Neden Köy Okulları Yeniden Açmalıyız?

Eğitim Politikaları
Eğitim Politikaları
1997 yılından bu yana 20 bine yakın köy okulu kapandı, milyonlarca öğrenci okullara taşındı.
Reklam

 

Türkiye’de 1989 yılından bu yana köy okulları kapatılıyor ve milyonlarca köy öğrencisi yıllardır uzaklardaki okullara taşınıyor! Bu taşıma öyle zor koşullarda gerçekleşiyor ki bazı çocuklar daha güneş doğmadan evlerinden çıkarken, bazıları saatlerce kendilerini almaya gelecek arabayı beklerken, bazıları aç, yorgun, ürkek yeni sınıflarına uyum sağlamaya çalışırken ‘eğitilmekten’ vazgeçiyorlar. Üstelik yaşananlardan hiçbirimizin haberi olmuyor!

Yıllar önce bazı özel bölgelerde ya da özel koşullarda uygulanmak için hazırlanan bu planın öğrencilere destek olması planlanmıştı. Özellikle dezavantajlı öğrencilerin köylerden alınıp daha büyük eğitim merkezlerine taşınması, okulda yemek yemeleri, öğrencilerin kaynaşması iyi bir hizmet olacaktı.

Taşımalı Sistem Öğrencilerin Eşit Eğitim Olanağını Ellerinden Alınıyor!

Ancak aradan geçen zamanda taşımalı sistem çocukları daha iyi okullara entegre eden değil, büyük oranda nitelikli ve eşit eğitim olanaklarını ellerinden alan bir uygulama haline geldi.  Her sabah güneşle birlikte yola çıkıp kilometrelerce yol giden çocukların hissettiği yorgunluk, taşıma merkezlerindeki sınıfların kalabalıklaşması, öğrencilerin öğretmenleriyle yeterince yakın bir ilişki kuramamaları, sosyal olarak da kendilerini dışlanmış hissetmeleri en temelde çocukların nitelikli ve eşit eğitim olanağını ellerinden almaya başladı.

Ülke olarak eğitimin sadece belirli bir zümreye değil, çocuklarımızın tümüne ulaşmasını istiyorsak  taşımalı eğitim sistemini kapsamlı şekilde gözden geçirmeli ve köy okullarını yeniden açmalıyız. Neden mi? İşte size  köy okullarının yeniden açılmasının 6 temel gerekçesi:

Çocuklar taşındıkları sınıflarda arkadaş edinemiyor, kendilerini okuldan dışlanmış, yabancı hissediyorlar.
Çocuklar taşındıkları sınıflarda arkadaş edinemiyor, kendilerini okuldan dışlanmış, yabancı hissediyorlar.

Taşınan Çocuk Okula Sosyal Olarak Uyum Sağlayamıyor

Çok küçük yaşlardan itibaren, sabah çok erken saatlerde, her türlü iklimde, her türlü araçla ve olumsuz koşullarda ‘taşınan’ çocuklar, gittikleri okullara uyum sağlayamıyorlar. Bu çocuklar taşındıkları sınıflarda arkadaş edinemiyor, kendilerini okuldan dışlanmış, yabancı hissediyorlar.   Yabancılık duygusu öğretmenleriyle ilişkilerini de etkiliyor. Çocuklar kendilerini rahatça ifade edemiyor, soru soramıyor, konuları tam olarak anlayamıyorlar.

Taşımalı eğitim öyle zor ki çocuklar eğitim hayatlarına devam etmek konusunda da çok isteksiz oluyor, küçük yaşlarda eğitim hayatlarını bitiriyorlar.
Taşımalı eğitim öyle zor ki çocuklar eğitim hayatlarına devam etmek konusunda da çok isteksiz oluyor, küçük yaşlarda eğitim hayatlarını bitiriyorlar.

Taşınan Çocuk Akademik Başarı Gösteremiyor

Köy okulları kapanınca zamanının büyük bölümünü yollarda geçiren, uykusuz, kahvaltısız yollara düşen çocuklar ders çalışmaya, okumaya hatta dinlenmeye zaman bulamıyorlar. Zaten taşımalı eğitim öyle zor ki çocuklar eğitim hayatlarına devam etmek konusunda da çok isteksiz oluyor, küçük yaşlarda eğitim hayatlarını bitiriyorlar.

Kız Çocukları Eğitim Dışı Kalıyor

Taşımalı eğitimin en büyük zararı ise kız çocuklarına.  Pek çok aile, ulaşım şartlarının zorluğu, yolun uzunluğu, çocuğunun okulu ile bağlantısının olmaması gibi nedenlerle kız çocuklarını okullara göndermekten vazgeçiyorlar. Kız çocukları sadece birkaç yıl eğitim hayatından sonra eğitim hayatının dışında kalıyor, meslek edinemiyor, sosyal olarak izole ediliyorlar.

Çoğu zaman bu konforsuz yolculuk için çok yüksek bedelleri ödeniyor, aileler güç durumda kalıyor.
Çoğu zaman bu konforsuz yolculuk için çok yüksek bedelleri ödeniyor, aileler güç durumda kalıyor.

Taşıma işi Büyük Bir Maliyet ve Sorun Haline Geliyor

Öğrencilerin ulaşımının sağlanması ise taşımalı eğitimin en önemli zorluklarından biri. Pek çok köyle başka seçenek olmadığı için çok eski taşıtlarla, köyden köye öğrenci toplayarak kucak kucağa yapılan yolculuk kazalara neden oluyor. Çoğu zaman da bu kötü yolculuk için çok yüksek bedelleri ödeniyor, aileler güç durumda kalıyor.

Köylerin Öğretmensiz Bırakılması Sosyal Bir Kayıp

Öte yandan köy okullarının ve öğretmenlerin köydeki varlığını sadece eğitim olarak düşünemeyiz. Köy öğretmenleri sadece okuma yazma öğretmez, sadece ders anlatmaz, öğrencilerle iletişimini sınıfla sınırlamaz tam tersine köyde etkileşimde bulundukları herkese model olurlar.

Öğretmenler çalıştıkları köylere günceli, hayata dair bilgiye dayanan yeni bakış açılarını getirirler; köyün sosyal yapısını güçlendirirler. Bu nedenle köylerde öğretmenlerin varlığı, sosyal gelişim açısından vazgeçilmezdir.

Boşaltılan Okul Binalarında Milli Servet Harcanıyor!

Kapılarına kilit vurulan okul binaları ise kaderlerine terk edilmiş durumda! Bir zamanlar milyarlarca lira ve büyük umutlarla inşa edilmiş okul binaları, Cumhuriyet ruhunun kırgın hayaletleri olarak bize geçmişi hatırlatmaya devam ediyorlar.

 

Bu makale ilginizi çektiyse ‘Köyleri Kucaklayan Kahraman: Tonguç’ adlı makalemize de göz atabilirsiniz.

Etiketler: , ,

Takipte Kalın!

Facebook sayfamızı beğenin ve yeni yazılarımızdan haberdar olun.

Reklam

Yazar Hakkında

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.

eğitim kolektifi kitaplar
Reklam

En Yeniler

En Popüler

Dosyalar

Reklam
Menü