Korona ve Ergenler: Duyguları Nasıl Yönetelim?

Aileler İçin
Aileler İçin
korona ve ergenler
Reklam
A+ A-

Evde kalmak çoğumuz için daha önce yaşamadığımız yeni bir durum.  Bu yeni koşullara elimizden geldiğince uyum sağlamak, ailemizi sağlıklı tutmak ve evdeki iklimi mutlu ve huzurlu sürdürebilmek elbette her zaman kolay değil.  Bu nedenle ebeveynler olarak hepimiz aile içindeki sorumluluklar doğrultusunda üstümüze düşenleri yerine getirmeye ve evdeki düzeni sürdürmeye çalışıyoruz. Bu süreçte dikkatlerimizin özellikle 2 yaş grubu; yaşlılar ve çocuklar üzerinde odaklandığını da biliyoruz.

Diğer yaş gruplarından farkı olarak  ergenler duyguları göstermek, ihtiyaçlarını ifade etmek konusunda çok da istekli değiller.

Diğer yaş gruplarından farkı olarak  ergenler duyguları göstermek, ihtiyaçlarını ifade etmek konusunda çok da istekli değiller.

Ergenleri Unuttuk mu?

Ancak yaşananlardan etkilenecek ve desteğimize ihtiyaç duyabilecek bir yaş grubu daha var: Ergenler. Zaten olumsuz duygularla başetmek zorunda kalan ergen çocuklarımız okulların kapanması, gündelik hayatlarının sınırlanması, arkadaşlarından uzaklaşmak zorunda kalmaları  nedeniyle her zamankinden çok daha kaygılılar.

Ancak tüm diğer yaş gruplarından farkı olarak  ergen çocuklarımız yaşadıkları duyguları göstermek, ihtiyaçlarını ifade etmek ya da kaygılarını paylaşmak konusunda çok da becerikli değiller. Bir kaç yıl önce bıcır bıcır konuşan çocuklarımız artık sessiz, mutsuz, asık suratlarla evde dolaşıyor; bizimle konuşmadan uzun saatler boyunca odalarında saklanıyor, bilgisayarlarının başında ya da kulaklıklarının arkasında gizleniyor; çok ısrar etmezsek ailenin geri kalanına katılmıyorlar. Peki onlara nasıl yardımcı olabiliriz? Ergen çocuklarımızın -anne babalarının da sinirlerini zorlayan- davranışları normal mi?  Biz onlara karşı nasıl davranmalı, nasıl mesajlar vermeliyiz?

Ergenlik ya da Merhaba Hüzün!

Yetişkinlerin büyük bölümü ergenliği çocukluğun bitip gençliğe ve bağımsızlığa adım atılan ve çocukların olabildiğince heyecanlı, sorumsuz ve öfkeli oldukları bir dönem olarak düşünürler. Oysa psikolog Talat Parman’ın da ‘Ergenlik ya da Merhaba Hüzün’ adlı kitabında da anlattığı gibi ergenlik dönemi içinde kaygı, içedönüş ve hüzün duygularını çokça barındıran özel bir geçiş dönemidir.

Özellikle ergenlik dönemini yoğun yaşayan gençler kendilerini boşlukta hisseder, gündelik hayat akışından uzaklaşır, adını koyamadıkları bir huzursuzluk duygusuyla içedönük, bitkin ve çevrelerinden kopuk gözükebilirler. Bu tepkileri çevrelerine karşı hissettikleri umarsızlıktan çok kendi içlerinde yaşadıkları duygulardan kaynaklanır. Ergenler kendilerini değersiz, anlaşılmamış hissetmekte, gelecekten kaygı duymakta, istemelerine rağmen bir türlü harekete geçememekte; ebeveynleriyle giderek kopan iletişimlerinin de etkisiyle üzgün, hatta depresif bir dönem geçirmektedirler.

Ergen Daha Çok Etkilenir

Yani zaten zor bir dönemden geçmekte olan ergen çocuğunuz, coronavirüs döneminde yaşanacak eve kapanmadan sizden daha fazla etkilenebilir. Çevresinde ne yaşandığını, tehlikenin ne olduğunu, hangi önlemlerin alınması gerektiğini anlamakla birlikte kurallara ayak direr.

