Matematik Fobisi Nedir? Nasıl Üstesinden Gelinir?

0
Anne babanın matematiğe dair tutum ve inançlarının çocuğun da derse karşı tutumunu etkiler.
Anne babanın matematiğe dair tutum ve inançlarının çocuğun da derse karşı tutumunu etkiler.

Okul yıllarınıza dair en büyük kaygınız ne? Siz de çarpım tablosundan bir soruyla karşılaştığınızda avuçları terleyen, korkudan başı dönen ve matematiğin adını bile duymak istemeyen öğrencilerden miydiniz?  yaşayan bir öğrencinin bir zamanlar söylediği gibi belki de dünyadaki öğrenciler ikiye ayrılır: Matematikten ölesiye korkanlar ve Matematiğe rağmen hayatta kalanlar.

Pek çok öğretmen için Matematik Korkusu sadece psikolojiktir.
Pek çok öğretmen için Korkusu sadece psikolojiktir.

Günlük Hayatta da Yaşanır

, küçük yaşlardan başlayarak kendini gösterir; üniversiteye giden gençlerden, hayata atılmış insanlara kadar bile görülebilir. Pazarda alışveriş yaparken 10 TL. ile 5 TL.yi toplaması gereken kadınının duyduğu telaş ve heyacanla, matematik kitabının kapağını gördüğünde gözyaşlarına boğulan ilkokul birinci sınıf öğrencisinin duygusu aynı kökten gelmektedir.

Pek çok öğretmen için Matematik Korkusu sadece psikolojiktir.  Öğrenci ‘dersi derste dinlememiş’, ‘evde tekrar etmemiş’ sonra da problemle karşılaşınca korkmaya başlamıştır. Zaten ‘oldum olası matematik dersine çalışmamakta’dır. ‘Biraz gayretle korkusunu yenebilecektir!’

Sayılarla karşılaşmak bazı insanlarda stresi yöneten kortizol hormonunun salgılanmasına neden olur.
Sayılarla karşılaşmak bazı insanlarda stresi yöneten kortizol hormonunun salgılanmasına neden olur.

Sadece Psikolojik Değil!

Ancak bazı araştırmacılara göre, Matematik Fobisi , fobiler listesinde kendine yer bulabilecek kadar ciddi belirtileri, psikolojik-fiziksel etkileri olan ve kişinin bütün hayatını etkileyebilecek kadar önemli bir kaygı bozukluğudur.

Sayılarla ya da dört işlemle karşılaşmak bazı insanlarda stresi yöneten kortizol hormonunun salgılanmasına, avuçların terlemesine, kalbin daha hızlı çarpmasına, nefes ritminin bozulmasına neden olur ki bu belirtiler diğer fobilerde de benzer şekilde kendilerini göstermektedir.

2012 yılında Birleşik Devletler’de Matematik korkusu yaşayan 7-9 yaş arası çocuklarda gerçekleştirilen bir beyin taraması ise bize kortizol hormonunun yanı sıra prefontal korteksin de aktifleştiğini; bu nedenle çocukların konsatre olabilmek, problemi anlamak ve işlem yapabilmekte güçlük çektiklerini göstermektedir.

Bazı aileler çocuklarına doğrudan mesaj verirler: Sen Sayısal Dersleri Yapamazsın!
Bazı aileler çocuklarına doğrudan mesaj verirler: Sen Sayısal Dersleri Yapamazsın!

Nöral Ağlarla Bağlantılı Olabilir!

Beyin hakkında son zamanlardaki keşifler, genlerimize yüzbinlerce yıl önce kodlanmış olan belirli davranış ve duygu kapasitelerinin bugünkü tutumlarımızı belirlediğini göstermektedir. Bunlar bizim bilişsel şemalarımızdır ve nöral ağlarımıza –yani beynimize- kayıtlıdırlar.

