bırakmayız.
Pedagoglar tarafından geliştirilmiş 4 Basamaklı Gelişim Planı çocuklarımıza kendi sorunlarını üstesinden gelebilmeleri için küçük yaşlardan itibaren sorumluluk almayı öğretmeyi amaçlıyor. 4 Basamaklı Planın hedefi ebeveynin çocuğuna sorunun tanımlanması ve seçeneklerin sunulması konusunda destek olmasını ve çözüm için harekete geçme görevini çocuğa bırakmasını sağlamak.
Neyi Sorun Olarak Tanımlıyoruz?
Öncelikle gelin, hangi tutum ve davranışların sorunlu olarak tanımlanabileceğine bir bakalım. Çocuk gelişiminde, süreklilik gösteren olumsuz tutumları sorun olarak tanımlıyoruz. Çocuğun istedikleri olmadığında tepinerek ağlamaya başlaması, oyun oynarken kardeşine kötü davranması, okula giderken sorun yaşaması ya da kendisinden beklenen davranışları gerçekleştirmemesi gibi tutumları sorun olarak tanımlayabiliriz.
Bir tutumu değiştirmenin ilk adımı kuşkusuz, çocuğun da bu tutumun sorun olduğunu anlamasını sağlamaktır. Pek çok çocuk, isteklerini yerine getirmenin en kestirme yolu olduğu için hemen ağlar, oyuncaklarını paylaşmak istemediği için kardeşine kötü davranır; çoğu zaman da bu davranışın aile içinde soru olarak tanımlandığını bilemez. Bu nedenle çocukla konuşmak, bir tutumu söndürmenin en önemli aşamasıdır.
1.Sorun Hakkında Konuşmaya Başlama
Çocukların çoğu ya sorunlarını başkalarına hissettirmez ya da farklı biçimlerde dışa vururlar. Çoğu zaman küçük kardeşini sert davranma, okula gitmek istememe, evde sürekli ağlama ya da evdeki eşyalara zarar verme gibi davranışların kökeninde çocuğun ifade etmediği başka bazı sorunlar yatar.
a. Önce Sorunu Tanımla
Bu nedenle çocuğunuzla yapacağınız konuşmanın iki temel içeriği olmalıdır. Öncelikle çocuğunuza hangi davranışının sorun yarattığını ve ne gibi olumsuz sonuçları olduğunu anlatmalısınız. ‘Ödev yapmaya başlamadan önce ağladığında çok üzülüyorum. Sana nasıl yardımcı olacağımı bilemiyorum. Üstelik zaman kaybediyoruz ve oyun oynayacak zamanımız da kalmıyor.’ gibi.
b. Sonra Duyguyu Ortaya Çıkar
Konuşmanın ikinci hedefi de çocuğunuzun olumsuz davranışıyla, olumsuz duygusu arasındaki bağı fark etmesini sağlamaktır. Çocuğun davranışının duygularından kaynaklandığını ve bu olumsuz duygunun ortadan kaldırılması için yapılabilecek bir şeyler olduğunu fark edebilmesi için çocukla sakin, tutarlı ve anlamaya açık bir konuşma gerçekleştirilmelidir.
Konuşmayı yapacak olan çoğunlukla anne ya da babadır, fakat sorun anne-baba ile ilgili ise sorunu bir başkası ile konuşması için teşvik edilmelidir.
- ‘Bu konuda biraz konuşmak ister misin?’
- ‘Bazen kardeşini öfkeli davranıyorsun. Ona neden kızdığını anlatmak ister misin?’
- Okula giderken çok kaygılanıyorsun? Ne hissettiğini bizimle paylaşmak ister misin? gibi sorular konuşmaya giriş için faydalı olabilir. Çocuğun duygularını anlatabilmesi için sabırlı bir dinleyici olmanız, ‘ama’ demeden, onu suçlamadan, yüzleştirmeden konuşmasını sağlamanız gerekir.
2. Sorunun Nedenini Etraflıca Düşünme
Konuşma ilerledikçe çocuğun yaşadığı olumsuz duyguların ve tepkilerinin olayla bağlantısını fark etmesi önemlidir. Yaşadıkları ona neler hissettiriyor, böyle zamanlarda nasıl tepkiler veriyor, çevresiyle iletişimi nasıl değişiyor, bu tutumun nasıl sonuçları oluyor gibi sorularla konu derinleştirilmelidir.
