6 Maddede Farklılıklara Saygıyı ve Hoşgörüyü Öğretmek

Aileler İçin
Aileler İçin
hoşgörülü ve dünyayla barışık çocuklar yetiştirmek
Reklam
A+ A-

Çocuklarımızın büyümesinin bir anlamı da onların dünyanın sadece kendilerinden ve kendi istediklerinden ibaret olmadığını anlamalarıdır. Çocuklar büyürken dünyanın kendilerinin bir uzantısı olmadığını fark etmeye başlarlar. Bağımsız olma ve yenilikler keşfetme sürecinde hızla ilerlerken kucaklarında taşıdıkları merak dolu sorular da aynı hızla artar. Her cümlelerinin başında “Nasıl?” ya da “Niçin?” kelimesi vardır. Sorularının bir kısmı oyuncaklar ve nesneler hakkında olsa da çok büyük bir kısmı etrafındaki diğer insanlar hakkındadır.

  • Niye onun saçı kıvırcık?
  • Kenan’ın gözleri neden görmüyor?
  • Ayşe’nin nasıl oluyor da iki annesi var?
  • Ali’nin kulağındaki makine ne işe yarıyor?
  • Toprak neden yürüyemiyor?
  • Can güneşte çok kaldı diye mi o kadar kararmış?

Ve daha birçok soru…

dışlanma çocukların en büyük korkusu

Hoşgörü Eğitimi 2-3 Yaşında Başlar

Araştırmalara göre çocuklar 1 yaşından itibaren kendilerine benzemeyen kişileri fark etmektedir. Çocuklar:

  • 2 yaşında farklılıklar hakkında sorular sormaya ve düşünmeye başlarlar.
  • 3 yaşında, önyargılar oluşturur, insanların belli özelliklerini farklı olduğunu anlarlar.
  • 4 yaşında insanların farklı özelliklerinin nedenleri üzerine düşünmeye başlarlar.
  • 5 yaşında kendi kişisel özelliklerinin nasıl algılandığını düşünmeye başlar.

Okul öncesi eğitim sürecine başladıkları dönem çocukların aynı zamanda kendilerinden farklı kişilerle de tanıştıkları dönem olmaktadır. Etraflarındaki kişilerin saç rengine, göz rengine, boyuna, kilosuna ve ten rengine göre tanımlamaya başladıkları bu dönemde arkadaşlarını adlarından önce sıfatlarla anmaya başlarlar; sarışın Duru, esmer Osman, uzun boylu Beril, tombul Alp gibi… Aileler çocukların tanımlamalarını sağlıklı bir şekilde yönlendiremediğinde ise çocuklar kendisi gibi olmayanın normal olmadığı inancına kapılabilmektedir.

Sözler ve Davranışlar Dünyayı Tanımlar

Okul öncesi dönem, çocukların farklılıkları fark edip kabul etmeye başladıkları, ailelerinin hoşgörü algısını benimsedikleri bir dönemdir. Çocuklara, farklılıkları kabul etme, kendisi gibi olmayan kişilere hoşgörü gösterme gibi becerileri kazandırmak için en uygun yaş aralığı 3-6 yaş arasıdır. Bu dönemde çocuklar yaşadıkları  çatışma, kızgınlık gibi hislerle yapıcı becerilerle başa çıkmak yerine farklılıklara hoşgörüsüzlük göstermenin kabul edilebilir bir tepki olduğunu öğrenmeye daha yatkındırlar. Çocuğun olumsuz tutumlar geliştirmemesi, kendisine benzemeyen kişilere kabul duygusuyla yaklaşması için bazı becerilere sahip olması gerekmektedir. Ailelerin ve öğretmenlerin güvenilir, tehlikeli, güzel, çirkin, yakışıklı, tatlı gibi sıfatları kullanma biçimleri bir dönem sonra çocukların yargıları haline gelmektedir.

  • Öğretmenim sürekli Kaan’ın kazağını çok beğendiğini söylüyor. Demek ki benim kazağımı çirkin buluyor.
  • Babam güçlü insanların koşabildiğini ve yürüyebildiğini söylüyor. Demek ki tekerlekli sandalyedeki arkadaşım Asya zayıf biri.
  • Arkadaşım Ayşe’nin iki annesinin olamayacağını söylüyor. Demek ki Ayşe bize yalan söylüyor.
  • Annem geceleri erken uyumazsam polislerin beni alacağını söylüyor. Demek ki polisler güvenilmez insanlar çünkü beni ailemden ayırabilirler.

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi yetişkinlerin iyi niyetle söyledikleri cümleler 3-6 yaş arasındaki çocukların gerçeği olabilmekte ve farklılıklara hoşgörü göstermelerindense dışlamalarına ya da etiketlemelerine sebep verebilmektedir.

Çocukların soru sorduğu anlar kalıcı öğrenmenin gerçekleşmesi için yetişkinlere eşsiz fırsatlar sunmaktadır. Çocukların sorularına açıklayıcı cevaplar vermek, çocukların önyargı geliştirmelerine ve hoşgörü konusunda yetersiz bireyler olarak büyümelerine engel olacaktır.

