George Lucas Vakfı’nın eğitim bloğu Edutopia’da “yılın önde gelen eğitim araştırmaları” makalesinin 2022 yılı versiyonu yayınlandı. Artık bir klasik haline gelmiş bu makaleler serisi, bir yandan eğitim bilimleri dünyasında gerçekleştirilen önemli çalışmaları özetlerken bir yandan da Batı’da eğitim araştırmalarının yönünü ve önceliklerini de anlamamıza yardımcı oluyor.
Pandeminin ve uzaktan eğitime dair sorunların gölgesinde geçen 2 yılın ardından, 2023 yılında eğitim uzmanlarının dikkatlerini yeniden sınıf içindeki uygulamalara ve öğrenme verimliliğine döndüğünü görüyoruz. İşte bu değerlendirmeler sonrasında sizin için seçtiğimiz 2022 yılının en çok ilgi çeken eğitim araştırmalarından bir seçki:
1.‘Disiplinli’ Öğretmenlik Akademik Başarıyı Garantilemiyor!
Öğretmenlik stiliniz, mesleki başarınızla ilgili algının oluşmasında ne kadar önemlidir? Çoğu zaman davranışları daha empatik olan, nezaket ve açıklıkla davranan öğretmenlerin daha “yumuşak” bulunduğunu ve bu tutumun onların öğrencilerin gözünde “istismar edilebilir” olarak algılanmasına neden olduğunu inancı yaygındır. Ancak yeni bir çalışma, çocukları önemsediğini gösteren öğretmenlerin, öğrencilerinin sınırlarını zorlama ve daha fazla sorumluluk almalarını sağlama konusunda daha başarılı olduğunu gösteriyor.
ABD’de 285 farklı okulda öğretmenlerin mesleki uygulamalarını ve iletişim stratejilerini inceleyen bir araştırma, en etkili öğretmenlerin sınıflarında öğrencilerini yakından tanımaya özen gösteren, onların güvenin kazanan, işlerini keyif alarak yapan ve ardından bu duygusal sermayeyi ustalıkla akademik sermayeye dönüştüren kişiler olduğunu gösteriyor.
Öğretmenin iyi ilişki kurduğu bir öğrenciye yüksek beklenti ifade etmesi öğrencinin kendine duyduğu güveni arttırıyor. Ayrıca, “öğrenciler, öğretmenlerinin kendilerini önemsediğini hissettiklerinde, daha çok çalışıyor, daha zorlu akademik hedefler belirliyor, öğretmenlerinin beklentilerini karşılar ve üstüne çıkarlar.”
2.Not Alma Tekniklerinin de Öğretmenlerce Öğretilmesi Önemli
36 farklı çalışmanın meta analizi, ders çalışma sürecinde öğrencilerin çoğunlukla yanlış bilgilerin önemli olduğunu düşünüp onların altını çizdiğini, bunun da yanlış ya da eksik öğrenmeye neden olduğunu gösteriyor. Öğretmenlerin bir metnin nasıl okunacağı, ana fikir ve destekleyici fikirlerin nasıl deşifre edileceği ya da ana fikrin nasıl anlaşılacağı konusunda vereceği kısa bir eğitim ise başarılarını kolayca yükseltebiliyor.
Bu çalışmaya göre, öğrenciler bir konuyu çalışırken önemli olan bölümler yerine kendilerine ilginç gelen bilgileri not alma eğiliminde oluyorlar. Bu eksiklik çoğunlukla öğrencilerin okuma alışkanlıklarının yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanıyor. işin içine istatistikler, haritalar gibi teknik bilgiler girdiğinde ise kavrama düzeyi daha da düşüyor.
Bunun üstesinden gelmenin yolu öğretmenin nasıl not alınacağı ve çalışılacağı konusunda tekrar tekrar bilgi vermesinden geçiyor. Oysa öğretmenler, genellikle öğrencilerin nasıl ders çalışacaklarını bildiğini varsayıyor ve bu konuda bir yönlendirme yapmıyorlar. Kendi konusunun nasıl çalışılması gerektiğini anlatan öğretmenler her zaman öğrencilerin daha başarılı olmasını sağlıyorlar.
3.Kavram Haritaları Umduğumuzdan Daha Faydalı Olabilir
Kavram haritalarının, sınıf duvarlarına astığımız çizimlerin gerçekten faydalı bir öğrenme aracı mı yoksa son moda ancak bir o kadar da işlevsiz görseller mi olduğunu hiç merak ettiniz mi? Yeni bir çalışma, bu görsel araçların ve her türlü karalamanın, öğrenmeye gerçekten olumlu katkısı olduğunu gösteriyor.
