Leonardo Da Vinci’den Çocuklara 7 Ders

Genel
Genel
Leonardo Da Vinci’den Çocuklara 7 Ders
Reklam
A+ A-

Da Vinci insanlık tarihinin şüphesiz  en sıra dışı kişiliklerinin başında gelir; bir rönesans dâhisidir; ressam, mimar, matematikçi, astronom, anatomi uzmanı, mühendis ve polimattır. Bu alanların her birinde benzersiz eserler yaratmış, sanat ve bilim dünyasının ufuklarını yeniden çizmiştir. Bu nedenle de çocuklarımızla tanıştırmamız gereken kişiliklerin başında gelir.

Üstelik görkemli hayatına zorluklarla başlamıştır. Babası zengin bir noter; annesi o eve çalışan ve doğum yaptığında sadece 16 yaşında olan bir hizmetçidir. Babası oğlunun varlığını kabul etse de bir aile hayatı olmayacak; çocukluğu evler arasında sürüklenerek ve düzenli bir eğitim alamadan geçecektir. Sahip olduğu büyük zeka ve meraka rağmen iyi bir eğitim alamaz. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğu için sadece temel bilimlerde aldığı  özel derslerle yetinmek zorunda kalır. Neredeyse bildiği her şeyi kendi merakı ve başarma hırsıyla öğrenir.

Leonardo Da Vinci’den Çocuklara 7 Ders

Leonardo Da Vinci’den Çocuklara 7 Ders

Sözcüğün Tam Anlamıyla Bir Polimat!

Altını çizelim Da Vinci bir polimattır. Bir başka deyişle, pek çok farklı alanda derinlemesine bilgi sahibidir. Düzenli bir eğitim alamamasına rağmen onu bu düzeye getiren ise çocukluğundan itibaren sahip olduğu büyüm merakıdır. Bu sayede -diğer polimatlar gibi- çevresindekilerden farklı şekilde düşünür, farklı yaşar, dünyaya farklı şekilde görür. Bu az bulunur zekası sayesinde de sıradışı bağlantıları kurarlar.

Son yıllarda yayınlanmış 2 kitap, Da Vinci’nin dehasını daha iyi anlayabilmemiz için yardımcı olmaktadır. Bunlardan ilki Henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olan Walter Isaacson’ın yazdığı Da Vinci kitabıdır. Isacsoon bu çalışmasında Da Vinci’yi “bilgiyi ünlü olmak, tanınmak için değil kendi merak ve arzuları için öğrenen” biri olarak tanımlamaktadır.

Öte yandan Türkçe’ye de çevrilmiş olan diğer kitap ise M.Gelb’in Da Vinci gibi düşünmek adlı çalışmasıdır. Gelb, bu kitapta Leonardo’nun dehasını şekillendiren 7 alışkanlığını, anlaşılır bir dille anlatmaktadır. Gelb’e göre Da Vinci’yi insanlık tarihinin en önemli bilim ve sanat öncülerinden biri haline  getiren ve çocuklarımıza da anlatabileceğimiz 7 kişilik özelliği şöyledir:

Merak: (Curiosita)

Leonardo da Vinci’nin başarılarının ardındaki en büyük etmen daha küçük yaşlardan itibaren sergilediği sıradışı merakıdır. Üstünde çalıştığı alanla ilgili olsun olmasın, her konuda her şeyi merak etmek onu diğer bilim insanlarında ayıran en temel kişilik özelliğidir.

Da Vinci için soru sorma nefes almak gibidir- içgüdüsel olarak dünyaya soru sorarak bakmakta; yeni yanıtlar bulmanın ve daha doğru sonuçlar çıkarmanın daha iyi sorular sormaktan geçtiğine inanmaktadır. Bu nedenle doğaya, insanlığa hep merakla bakar. Karşısına çıkan her şeyi inceler. Böylece evrendeki her varlığın  birbirine bağlı olduğuna dair gözlem ve inancını geliştirir. Bu merak onun dehasının belkemiğini oluşturacaktır.

Uygulama:  (Dimostrazione)

Leonardo’ya göre teorik bilgi, denenmeden, uygulamaya konmadan gerçek bilgi sayılmaz; bilgi ancak test edildiği, sonuçları gözlemlendiği zaman geçerlilik kazanır.  O yüzden meraklı bir çocuğun kendisine anlatılan herşeyi uygulamak istemesi gibi, Leonarda da öğrendiklerini test etmiş, sonuçlarını gözlemlemiştir. Ardında bıraktığı 7000 sayfadan fazla notun büyük bölümü, deney notlarından oluşmaktadır. Da Vinci  uslanmaz, vazgeçmez bir deneycidir.

Sezgilere Dayanma : (Sensazione)

Leonardo, bilime ve deneye güvendiği kadar kendi sezgilerine, içgüdülerine ve duyularına da güvenir. Bu nedenle de kendi duygularını geliştirmek için uğraşır. Leonardo’ya göre yeryüzü insanın kendi duyularını geliştirmek için pek çok olanak sunan bir okul gibidir. Bir bütün olarak yeryüzü, doğa yanı sıra sanat eserleri; resimler, heykeller, müzik insanoğlunun duyarlılığını ve sezgilerini zenginleştirmek için olanaklardır.  Da Vinci deniz yosunlarıyla, yıldırımlara; bir zeytin ağacının yaprağıyla bir kertenkelenin desenlerine bir arada bakar; bu yorumlardan yola çıkarak da bambaşka nesnelerle ilgili sonuçlar çıkartır. Aradaki bağı ise sezgisel olarak kurmayı dener.