Yalnızlığa, kendisiyle olmaya ihtiyaç duyması yüzünden, evde yaşanacak ‘sosyal yakınlaşma’ nedeniyle öfkeli olabilir. Günlük rutini sürdürmek yerine teknolojinin ardına saklanabilir.  Yani koşullar hem ergen için hem de ergenle yaşamaya çalışan ailenin diğer fertleri için zor olabilir.

Peki böyle bir dönemde ergen çocuğumuza nasıl yardımcı olabiliriz?  New York Times yazarı ve ergen psikyaristi  Dr. Lisa Damour’un gençlere Korona virüs günlerinde yol göstermek amacıyla hazırladığı ve UNICEF tarafından da paylaşılan 6 maddelik önerinin kısa özetini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

1. Öncelikle kaygınızın normal olduğunu bilin!

Dr. Damour ‘a göre “Okulların kapanması ve medyada aralıksız olarak gördüğünüz haber bombardımanı sizi endişelendiriyor olabilir. Şunu bilin ki bu kaygıyı sadece siz yaşamıyorsunuz. Hatta hissettikleriniz çok normal; böyle olmanız da gerek.”

“Psikologlar kaygının normal ve sağlıklı bir tepki sayılması gerektiğini, çünkü bu duygunun bizi tehlikelere karşı uyanık tutup kendimizi koruyacak tepkiler geliştirmemize yardımcı olduğunu söylüyorlar. Kaygınız, bu koşullarda almanız gereken kararları almanızda size yardımcı olacak, dikkat ve sezgilerinizi arttıracaktır. — kendi karantinanızı yaratmada, ellerinizi düzenli olarak yıkama, yüzünüze dokunmama gibi uygulamaları kararlılıkla yapmanızı sağlayacak. Kaygınız yalnızca sizin değil, başkalarının da güvende olmasına yardımcı olacaktır. Bu tutum ise hem toplum sağlığını hem de sizin sağlığınızı koruyacaktır. Böylece çevremizdeki kişilere özen göstermiş de oluruz, çünkü biz başkalarını da düşünürüz.”

Kaygınız sadece hastalığın varlığından da kaynaklanıyor olabilir; bu da çok normal bir tepkidir. Eğer hastalık belirtilerinin çok azını bile taşıdığınızı düşünüyorsanız, ailenizle ya da bir uzmanla bağlantıya geçin. Unutmayın gençlerde hastalık hafif ve az sayıda belirtiyle seyrediyor. Bununla birlikte bu hafif belirtilerin bazı durumlarda ciddi bir hastalığa dönebileceğini de aklınızdan çıkartmayın.

Ancak eğer Covid-19 konusunda az kaygılanıyor ya da hiç kaygı duymuyorsanız o zaman şu kuralları aklınızdan hiç çıkartmayın: Uyacağınız kurallar, alacağınız sağlık önlemleri sadece sizin  değil çevrenizdeki diğer insanlarında güvenliği için önemlidir. Kaygılı olmasanız bile, kurallara uymak konusunda disiplinli olun.

2. Kendiniz Oyalayın!

“Pek çok psikolog size büyük bir sorunla karşılaştığınızda sorunu yönetebilmeniz için basit ama etkili bir ipucu verecektir. Karşınızdaki sorunlar ikiye ayrılır: Üstesinden gelmeyi becerebileceklerim ve olduğu gibi kabul etmek zorunda olduklarım.

Yaşadığımız bu günlerde 2. gruba giren çok fazla sorunla karşı karşıyayız. Bu nedenle Covid-19 bağlantısıyla geçici bir süre için hayatımıza giren zorluklarla savaşmak yerine dikkatlerimizi hayatlarımızı yönetebildiğimiz alanlarına çevirmeliyiz. Hayatı güzelleştirecek etkinlikler yapmak, kısa süre sonra hayatın normale döneceğini düşünerek çalışmaya aralık vermeden devam etmek ya da dikkatini başkalarına destek olmaya vermek gibi..

3. Sosyalleşmenin Yeni Yollarını Bulun

Bir yandan evde kalmaya ve sosyal mesafe kurallarına uymaya çalışırken diğer yandan da arkadaşlarınızla zaman geçirmek istiyorsanız çok şanslısınız: Sosyal medya parmağınızın ucunda..

Yaratıcı olun: Örneğin  Tiktok’ta  #safehands benzeri yarışmalara katılın. Sizler, bizden çok daha yaratıcısınız. Gençler olarak sosyal medyanın olanaklarını şimdiye kadar ki şeklinden daha farklı, daha etkili şekilde kullanacağınızdan eminim.