Öğretmenin renkli kalemlerle çizdiği bir hücrenin ya da iyi düzenlenmiş bir tarih şeridinin öğrencilerin bilgileri hatırlamasına ve bilgiler arasındaki bağı kavramasına yardımcı olabileceğini ancak “ bu bilgilere dayanarak genellemeler veya çıkarımlar yapmak için yeterli olmadığını” gösteriyor.
Kavramları oklarla, açıklamalarla ve diğer ilişki belirten işaretlerle bağlayan çizimler, öğrencilerin büyük resmi daha iyi anlamalarını sağlıyor. Ayrıca kavramların arasındaki eşitlik ve hiyerarşiyi de görmelerini sağlayabiliyor.
Kavram haritasının çok daha etkili olmasını sağlayan bir yaklaşım ise bu tabloların sadece öğretmenler tarafından değil aynı zamanda öğrenciler tarafından da çizilmesi sağlamak olabilir. Örneğin konuyu anlatırken kendi çizimini yapan öğretmen, öğrencilerinden evde kendi çizimlerini yapmalarını ya da sırayla sınıf arkadaşlarına kavram haritası sunumu yapmalarını isteyebilir. Çünkü, üst düzey düşünme testlerinde, kavram haritası çizimleri yapan öğrencilerin, basit listeler yapan öğrencilerden çok daha yüksek performans gösterdiği biliniyor.
4.Etkili Öğrenmenin Sırrı Doğru Molalar Vermekten mi Geçiyor?
Hepimiz öğrenmenin düzenli tekrarlardan geçtiğini düşünürüz. Basketbolda iyi olmanın sırrı, top sürme ya da potaya atma eylemini defalarca tekrar etmektir. Piyano çalabilmenin ardında da aynı teknik vardır: Haftalar, aylar süren düzenli tekrarlar.
Bu gerçekten yola çıkan bazı öğretmenler ise derslere çok az mola vererek, teneffüslerde de ders anlatmaya devam ederek daha fazla öğrenme elde etmeyi amaçlarlar.
Son zamanlarda gerçekleştirilen bazı araştırmalar, uygulama seansları arasındaki sürenin en az tekrar eyleminin kendisi kadar önemli olduğunu gösteriyor. 2021’de yapılan ve okuma yazma öğrenenlerin sinir ağlarındaki değişimi inceleyen bir araştırmada ise, molalar sırasında öğrencilerin beyinlerinde bilgiyi işleme ve hafıza merkezi arasında gerçekleşen döngüsel çevrimlerin öğrenmenin önemli bir boyutu olduğu sonucuna varıldı. Uzmanlara göre, beyne verilen molalar “yeni bir beceri öğrenmek için pratik yapmak” kadar önemli bir işlev üstleniyordu.
2022’de bu bulgulara farklı bir boyut daha eklendi. Araştırmacılar, mola vermek kadar mola sırasında yapılan etkinliğin de önemli olduğunu gösterdiler. Örneğin verilen molada sınıfta kalarak bir başka konuda okuma yapan, ya da resim çizen çocuklardansa bahçede koşmak, top oynamak mı daha etkiliydi? Araştırma açık havaya çıkan çocukların sınıflarına öğrenmeye daha hazır olarak döndüğünü gösteriyor. Ayrıca, parkta bahçede yürüyüş yapmak gibi açık havada ancak daha sakin etkinlikler yapanların dikkat ve çalışma belleği testlerinde daha iyi performans gösterdiği sonucuna varıyor.
Bu sonuçlarında gösterdiği gibi çocuklara yeterli miktarda teneffüs vermemek öğrenmeyi olumsuz etkileyen önemli bir faktördür.
5.Sınıflarımızı Tasarlarken Modaya mı Sağduyuya mı Kulak Verelim?
Özellikle ilköğretim sınıflarında sınıf duvarlarını farklı malzemelerle zenginleştirerek kullanma son dönemlerin gözde konularından. Sınıf duvarlarımızda eskiden olduğu gibi basit ve sade görseller mi kullanmalıyız ya da sosyal medyada ya da pinterestte gördüğümüz ilgi çekici tabloları mı denemeliyiz? Yoksa öğrencilerimizin dikkatini dağıtmamak için duvarları boş bırakıp sade ve öğrenme odaklı bir sınıf mı tercih etmeliyiz?