Bu şemalar bizim tutumlarımızı, tercihlerimizi ve kapasitelerimizi belirler. Örneğin kişi, zihinsel şemalarının dışında kalan bilgiyi kolayca öğrenemez.  Bu öğrenememe, kişinin bu bilgiyi işleyecek deneyim şemasının olmamasından kaynaklanır.  Bir başka deyişle, bu bilgiyi uzun vadeli belleğe yerleştirecek nöral sistemler oluşmamıştır, bu şemanın oluşumu ve genetik haritaya yerleşmesi için birkaç kuşağa ihtiyaç duyulacaktır. Kişi yine de bu bilgiyi almak zorundaysa ilk tepki anlama değil, ezberleme olacaktır.

Aynı zihinsel süreci matematik öğreniminde de görürüz. Matematik bilgisinin kabulunde aileden gelen genlerin ve deneyimlerin büyük etkisi vardır. Bu birikime sahip olamayanlar ise, matematikle karşılaştıklarında geri çekilir, kaygılanırlar. İşte Matematik fobisi böyle gelişir.

Kuşaktan Kuşağa Aktarımla Ortaya Çıkar!

Öte yandan matematik korkusu yaşayan hemen herkesin ve matematik öğretmenlerinin altını çizdiği bir nokta önemlidir:  Matematik Korkusu öğrenilir. Tıpkı kuşlardan korkan bir annenin korkusunu çocuğuna geçirmesi; bisiklete binemeyen bir babanın çocuğunun da bisiklete binmemesi gibi, Matematik Korkusu da büyük oranda sözlü mesajlarla çocuklara öğretilir.

Bu aktarım çoğu zaman gizli ya da üstü örtülü olarak bile gerçekleşmez. Anne babalar okula başlayan çocuklarına kendilerinin matematikte ne kadar zorlandıklarını anlatırlar, ‘bizim aileden matematikçi çıkmaz!’ derler ya da matematik ödevlerinin ne kadar zor olduğunu sezdirirler.

Kızlar Edebiyatçı, Erkekler Matematikçi Olur!

Öte yandan matematiğe karşı duygularımızı belirleyen toplumsal kalıplar da bu süreçte su yüzüne çıkar. Pek çok için matematik bir ‘kız dersi’ değildir. Matematik, Geometri, Fizik ya da Kimya derslerinde kızlarının başarısızlığını daha baştan kabul eden aileler, çocuklarına da mesaj verirler. Sen sayısal dersler yapamazsın!

okulların genç kuşaklar arasında fırsat eşitliği sağladığına dair inançlarımız eski bir mit olmaktan öteye gidemiyor.
Okulların genç kuşaklar arasında fırsat eşitliği sağladığına dair inançlarımız eski bir mit olmaktan öteye gidemiyor.

Matematik Korkusunu Nasıl Yeneriz!

Peki genlerimize, geçmişimize işlemiş bu korkuyu ortadan kaldırmanın bir yolu var mıdır? Özellikle öğrencilerde matematik korkusunu yenmek büyük oranda sağlanacak destek ve iyi öğretmenlikle yakından ilişkilidir.

  • Çocuğu Cesaretlendirin: Gerek ailenin gerekse öğretmenlerin öğrenciyi hissedebileceği kaygılar konusunda cesaretlendirmesi çok önemlidir.
  • Günlük Hayatla Bağ Kurun: Öğrencinin matematiğin soyut bir işlemler bütünü değil günlük hayatın kendisine ilişkin bir teknik olduğunun gösterilmesi belki de en önemli faktörlerdendir.
  • İşlem değil, problemlerle öğretin: İşlem soruları yerine gerçek hayat sorunların çözümüne odaklanılması; öğrencinin kendisini çözümün bir parçası olarak hissetmesi öğrencinin güvenini yükseltir.
  • Öğrenmeyi sadece notla değerlendirmeyin: Öğrencinin performansının sadece nota indirgenmemesi, küçük başarılarının cesaretlendirilmesi, öğreninceye kadar tekrar yapması da önemlidir.