Hoşgörülü Çocuklar Yetiştirmek İçin ipuçları

Açıklayın, tanımlayın, anlatın:

“Hepimiz aynıyız” demektense kişileri farklılıkları ile kabul etme konusunda çocuğunuzla konuşun. “Sen nasıl kıvırcık saçlıysan arkadaşın da sarışın”, “Erkekler de bale yapabilir”, “Arabalarla sadece erkekler oynamaz, arabalarla tüm çocuklar oynayabilir…” gibi cümleler kurmaya özen gösterin. Çocuğunuzun genelleme yaptığı durumları gözlemleyerek her seferinde genelleme içeren cümlelerini yeniden kurgulayın ve her şeyden önemlisi kendinizi de gözlemleyin. Kimbilir belki sizin de cümleleriniz genelleme içeriyordur!

Farklı insanların ortak noktalarını gösterin:

Hepimiz hem birbirimizden farklı hem de çok benzeriz. Çocuğunuzun bunu öğrenmesini sağlayın. Farklı insanların ortak noktalarını bulun. “Her insan üzülür, kırılır, güler, ağlar, arkadaş edinmek ister, yemek yer, çünkü hepimiz insanız. Ama bazen bunları farklı şekillerde orrtaya koyarız. Hiç kimsenin ki diğerlerinden daha üstün değildir.” cümlesini ona tekrarlayın.

Merak duygusunu destekleyin:

Çocuğunuzun merak dolu sorularını görmezden gelmeyin, soru sorduğunda konuyu değiştirmeyin. Sorduğu sorular sizi rahatsız da etse mümkün olduğunca net cevaplar verin. Sorulara kapalı, baştan savma cevaplar vermek ile çocuğunuza farklılıkların olumsuz ve yanlış bir durum olduğunu hissettirmiş olduğunuzu unutmayın.

Seçenekleri genişletin:

Çocuğunuza sürekli “erkekler futbol oynar, kızlar evcilik oynar” gibi cümleler kurduğunuz an cümlelerinizi şu şekilde değiştirin; “futbolu sadece erkekler oynar diye düşünsek de kızlar da futbol oynar…” gibi.

Gurur kavramını öğretin:

Çocuğunuzla aileniz ve kültürünüz hakkında konuşun. Her bireyin değerli olduğunu, hiç kimsenin hiç kimseden ten rengi, boyu gibi nedenlerle üstün olamayacağını anlatın. Bu kavramı pekiştirecek öyküler ve ailenizle ilgili anılar anlatın.

Çevrenizdeki farklılıklar konusunda model olun :

Etrafınızda sadece esmer, düz saçlı, sizinle aynı şekilde öğrenen kişiler olmasın. Bireysel farklılıkların ne kadar normal bir durum olduğunu çocuk ailesinin modellemesi ile öğrenir. Çocuğunuzun etrafında farklı gelişim gösteren çocukların olması, gündelik hayatta farklı kültürlerden gelen kişilerle iletişim kurması gibi durumlar çocuğunuzun hoşgörülü bir birey olarak büyümesini sağlayacaktır.

Kaynak:
https://www.tolerance.org/sites/default/files/2017-06/beyond_golden_rule.pdf‘ den yararlanılarak hazırlanmıştır.
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

3 Kitap Sana 1 Kitap Ona

Eğitim Kolektifi’nden aldığınız her 3 kitap, bir köy okulu kütüphanesine kitap armağan ediyor.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Okudu Yazdı Demeyin! İşte 1. Sınıfların Eğitim Hayatını Değiştirecek 5 Taktik

İşte 1. Sınıfları Başarıya Taşıyacak 5 Alışkanlık

İlkokula başlamak hem çocukların hem de ailelerinin hayatlarındaki en önemli dönemeçlerden biridir. Okuma yazma öğrenmek küçük çocuklarınızın hayatlarını kökten değiştirir. Bilgiye doğrudan ulaşabilmek –okuldaki sosyal deneyimlerle birleştiğinde- çocuğunuzu eskisinden çok…
öğrencilerimize not verirken ne kadar adiliz

Öğrencilerimize Not Verirken Ne Kadar Adiliz?

Öğrencilerin öğrenme performanslarının adil bir şekilde değerlendirilmesi ve sonucun doğru amaçlarla kullanılması bir başka deyişle öğrencinin hak ettiği notu alabilmesi eğitimin önemli basamaklarındandır. Bununla birlikte pek çok eğitimcinin ölçme ve…
Sınavlar aynı zamanda öğrencilerin geldiği ve gelecekte içine gireceği sosyo-ekonomik sınıfın da bir göstergesi.

21. Yüzyıl Okulunu 19. Yüzyıl Teknikleriyle mi Yaratacağız?

Bu makaleyi dinleyebilirsiniz Son günlerde eğitimle ilgili en çok tartışılan konuların başında okulların yakın gelecekte yaşayacağımız teknolojik, ekonomik ve toplumsal dönüşüme uyum sağlayıp sayılayamayacağı geliyor. Uzmanlara göre okullar ayak sesleri…

Dosyalar

Reklam
Menü