2022 yılında yapılan bir başka çalışma minimalizmi savunuyor. Araştırmacılar, anaokulu öğrencileriyle yaptıkları bir çalışmada görsel olarak düzenlenmiş sınıfların, fazlaca “süslenmiş” sınıflara göre daha iyi odaklanabilen öğrenciler yetiştirdiği sonucuna varıyor. Renklerin ve şekillerin fazla abartılmadan kullanıldığı, tabloların kısa ve net bilgiler sunduğu sınıflarda küçük çocuklar belirgin şekilde daha yüksek oranda dikkat ve konsantrasyon sergiliyorlar.
Ancak bu dengeyi sağlamak öyle kolay olmayabilir. 2014 yılında yapılan bir başka çalışma ise örneğin bilim insanlarının, kadın bilimcilerin ve çeşitli tarihsel figürlerin görülmesinin öğrencilerde aidiyet duygusunu geliştirdiğini gösteriyordu. 153 okulda, 3766 öğrencinin gözlemlendiği bir 2022 çalışması ise, en iyi akademik sonuçların görsel dengenin sağlandığı, görsellerin ne çok az ne de çok fazla olduğu sınıflarda olduğunu gösteriyordu.
Araştırma, uygulanan dekorasyonun o sınıftaki akademik gidişat konusunda ipuçları vereceğini hatta değiştirebileceğini de gösteriyor. Araştırmacılar bir sınıf tasarımını gözden geçirirken sadelik ve dengeyi gözlemlemeyi tercih ediyorlar. Akademik bilgilerin sade ve anlaşılır bir dille ifade edilmesi, aşırı süslemelerden kaçınılması, duvarlarda boşluk ve görsel oranının korunması.
6.Oyun Temelli Öğrenme Hala En Güçlü Eğitim Araç
Çocukların ‘yetişkinleştirilmesi’ kavramının yaratıcısı, yazar ve erken çocukluk eğitimcisi Erika Christakis’e göre çocuklar minyatür yetişkinler değil, ancak bizler eğitim sistemini onları kendimize benzetmek için kullanıyoruz.
Okullarda akademik beklentilerimiz giderek yükselirken çocuklar, çocukluklarını nasıl koruyabilirler? 39 çalışma üzerinde yapılan bir meta analiz, uzun düreli gözlemlere dayanıyor yetişkinler tarafından duyarlılıkla yönlendirilen öğrenme bazlı oyunların çocuklar ve eğitimciler arasında bir orta yol oluşturduğunu ve her iki tarafı da isteklerine daha çok yakınlaştırdığını kanıtlıyor.
Bu orta yolu yönetmenin bazı koşulları var. Seçilen oyunun öğretmenler tarafından belirlenmiş bir öğrenme hedefi olması gerekiyor. Bununla birlikte iyi bir oyun temelli öğrenmenin içinde merak ve keşif duygusunu içermesi, oyunun mümkün olabildiğince çocuklar tarafından yönlendirilmesi, çocuklara liderlik etme fırsatı sunması ve çocukların eylemleri ve davranışları üzerinde bağımsız hareket etme ve seçim hakkı özgürlüğü barındırması gerekiyor.
Aynı zamanda oyun akışının sadece çok gerekli olduğu durumlarda kesilmesi, öğrencinin uygulamanın bir oyundan çok öğrenme olduğunu çok fazla hissetmemesi ve öğretmenin kontrolü mümkün olabildiğince hissetmemesi önemli koşullardan.
Bir başka ipucu ise bilgiye değil ilişkilere odaklanmak ve merak uyandıracak minik sorular sormak. Öğretmenin konuşmak ve yönlendirmek yerine dinleme pozisyonunda kaldığı, açık uçlu sohbetler de kritik öneme sahip. “saçma sapan sohbetler yapıp kıkırdamak, kendi komik hikayelerini uydurmak gibi öğretmenlere anlamsız gelecek etkinlikler de bu oyunun bir parçası olabilir.
İşte bütün bu koşulların sağlandığı öğrenme ortamlarının beceri kazanımının açıkça vurgulandığı, çocuğa yetki verildiği ya da standart bir ders sunumunun yapıldığı geleneksel uygulamalara göre daha etkili öğrenme sonuçları ortaya çıkardığını kanıtlıyor.
Bu makale ilginizi çektiyse “10 Adımda Başarı Odaklı Bir Okul Kültürü Yaratmak” adlı makalemize de göz atabilirsiniz.