Bununla birlikte bu süreç iki yetişkinin arasında olduğu gibi sadece sözcüklerle, ciddi bir dille, kağıt kalemle listeler hazırlayarak gerçekleştirilmez. Bunun yerine çocuğun kendisini güvende hissederek durumu fark edeceği teknikler kullanılmalıdır. Çocukların düşüncelerini netleştirmesi ya da yeni fikirler üretmesi için şöyle yöntemler deneyebilirsiniz:
- Resim yapmak ya da bir şarkı yazmak
- Olayla ilgili ”iyi” ve “kötü” şeyler listesi hazırlamak,
- Sorun hakkında farklı biçimde biten öyküler yazmak,
- ‘Yerinde bir başkası (örn. bir tavşan) olsaydı nasıl davranırdı?’ şeklinde olayla ilgili farklı seçeneklerin olabilirliğini göstermek.
Bu çalışmalar çocuğunuzun farklı davranış seçeneklerinin varlığını keşfetmesini sağlayacaktır. Böylece farklı seçenekler içinden kendisinin uygulayabileceği bazı davranışları da seçebilecektir.
3. Çocuğunuza Harekete Geçme Fırsatı Verme
Bu aşamada çocuğunuzun benimseyerek uygulayacağı bir plan yaparak harekete geçmesine yardım edebilirsiniz. Sorun ve seçenekler tanımlandıktan sonra çocuğunuzun harekete geçmek için cesaretlendirilmesi gereklidir. ‘Bir deneme gerçekleştirmek ister?’, ‘Kendisini bu değişime ne zaman hazır hisseder?’ gibi sorular sorabilirsiniz.Çocuğunuz bu sorulara kesin yanıtlar vermek zorunda değildir; ancak bu sorular kendisinden bir hareket beklendiğini fark etmesini sağlayacaktır.
Bununla birlikte ebeveyn olarak işin içine çok fazla dahil olmamalı, kendi kendine harekete geçmesini sağlamalısınız. Çünkü işin içine gereğinden fazla karışmanın olumsuz etkileri olacaktır. Çocuk yaşanacak olumsuzluklardan sizi sorumlu tutacak ya da işin sorumluluğunu bütünüyle üstüne almayacaktır.
4. Ödüllendirme
Çocuğunuzu yaşadığı sorunun üstüne gittiği, tutumunu değiştirmek için çaba gösterdiği için ödüllendirmeniz ona ‘emek verdiğini görüyorum, çabanı takdir ediyorum’ mesajını vermiş olursunuz.
Çocuğunuzu takdir etmek için her şeyin sorunsuz ilerlemesini, çocuğunuzun haftalar boyunca uğraşmasını da beklemeyin. Hatta özellikle işler yavaş ilerliyor veya sonuçlar kötü geliyorsa ‘iyi gidiyorsun” konuşmasını özellikle yapın. Gösterdiği “çaba” için onu ödüllendirin, takdir edin.
Eğer bir ödül verecekseniz amaca uygun olmalarına dikkat edin ve abartmayın. Pek çok çocuk için anne-babalarıyla geçirecekleri birkaç özel saatin çok büyük önemi vardır. Bir başka ödül, çok istediği bir şeyin satın alınmasına yapacağınız maddi katkı olabilir.
Şimdi iki örnek vaka üzerinden nasıl işleyeceğini değerlendirelim.
Örnek: Okula Gitmek İstemeyen Çocuğa Yardımcı Olmak
1. Olay-Sonuç-Duygu Tanımlama
Çocuğunuz en arkadaşıyla kavga etmiş ve arkadaşlıklarını bitirmiştir. Arkadaşıyla görüşmemeye kendisi karar vermiş olsa da kendisini yalnız hissetmektedir. Okula gitmek istememekte, ders çalışmamakta ve giderek herkesten uzaklaşmaktadır.