Bununla birlikte ekran önünde uzun zaman geçirmenin sağlıksız olduğunu, kaygı ve negatif duygularınızı arttıracağını hep aklınızda bulundurun.

4. Kendinize odaklanın

Eve kapanmak kötü olsa da bunu bir fırsata dönüştürebilirsiniz. “Daha önce yapmak istediğiniz şeyleri; okumak istediğini kitabı okumaya, çalmak istediğiniz enstrümanı öğrenmeye bugünlerde başlayabilirsiniz.  Şimdi bunları yapmanın tam zamanı. Kendinize odaklanmak ve elinize yeni geçen zamanı kullanmanın yeni yollarını bulmak zihinsel sağlığınız açısından iyidir. İlk adım olarak yapmak istediğiniz ve bir türlü başlayamadığınız şeylerin bir listesini yaparak başlayabilirsiniz.

5. Duygularını yaşayın

Arkadaşlarınızla buluşma, hobiler geliştirme ya da spor etkinliklerini izlemek gibi çok sevdiğiniz etkinlikleri yapamamak  sizi üzüyor olabilir.  Gençler için bunlar önemli eksiklerdir. Hre zaman yaptığınız şeyleri yapamadığınız için canınız sıkıyorsa haklısınız. Peki, bu durumda ne yapalım? Eğer gerçekten kendinizi çok sıkılmış, sıkışmış hissediyorsanız duygunuzu yaşayın. Ağlamamak için, her şey yolundaymış gibi görünmek için kendinizi sıkmayın. Üzülebilir, ağlayabilirsiniz. Kendinize duygularınıza yaşamak için izin verirseniz, toparlanmanız daha hızlı olacaktır.

Duygularınızı ifade etmenin tek yolu öfkelenmek, ağlamak ya da gülmek değildir. Bazı kişiler sanatla, bazı  kişiler sporla, bazı kişiler yemek yapmakla ilgilenir. Bunların hepsi olabilir. Önemli olan sizin neyi sevdiğiniz, size neyin iyi geldiğidir.

6. Nezaketi Unutmayın

Koronavirüs dönemi bazı insanların normalde olduğunda daha tepkili olmalarına neden oldu.  Çevrenizde örselenen, zorbalık gören, ayrımcılığa uğrayan birilerini gördüğünüzde onlara destek olun ya da yetişkinlerden yardım alın.

Bir arkadaşınızın zor durumda olduğunu görürseniz onun yanında olun. Böyle durumlarda hiçbir şey yapılmaması insanı, herkesin kendisine karşı olduğu ve kimsenin onu umursamadığı düşüncesine yöneltebilir. Sizin söyleyecekleriniz ise fark yaratacaktır.

Ve hep aklınızda olsun: Herkesin zorluklar yaşadığı bu özel dönemde her zamnkinden çok daha nezaketli, düşünceli ve özenli olmamız gerekiyor.

Kaynak: Bu yazının ikinci bölümünde unicef.org’da yayınlanan Mand Rich tarafından  derlenmiş ‘How Teenagers Can Protect tTheir Mental Health During Coronavirus-Covid 19’ adlı makaleden faydalanılmıştır.

Etiketler: , , , ,
Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Bunlar da Var

En Yeniler

En Popüler

Narsist Ebeveynler Öfkeli ve Kırgın Çocuklar Yetiştirir

Narsistik Kişilik Bozukluğunun Masum İşaretleri

Son zamanlarda toplumda narsizmin yükselişiyle ilgili yazılar okuyor, çevrenizdeki insanların eskisine göre çok daha kendilerine dönük olduğunu fark ediyor ve belki de kendi kendinize soruyorsunuz: ‘Yoksa ben de biraz narsist…
çocuğumun hiç arkadaşı yok

Çocuğumun Hiç Arkadaşı Yok!

Çocuğunuzun okulda arkadaşı yok mu? Çocuğunuz yalnız ve mutsuz mu? Çocuğunuz arkadaşı olmadığı için okula gitmekte zorlanıyor mu? Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor mu diyorsunuz? Çocuğunuzun arkadaşlık kuramama nedenleri nelerdir ve…

Dosyalar

BÜLTENE KATILIN

E-posta listemize kayıt olarak yeni makalelerimizden haberdar olabilirsiniz.

Abone olduğunuz için teşekkürler.

Bir hata oluştu.

Reklam
Menü