Belirsizliğin Varlığını Kabul Etme:  (Sfumato)

Leonardo, bilgiye, deneye, kanıta inanırken bir yandan da yeryüzünün belirsizliğine inanmaktadır. Bu kabul, bilime sığınmış birine bir paradoks gibi gelse de yaratıcı potansiyeli destekleyen bir denge gibidir.  Da Vinci’ye göre belirsizlikle başa çıkmanın belki de en akılcı tekniği açık fikirliliktir. Da Vinci’ye göre açık fikirlilik bir kas gibidir. Da Vinci yeni kavramları, ilkeleri ve fikirleri anlamak ve kabul etmek konusunda kendisini aktif olarak geliştirir.

Bilim ve Sanata Saygı:  (Arte/Scienza)

Çoğumuz bilim ve sanatın birbirlerinden çok uzak kutuplarda olduğunu, hatta çok farklı duyarlılıklar gerektirdiğini düşünürüz. Oysa hayata bütünlükle bakabilmek, bilim ve sanat arasındaki ilişki ve dengeyi anlamakla sağlanır. Da Vinci’nin bir yandan bir mühendis ya da bir tasarımcı, öte yandan da tarihin en büyük ressamlarından biri haline getiren bu bütünselliktir. Bu ilke kişinin sahip olduğu tüm yetenek ve becerilerini birlikte kullanmasının, sorunlara geniş bakış açılardan bakmasının, çok yönlü olmasının önemini bize  hatırlatır.

İç Bütünlük: (Corporalita)

Başarının bir başka anahtarı da kişinin kendi içinde taşıdığı dengedir. Tıpkı yeryüzünün dengesi gibi , kişinin de beden sağlığı ile duygusal sağlığı  el ele gider ve zihinsel sağlık da bunlara bağlıdır. Kişinin kendisine değer vermesi, hayata olumlu bakması, yapıcı yaklaşması de bu iç bütünlüğünün boyutlarındandır.

Sistem Düşüncesi: (Connesione)

Yeryüzündeki varlıkların, hayatın ve olayların ilişkisini anlamak ve doğru yorumlamak sistemli düşünme anlamına gelir. Bu ilke yukarıdaki ilkeleri de neden sonuç ilişkisiyle görmek anlamına gelir. Kısaca yaşadığımız her şeyi bir biriyle olan ilişkisini anlama çalışmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz.

Hayata Nasıl Geçer?

Gelb, Da Vinci ilkelerini hayata geçirmek için şu soruların üzerinde ısrarla durmamız gerektiğini ve bu soruları çocuklarımıza da öğretmemiz gerektiğini söyler.

  • Önümdeki sorunla ilgili doğru soruları soruyor muyum?
  • Daha iyi, etkili düşünebilmek için ne yapmalıyım? Eksiklerimi, hatalarımı nasıl saptayabilirim?
  • Sezgilerimi nasıl geliştirebilirim?
  • Olaylara, karşıma çıkan bilgilere nasıl bütün beynimle yaklaşabilirim?
  • Vücut ve zihnin dengesini nasıl geliştirebilirim?
  • Yukarıdaki bütün unsurlar nasıl birbirine uyar? Her şey her şeye nasıl bağlanır?

Bütün bu soruların amacı kişinin  kendi farkındalığını yükseltmesinin yanısıra kendi varlığını bilginin yönetmesini sağlamaktır. Çünkü Da Vinci’nin dediği gibi ”
Ruhunuzu, karakterinizi yabani otlardan uzak tutabildiğiniz ve öğrenme yolculuğunuzu ne olursa olsun devam ettirdiğiniz sürece öğrenme arzunuz, yaratma ilhamıyla beraber, nerede olursa olun, sizi izleyecektir.”

Kaynak:M. Gelb, Leonardo Da Vinci Gibi Düşünmek, Beyaz yayınları, 1999

Etiketler: , , , , ,
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Narsist Ebeveynler Öfkeli ve Kırgın Çocuklar Yetiştirir

Narsistik Kişilik Bozukluğunun Masum İşaretleri

Son zamanlarda toplumda narsizmin yükselişiyle ilgili yazılar okuyor, çevrenizdeki insanların eskisine göre çok daha kendilerine dönük olduğunu fark ediyor ve belki de kendi kendinize soruyorsunuz: ‘Yoksa ben de biraz narsist…
çocuğumun hiç arkadaşı yok

Çocuğumun Hiç Arkadaşı Yok!

Çocuğunuzun okulda arkadaşı yok mu? Çocuğunuz yalnız ve mutsuz mu? Çocuğunuz arkadaşı olmadığı için okula gitmekte zorlanıyor mu? Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor mu diyorsunuz? Çocuğunuzun arkadaşlık kuramama nedenleri nelerdir ve…

Dosyalar

BÜLTENE KATILIN

E-posta listemize kayıt olarak yeni makalelerimizden haberdar olabilirsiniz.

Abone olduğunuz için teşekkürler.

Bir hata oluştu.

Reklam
Menü