2. Sorunu Tanımlama
Çocukla yapılacak konuşma olayın gelişimini ve duygularını anlatmasına yardımcı olmalıdır. Örneğin çocuğunuz artık yakın bir arkadaşı olmadığı için sınıfta yalnız kaldığını, teneffüslerde ne yapacağını bilmediğini, okula gitmek istemediğini, hatta evden dışarı çıkmak istemediğini çünkü arkadaşını yeni arkadaşlarıyla görmekten korktuğunu anlatabilir. Şimdi çocuğumuzun yaşanan olayı yeniden çerçevelenmesine yardımcı olmamız gerekir. Örneğin:
- Ayrıldığı arkadaşıyla ne zaman ve nasıl tanıştığı hatırlanabilir,
- Daha önceki arkadaşlıkları, onlarla olan yakınlığı, nasıl ayrıldıkları ve o ayrılıklardan sonra hayatında neler olduğu konuşulabilir,
- Arkadaşıyla ilişkisinin tüm iyi ve kötü şeyleri bir liste haline getirebilir,
- Şimdi ne tür bir arkadaşlığa gereksinim duyduğunu düşünebilir.Okulda ya da çevresinde arkadaşlık etmek istediği başka kişilerin olup olmadığını ,
- Arkadaşlık etmek istediği kişilerle nasıl arkadaşlık kurabileceğini düşünebilir.
3. Çocuğu Harekete Geçmesi İçin Cesaretlendirme
Çocuğunuza yeni arkadaşlar edinmek için neler yapacağı (eski arkadaşlarını aramak, kurstaki arkadaşlarıyla yakınlaşmak , sınıfta yerini değiştirerek başka bir arkadaşının yanına oturmak v.s.) gibi hedefler koyabilirsiniz. Bununla birlikte süreci birlikte değerlendirebileceğinizi de söylemelisiniz.
4. Denetleme- Ödüllendirme
Çocuğunuza kendisini yalnız hissettiğinde ya da sonuç alamadığında sizinle görüşebileceğini söylemelisiniz.

Örnek: Arkadaşları Alay Etmesinden Korktuğu İçin Gözlük Takmak İstemeyen Çocuğuma Nasıl Yardımcı Olabilirim?
1. Olay-Sonuç- Duygu Tanımlama
8 yaşında çocuğunuzun artık gözlük takması gerekiyor. Bununla birlikte çocuğunuz zaten çok içedönük, utangaç bir çocuk ve gözlük takarak sınıfa gitme fikri onu tam anlamıyla korkutmuş görünüyor. Çocuğunuzla gözlük takma konusundaki duyguları hakkında konuşurken, en büyük korkusunun sınıftaki arkadaşlarının kendisiyle ilgili düşünceleri olduğunu fark ediyorsunuz. Zaten onu sevmediklerini ve oyunlarına almadıklarını bir de gözlük takarsa onu hiç beğenmeyeceklerini düşünüyor.
2. Sorunu Tanımlama
Anne-baba çocuklarıyla konuşurken çocuğun gerçek duygu ve kaygısını anlamaya çalışmalıdırlar. Bu örnekte temel duygu çocuğun yaşadığı çekingenlik ve sosyalleşme kaygısıdır ve bu kaygı çözülmesi gereken hatta belki profesyonel destek alınması gereken bir alandır.
Bununla birlikte anne baba öncelikle gözlük takmama sorunuyla ilgili çözüm üretmelidir. Örneğin:
- Çocuğun çevresinde gözlük takan insanların bir listesini yapmak ve bu insanların kimlikleri, kişilikleri üzerine sohbet etmek,
- Kendi sınıfında ya da yakın sınıflarda gözlük takan çocukların bir listesini yapmak,
- Çocuğun kendisiyle alay edecek çocukları tek tek hatırlamasını sağlamak ve daha sonra kendisiyle alay etmeyecek çocukların sayısının daha fazla olduğunu dikkat çekmek,
- Sınıf arkadaşları gözlüğü konusunda şakalar yaptığında yanıt olarak neler söyleyebileceğini düşünmek.
3. Harekete Geçme
Çocuğunuzun gözlüğünü en az 2-3 aksatmadan takmasını ve kendisi ile alay edenleri umursamayacak kadar cesur bir insan olmaya çalışmasını hedefleyebilirsiniz.
Bunu başarmak için;
- Kendisi ile alay edecekler yanıt vermek için küçük provalar yapmaya başlamak (örn. Anne –babayla alıştırma yapmak )
- Gözlükleri olan küçücük bir ayı alıp cebine koymak ve böylelikle daha cesur davranışlarda bulunmak
- Gelecek hafta içinde daha uzun süreli gözlük takmak.
- İki hafta içinde alaylarda bir azalma olmazsa , anne ya da babanın alay eden çocukların öğretmenleriyle konuşması.
4. Denetleme-Ödüllendirme
Birisi alay ettiği zaman anne ya da babayla ve gelecek ay için gözlüğü taktığı her gün için takdir edilebilir ya da çocuğunuzun sevdiği bir etkinlik ailece birlikte yapılabilir.