Tek Çocuk Nesline Doğru!

0
tek çocuk nesline doğru
tek çocuk nesline doğru

Toplumsal normun en az iki sahibi olmak üzerine kurulduğu eski yıllarda tek çocuklu ailelere üzgün gözlerle bakar, ailenin tek çocuklu olmasını ya anne babanın bir rahatsızlığına ya da ebeveynin bencilliğine bağlar, ailenin yalnız çocuğu için derin bir üzüntü duyardık. demek her isteği yerine getirilerek şımartılmış, paylaşmayı bilmeyen, yalnız çocuklar demekti ve bu felaketin tek sorumlusunun ikinci bir çocuk için ısrarcı olmayan aileler olduğuna inanılırdı.

Bizim tek çocuktan korkup kalabalık aileleri verimliliğin ve ekonomik büyümenin işareti saydığımız zamanlarda, uzaklarda bir büyük ülke dünyanın geri kalanının şaşkın bakışları altında ailelere ikinci çocuğu yasaklamıştı. Bugün, pek çoklarına göre Çin’in yakaladığı ekonomik başarının ardında bir zamanlar alınan bu acımasız kararın ve ailelerin özenle yetiştirdikleri tek çocukların oluşturduğu kuşağın büyük etkisi var.

Çin Ekonomik Devrimini İyi Eğitilen Tek Çocuk Kuşağına mı Borçlu?
Çin Ekonomik Devrimini İyi Eğitilen Tek Çocuk Kuşağına mı Borçlu?

Felaket mi yoksa Verimlilik mi?

Eğer tek çocukların gücü bir ülkenin kaderini değiştirmeye bile yetebiliyorsa o zaman haklı olan kim? Tek çocuk bir felaket mi yoksa başarının, verimliliğin habercisi mi?

Artık tek çocukların anti-sosyal ya da sıra dışı olduğunu düşünenler çok eskilerde kaldı. Hem Batı’da hem de bizim ülkemizde tek çocukların sayısı büyük bir hızla artıyor. Hatta bizdeki muhafazakâr politikacıların üç çocuk konusundaki baskıları bile yeni kuşak kentli aileleri tek çocuk tercihinden vazgeçiremiyor.

Peki, aileler neden tek çocuklu çekirdek ailelere yöneliyor? Time dergisinin 2010’daki tek çocuk özel sayısına göre[1] Batı dünyasının tek çocuk tercihinin ardında ekonomik nedenler yatıyor. Amerikan Tarım Bakanlığı’nın verilerine göre bir çocuğa üniversiteye başlama yaşına kadar yapılacak masraf miktarı 280.000 doları buluyor ve son dönemlerde yaşanan her ekonomik krizle düşük gelirli ailelerin tek çocuk eğiliminde bir yükselme yaşanıyor.

Yoksulluk Değil Lüks Belirtisi

Bizdeyse tek çocuk tercihi ekonomik nedenlerden çok, eğitimli ve yüksek gelirli ailelerin yaşam stili tercihleriyle şekillenmiş gibi gözüküyor. Muhafazakârlığın göstergelerinden birinin, çok çocuk sahibi olmak sayıldığı bir kültürde, bazı aileler tek çocuklu yeni tür bir çekirdek yaratıyor.

Büyük bölümü üniversite mezunu olan ve yüksek gelirli işlerde çalışan bu aileler, dar gelirli ailelerin tersine, kendi tüketim alışkanlıklarından, tatillerinden, hobilerinden, vazgeçmeden anne baba olmayı planlıyor.

Bu hayat standardını koruyabilmenin şartlarından birisi de tek çocuk sahibi olmak; çünkü önemli olan sadece para değil, tek çocuk aynı zamanda daha az zaman ve sorumluluk anlamına da geliyor.

tek çocuk nesline doğru
tek çocuk nesline doğru

Tek Çocuk: Proje Çocuk

Ailelerin tek çocuk için bir başka gerekçesiyse çocuklarına yeterince “yatırım” yapmak istemeleri. Pek çok anne baba için çocuk başlı başına bir proje. Çoğunlukla özel okullarda alınan bir , yurtdışı tatilleri, satrançtan, matematiğe her konuda alınması gereken özel dersler, bittiğinde çocuk için “ayarlanması” gereken yüksek maaşlı bir iş, bu projenin olmazsa olmazları arasında.

Tek Çocuk Sahibi Olmak Bilinçli Tercih

Bu yüzden de günümüzün tek çocukları, yalnızlığa, iletişimsizliğe değil, kendilerini bekleyen fırsatlarla dolu bir dünyaya gözlerini açıyor. Tek çocuklar ebeveyninin özeninin, sevgisinin ve enerjisinin büyük bölümünü alarak büyüyor, daha da önemlisi ilk çocuklar gibi bir süre sonra bu ayrıcalıklı konumlarından vazgeçmek zorunda kalmıyor.

Tek çocuk olmanın bir başka avantajıysa ailelerin başka çocuk sahibi olmamaya daha en başından karar vermiş olmasıdır. Yani, tek çocuk sahibi olma kararı çoğu zaman bilinçli bir tercih ve eşlerin anne babalık deneyimini yaşayabileceği tek şansları. Bu nedenle ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişki mümkün olan en iyi koşullarda ilerler. Hiçbir şey şansa bırakılmayacak, anne baba her şeyin en iyisini verdiği, en doğrusunu öğrettiği çocuklarıyla kurdukları ilişkiye de dikkat edecektir.

Tek çocuklu ailelerde gündelik tartışmalar ya da çocuğa yönelik sert bir dil görülmez. Ebeveyn hem çok sevdiği hem de gelecek ilişkilerini de zedelemek istemediği için çocuklarına yaptırımlı, disiplinli bir dil kullanmaz. Aralarında yetişkinlerin arasındaki gibi, saygılı bir ilişki vardır.

Kaynak: Aileye Rağmen Birey Olmak, , GriPenguen Yayınları, Sayfa:148-149

Avidan Milevsky, “Only child ‘syndrome’: how do siblings, or a lack of them, affect your personality?”, The Indepent, June 2015 52. Laura Sandler, “The Only Child: Debunking the Myths,” Time Magazine, July 2010